KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Hakkında Karar Verilmesi)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/45
- Karar No
- 2025/349
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2022
- Esas no
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 02/05/2025
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/18235 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkiline teslim ettiği herhangi bir emtianın bulunmadığını, müvekkiline gönderildiği ifade edilen e-irsaliyelerin müvekkiline ulaşmadığı gibi bir onay verilmesinin de söz konusu olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi kapsamında faturaya itiraz edilmemesi fatura içeriğinin kabulü anlamına gelecekse de içeriğin teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki fatura düzenlenmesi sözleşmenin kurulması ile değil ifasıyla ilgili olduğundan öncelikli olarak akdi ilişkinin ispatlanması gerektiğini,
müvekkili ile davacı şirket arasında kurulmuş akdi ilişki bulunmadığından fatura içeriğine değer verilmesinin ve içeriğin kabul edilmesinin hukuken korunabilir değeri olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf ticari defterleri ve BA-BS formları incelendiğinde, takibe konu edilen 6 adet faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi itibariyle 149.277,20 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine takibe konu faturaları kayıt etmesi nedeniyle fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, aksine ilişkin davalı tarafça herhangi bir delilin sunulmadığı, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair davacı tarafça delil sunulmadığı dikkate alındığında davacı yanın işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı,
alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu ve İİK'unun 67.maddesinde düzenlenen yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak davacının icra inkar tazminatı isteminin yerinde olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Takip dayanağı faturaların elektronik ortamda oluşturulduğu ve teslim alan kişi isim ve imzasının bulunmadığı, sistem tarafından otomatik olarak oluşturulmuş belgeler nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, faturaya değer verilmesi için öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle takipte talep edilen işleyecek faiz oranının avans faizi olduğu, ancak 31/12/2021 tarihinden itibaren bu oranın gerilediği hususunun gözden kaçırılarak değişen oranların mahkemece dikkate alınmamasının hatalı olduğu, alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, işlemiş faizin reddine karar verildiği gözetilerek icra inkar tazminatına dair kalemin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece TTK 1530. maddesi nazara alınmaksızın işlemiş faiz talebinin reddi kararının doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflara ait ticari defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olmasına, takipten önce davalı yanın temerrüde düşürüldüğü hususunun davacı yanca ispat edilememiş olmasına, alacağın likit olmasına göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı vekilinin mahkemece takip tarihinden itibaren işleyecek faize yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, takip talebinde davalı yanca yıllık (%16,75) oranında faiz talep edildiği anlaşılmış olup, davalının işleyecek faize yönelik itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/45, K. 2025/349, 3 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama