KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/383 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/754 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2022
- Esas-karar no
- 2021/856 E 2022/911 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/07/2025
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından keşide edilen eksik unsurlu senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, davalı tarafça davacı aleyhine Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2021/18224 E. Sayılı dosyası ile bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, 120.000,00-TL bedelli 20/12/2018 tanzim tarihli 10/01/2019 vade tarihli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, senedin bir kısmının müvekkili tarafından doldurulduğunu, kalan kısmının gerçeğe aykırı şekilde davalı tarafça doldurularak takibe konulduğunu, senedin teminat senedi olduğunu, senet bedelinin banka havalesiyle ödendiğini,
davalının mükerrer tahsile çalıştığını belirterek icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; senede karşı senetle ispat kuralı gereğince tanık dinlenmesine onayının olmadığını, davacının senetteki imzayı inkar etmediğini, davacının iddia etmiş olduğu 120.000,00-TL'lik ödemenin müvekkilinin davacıdan olan farklı bir alacağına karşılık olarak yapıldığını, ödemenin dava konusu senede yönelik olmadığını, senedin teminat senedi olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli ciro yoluyla hamil olduğunu bildirerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece; davacı yanca, takibin dayanağını oluşturan senedin, teminat senedi olduğu ve ayrıca senedin rakam, miktar ve isim soy isim ile adres kısımları ve imzanın davacıya ait olduğunu, ancak diğer bölümlerin ise daha sonra davalı tarafça anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulup 3.kişilere ciro edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek söz konusu senet ve icra takibi dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; dosya kapsamına sunulan ...
Bankasına ait dekont, savcılık soruşturma dosyası, tanık beyanları, tarafların yazılı ve sözlü beyanları ile diğer tüm delillere göre davacı tarafın senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve senedin teminat için verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, davacı tarafça davalıya bu yönde yemin teklifinde bulunulduğu, davalının 21/11/2022 tarihli duruşmada yeminli beyanı ile; "davacının ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediği, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulmadığı gibi senedin ciro yoluyla üçüncü kişiden alacağına karşılık olarak alındığı ve senedin teminat maksadı ile verilmediğinin" ifade edildiği,
bu haliyle davacı tarafın iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili ; usulüne uygun yemin metnine sadık kalarak yemin ettirilmediğini, banka havalesi ile yapılan ödemenin sabit olduğunu, senet bedelinin kira sözleşmesine ilişkin olduğunu bu durumun taraflar arasındaki whatsap yazışmaları ile sabit olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili ; vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, ayrıca ihtiyati tedbir kararı verildiği İİK 72/4 Maddesi hükmü uyarınca tazminata karar verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hükmün düzeltilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu , bedelinin ödenip ödenmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eksik unsurlu olarak düzenlenen senedin anlaşmaya aykırı dıldurulduğu ve bedelinin ödendiği mükerer tahsilata çalışıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelinin ödendiği iddiasının davacı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine gelince: Davaya konu senedin bedelinin 120.000,00 TL olduğu harcın senet bedeli üzerinden alındığı ve senet bedeli üzerinden vekalet ücretine karar verildiğinin anlaşılmasına göre vekalet ücretinin eksik takdir edildiğine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 72/4. maddesi uyarınca menfi tespit davasının reddine karar verilmesi halinde borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için tazminata mahkum eder. Menfi tespit davasının reddine karar verildiğinde, borçlunun tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerekmektedir (KURU, Baki; İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s. 376-377).
Somut olayda, davada ihtiyati tedbir nedeniyle alacaklının alacağına geç kavuştuğu anlaşıldığından, İİK'nın 72/4 maddesi gereğince davalının tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı lehine kaldırılarak düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf itirazının tazminat istemine yönelik kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/383, K. 2025/754, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama