KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1017 - 2025/1675
- Esas no
- 2023/1017 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/1675
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/04/2023
- Esas-karar no
- 2022/265 E - 2023/306 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 23/01/2026
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalyenin alımı için davalının hesabına 30/03/2021 tarihinde 92.040,00 TL yatırdığını, davacı şirket yetkilisinin ödemeyi yaptıktan sonra ...
Belediye Başkanlığı'nı aradığını ve akülü tekerlekli sandalyelerin gelip gelmediğini sorduğunu, ancak Belediye Başkanlığı çalışanının akülü tekerlekli sandalye alımına ilişkin bir istemlerinin olmadığını bildirdiğini, akülü tekerlekli sandalyelerin davacı şirkete veya ...
Belediye Başkanlığı'na teslim edilmediğini, ilerleyen süreçte müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmalarda akülü tekerlekli sandalyelerin dava dışı ... isimli kişiye teslim edildiğinin öğrenildiğini, davacı şirketin ismi geçen kişiyi tanımadığını belirterek, teslim alınmayan ürün bedeli olarak ödenen 92.040,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli kişinin müvekkili aradığını ve on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalye siparişi verdiğini, bu kapsamda fatura düzenlendiğini, davacı şirketin ürün bedelini davalının hesabına yatırdığını, bedelin yatırılmasından sonra ürünlerin imza karşılığında dava dışı ...'a teslim edildiğini, müvekkilin bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, BA - BS bildirimleri mevcut olup, hukuki ilişkinin ve malın tesliminin karine olarak sübut bulduğu, on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalyenin teslim edilmediğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, davalı tarafça sunulan irsaliyede ürünlerin dava dışı ... isimli kişi tarafından teslim alındığının ve belgenin imzalandığının tespit ediloiği, davacı şirketin dava dışı ... isimli bir çalışanın bulunmadığını iddia ettiği, yapılan araştırmada ve SGK listesinde bu isimde bir çalışanın olmadığının anlaşıldığı, ayrıca şikayet kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan değerlendirme sırasında ismi geçen kişinin davacı şirket çalışanı olduğuna ilişkin bir belirlemenin de yapılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli kişinin müvekkili aradığını ve on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalye siparişi verdiğini, bu kapsamda fatura düzenlendiğini, davacı şirketin ürün bedelini davalının hesabına yatırdığını, bedelin yatırılmasından sonra ürünlerin imza karşılığında dava dışı ...'a teslim edildiğini, müvekkilin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilce gönderilen ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylı olan faturaya sekiz (8) gün içinde itiraz edilmediğini, dava dışı ...'ın davacı şirketi temsilen aradığına ilişkin beyanının davalının hesabına gelen ödeme ile teyit edildiğini,
davacı şirketin ilgili hesaba sorgusuz şekilde ödeme gerçekleştirdiğini, davacı şirketçe Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet neticesinde müvekkil hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacı şirketin basiretli tacir gibi hareket etmediğini, davacı şirketin söz konusu parayı ...
Belediye Başkanlığı'na bağış amacıyla yatırdığını, ancak arayan kişinin Belediye Başkanlığı çalışanı olup olmadığını sorgulamadığını, davacı şirketin Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan soruşturma sırasında on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalyenin alımına ve bedelinin ödenmesine onay verdiğini özellikle ifade ettiğini, ayrıca davacı şirketin ürünlerin kendilerine teslim edilmeyeceğini ikrar ettiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, on beş (15) adet akülü tekerlekli sandalyenin taraflar ile ilgisi bulunmayan bir başka kişiye teslim edildiği dikkate alındığında, ürün bedeli olarak yatırılan tutarın iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle irsaliyede ürünlerin davacı şirket ile ilgisi bulunmadığı SGK kayıtlarından anlaşılan dava dışı ... isimli kişiye imza karşılığında teslim edildiğinin sabit olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1017, K. 2025/1675, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama