KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1209 - 2024/1796
- Esas no
- 2024/1209 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1796
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/01/2023
- Esas-karar no
- 2022/848 E - 2023/120 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin elektrik piyasasında lisanssız elektrik üretim yönetmeliği kapsamında üretim yapan üretim tesisine sahip olup ürettiği ihtiyaç fazlası elektriği üretim tesisi bölgesinde davalının tedarik şirketi tarafından Yekdem kapsamında değerlendirilmek üzere satın aldığını, 16.05.2022 tarihli GIB2022000000006 nolu 384.818,46TL bedelli lisanssız elektrik üretiminden kaynaklı ihtiyaç fazlası enerji bedeli faturasını davalının ödememesi üzerine Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4906 esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını,
davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, faize, tüm fer'ilerine ilişkin haksız itirazının şimdilik 50.000,00 TL kısmı için iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından takip konusu asıl alacak ve fer'isi niteliğindeki faizin ödendiğini, borcun bakiyesinin davacı tarafça belirlenen dava değeri ve sonuç istem kısmında talep edilen miktar kadar olmadığını, davacının dava konusu mal alımına ilişkin sözleşme kapsamında doğmuş alacağını 30.03.2010 tarihli temlikname ile dava dışı bankaya temlik ettiğini, davacı tarafından temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacı şirketin, davalıdan olan alacağını, dava dışı bankaya temlik ettiği ve temlik alacaklısının alacağının halen devam ettiği, bu durumda, davacının temlik sebebiyle alacaklı sıfatının kalmadığı, alacaklı sıfatı bulunmayan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, dava açma sıfatının bulunduğu, davanın kabulü gerektiği, 22. Hukuk Dairesince 2023/751 E 2024/60 K sayılı kararda kararın kaldırıldığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık aktif husumet noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe kısmen itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı ile dava dışı banka arasında yapılan temlik sözleşmesinin incelenmesinde; temlik edenin davacı şirket, temlik alanın ... Bankası A.Ş. ... Şubesi olduğu, temlik sözleşmesinin muhatabının davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. olduğu, temlik alan banka tarafından temlik veren davacı şirketin üretimini yaptığı elektrik nedeniyle muhatap nezdinde doğmuş ve doğacak her türlü hak, alacaklarının belirtilen kısmının devir alan (Bankaya) temlik edildiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 4.1.maddesinde; "Devir eden işbu temlikname'nin kendisinin bankaya karşı bir geri ödeme olarak sayılmadığını, işbu temlikname tahtında alacaklarının devri (temliki) sonucu bankaca tahsilat yapıldığı ve borca mahsup edildiği oranda bankaya olan borcunun sona ereceğini, borca mahsup edilmemesi halinde tüm borçlara olan sorumluluğunun aynen devam ettiğini, bu alacak devrinin (temlikinin) borcunun tamamı üzerinden Devir Alan'ın takip hakkını etkilemeyeceğini kabul ve beyan eder.";
4.2."Devir Eden, devir (temlik) ettiği alacakların ilgili ödeme yerinden talep, tahsil ve ahzu kabza devralan (temellük eden) ... A.Ş.'nin ve özellikle de ...
Ticari Şubesinin yetkili olduğunu, işbu temlikname tahtında devir alınan alacaklar ilgili olarak yapılan ödemeleri izleyebilmesi için gerekli her türlü bilgi, belge, hesap ve kayıtları takip etmeye ve incelemeye yetkili olduğunu, ancak yapılan ödemelerin yeterliliği konusunda araştırma yapmaya mecbur olmadığını, devir (temlik) edilen alacaklarla ilgili işlemlerin yürütülmesinden de sorumlu olmayacağını, devir (temlik) edilen alacağın tahsilini sağlamak için herhangi bir işlem yapmak,
kanuni takibe geçmek gibi mecburiyetlerinin bulunmadığı ve vaki olabilecek her türlü gecikmelerden sorumlu tutulmayacağını kabul ve beyan eder." şeklindeki hükümler ve davadan önce ana paranın ödendiği gözetildiğinde davacının temlike konu alacakların tahsilinde yetkisi bulunduğu, bu nedenle aktif husumeti olduğu anlaşılmaktadır.
Öyle ise mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi için davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1209, K. 2024/1796, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama