KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/313 - 2025/632
- Esas no
- 2025/313 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/632
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2025
- Esas-karar no
- 2025/13 D.İŞ - 2025/13 K
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazıldığı tarih
- 03/06/2025
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili ; müvekkilinin fotovoltaik güneş panel ürettiğini, karşı taraf ... Ticaret Limited Şirketi'nden ribbon aldığını, karşı tarafın Güney ... Cumhuriyetinde mukim ... Limited şirketinin Türkiye'deki yetkili temsilcisi olduğunu, karşı tarafın ödemeleri hep ... ... için aldığını, ...
Türkiye'nin tek seferlik ve geçici bir durum olduğunu belirterek müvekkili şirketten B247059-09 Nolu proforma için 26.07.2024 tarihinde USD 117.418,33 ödemeyi önden avans olarak yapmasını talep ettiğini, ödemenin yapıldığını, ödemenin ... ...'nin hesabına yapıldığını, ... ... yapılan ödemenin nedenini sormadığını veya iade etme girişiminde bulunmadığını, karşı tarafın ödeme karşılığı malzemeleri teslim etmediğini, müvekkili şirketin çok kez ... ...'yi ve ...
Türkiye'den para iadesi talebinde bulunduğunu, 30.12.2024 tarihinde ihtar çektiğini, karşı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir alacağının olmadığını belirttiğini, ödemelerin yapılacağı hesabı karşı tarafın belirttiğini, işlem ... Türkiye'nin işlemi olduğunu ve ...
Türkiye TTK madde 103 vd. gereği ... ...'nin Türkiye Cumhuriyeti'ndeki acentesi sayıldığını, ... ...'nin taraf olarak gösterilmediğinin ancak hükmün bu şirket yönünden de icra edilebilir olacağını, TTK 103.maddesi gereği ... ...'ye açılacak olan davalarda ... Türkiye'nin taraf olacağını bu sebeple ... ...'nin eldeki talepte taraf olarak eklenmediğini, belirterek ... ... ve ...
Türkiye için ayrı ayrı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ayrı ayrı taşınmazlarına davalıdır şerhi konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralı geçerli olup alacaklıdan kesin ispat delillerin istenmesi gerekli değil ise de talep dilekçesi ile sunulan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlar mahiyette olmadığı gibi sözleşmesel ilişkide tarafların edimlerinin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, karşı taraf ...
Ticaret Limited Şirketi'nin taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin sunulan delillerin yeterli olmadığı anlaşılmakla İİK 257 maddesinde öngörülen koşulları taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine , İhtiyati tedbir talebi yönünden yapılan değerlendirmede.
HMK 389 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulları taşımayan ihtiyati tedbir talebinin ve dava konusu olmayan taşınmazlar hakkında davalıdır şerhi verilmesi talebinin reddine karar verilmiş, değişik iş kararına karşılık talepçi vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekili; dava dışı üçüncü kişiye, ... ... ve ... Türkiye'nin ticari işletmelerini kapatılacağına dair belge gönderildiğini, bununla birlikte alacağını tahsil edemeyen başka üçüncü kişilerin olduğunu, terk bildirimine rağmen herhangi bir ticaret sicil bildirimine veya "tasfiye halindedir" şeklinde ticari ünvanına bir ek almadığını, ticari usulsüz terk ve sair suçlardan şirket yetkilileri aleyhine Cumhuriyet Savcılığı makamına başvuruda bulunulacağını, bu sırada müvekkilinin hak kaybına uğramaması için ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; dava konusu olayda ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, hukuki niteliği itibari ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Uyuşmazlıkta hem ihtiyati tedbir hemde ihtiyati haciz talep edilmiş olup, her iki talep yönünden de ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'da 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.
Bir başka geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257.maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu hallerde, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı zamanda şahsen mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları ancak bu miktar için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler.
Yük alacaklıları hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik olunur'' hükmü düzenlenmiştir.
İİK'nun 258.maddesinde ise, ihtiyati hacizde yetki ve kanun yolu düzenlemiştir. Anılan maddeye göre, “ihtiyati hacze 50.maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
Gerek ihtiyati tedbirde gerekse ihtiyati hacizde karar verilebilmesi için kesin ispat koşulu aranmamış, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.
Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3 maddesinde ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesine yer vermiştir.
İhtiyati hacizle ilgili düzenlemelerde de ''Yaklaşık İspat'' kavramı kullanılmış değildir. Bununla birlikte 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1 ikinci cümlesinde ''...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' ifadesi ile yaklaşık ispat kavramının bir başka ifade şekline yer verilmiştir.
Öncelikle ihtiyati haciz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile geçici hukuki koruma talep eden alacaklı avans ödemesi karşılığında mal teslim edilmediği iddiasıyla ödemenin iadesini istediği anlaşılmıştır.
Talepçi alacaklının belirttiği alacağa hak kazanıp kazanmadığı, yapılan ödemenin bedelsiz kaldığı iadesinin gerekip gerekmediği, açılacak dava sonucu yargılama sırasında alacağın miktarı tespit edilecek ve muaccel olup olmadığı değerlendirilecektir.
Bu aşamada İİK'nun 258.maddesinde öngörüldüğü üzere yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil ve belgelere dayalı olarak, ihtiyati haciz istemine dayanak alacağın varlığı muaccel olması ve miktarı ispat edilemediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
İhtiyati tedbir yönünden yapılan değerlendirmede ise, dava konusunun alacak istemi olduğu, ihtiyati tedbir yoluyla alacaklının karşı tarafın taşınmazları üzerine davalıdır şerhi konulması yönünde talepte bulunulduğu, HMK'nun 389.maddesi gereğince ancak uyuşmazlık konusu hakkında karar verileceği, davanın konusu içerisinde taşınmazlar yönünden herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlık konusu olmayan bir husus hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gözetilerek, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde de usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle her iki talep yönünden ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/313, K. 2025/632, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama