KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1000 - 2025/1217
- Esas no
- 2025/1000 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/1217
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2025
- Esas-karar no
- 2024/841 E
- Talep konusu
- İhtiyati tedbire itiraz
- Yazıldığı tarih
- 21/11/2025
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; dava konusu çekin sahte ve bedelsiz olduğunu, keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, davalı ...'nun 10.000.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 13/11/2024 tarihinde 500.000,00 TL için mahkemeden ihtiyati haciz kararı alarak icra dosyasında ihtiyati haciz kararını infaz ettiğini, talep üzerine teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırıldığını, davalının senedin bakiyesi üzerinden tekrar ihtiyati haciz kararı alma ihtimalinin bulunduğunu belirterek teminatsız olmadığı taktirde teminat karşılığında çekin ihtiyati hacze ve takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe konu edilmesi halinde teminatsız olmadığı taktirde %15 teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece. Dairemizin 2025/128 Esas, 2025/217 Karar sayılı ve 28/02/2025 tarihli kabul kaldırma kararı doğrultusunda ihtiyati tedbire itiraz üzerine taraflar davet edilerek dinlendikten sonra. 17/12/2024 tarihli ara karar ile dosya kapsamı, dava konusu miktar ve HMK'nun 392.
Maddesi hükmü gereği davacının talebinin kısmen kabulü ile dava konusu miktarın %15'i oranında teminat yatırılması halinde istemin kısmen kabulüne ve dava konusu çekin takibe konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, mahkemelerince verilen 17/12/2024 tarihli ara kararın istinaf incelemesi sonucunda 2004 s. İcra ve İflas Kanunu md. 265 uyarınca itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, davacı tedbir isteyen vekilinin, tedbirin öncelikle teminatsız, aksi halde ise daha düşük miktarda teminat karşılığında verilmesi talebinin, dosya kapsamı, dava konusu miktar ve HMK'nun 392.
Maddesi hükmü nazara alınarak, dava konusu miktarın %10'u oranında teminat yatırılması halinde, istemin kabulü ile dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde itirazın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; mahkemece verilen 14/052025 tarihli ara kararın yerinde olmadığını, gerekçeli kararın içeriği ile kısa karar arasında çelişki bulunduğunu, sahtelik iddiasına ilişkin kuvvetli deliller dikkate alınarak ara kararların kaldırılarak dava konusu çekin haciz ve takibe konu edilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Mahkemenin 14/05/2025 tarihli ara kararının usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbire ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2.fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Bu itibarla, denetime elverişli usulün aradığı nitelikleri haiz bir kararın bulunması istinaf incelemesinin yapılabilmesinin ön şartı olup bu nitelikte olmayan bir kararla ilgili olarak istinaf denetim ve yargılaması yapılarak bir hüküm verilemeyecektir.
Mahkemece verilen gerekçeli kararda; istemin kabulü ile dava konusu çekin ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesine karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında ve kısa kararda icra takibine konulmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına hükmedilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemece yapılacak iş yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalar ışığında dosya kapsamı dikkate alınarak tarafların her bir talebine yönelik olarak yine taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde HMK'nin 297.maddesine uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
Ayrıca davacı dava dilekçesinde sahte imza ve sahte kaşe kullanmak suretiyle haksız menfaat elde etmeye çalışan kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu senetteki imzanın taklit edilerek atılan sahte imza olduğunun dosyaya sunulan uzman teknik mütalaa raporu ile tespit edildiğini bildirerek icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK nin "Yazı veya imza inkârının sonucu" başlıklı 209.maddesi;
"(1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece talepten başkaya hüküm verilemeyeceği(HMK 26.m) gibi, her talep hakkında da karar verilmesi gereklidir(HMK 297).
Dosya kapsamından davacı tarafın 05/11/2024 tarihinde savcılığa şikayette bulunduğu, imza incelemesi için uzmandan alınan 15/11/2024 tarihli raporda 30/10/2024 keşide tarihli 10.000.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı ... İnş. Makine San. Ve Tic. Ltd. Şti olan, ''... İnşaat Tah. San. Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlenmiş olan çekte yapılan incelemede çekin keşideci imzasının davacı şirketin yetkili temsilcisi eli ürünü olmadığına dair görüş sunulduğu anlaşılmıştır.
Tedbir talep edenin sahtecilik iddiasına dayalı olarak HMK 209.madde kapsamında tedbir talep ettiğinin anlaşılmasına göre ve yukarıda gösterilen yasal düzenleme uyarınca oluşturulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup davacı yanın istinaf başvurusu bu nedenlerle kabul edilerek, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1000, K. 2025/1217, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama