KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/930 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/972
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2024
- Esas no
- 2024/242 E 2024/279 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 08/10/2025
Karar Metni
887 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki temel ilişkinin müvekkilinin davalıya 2016 yılında borç para vermesinden kaynaklanlandığını, müvekkilin davalıya borç para vermesi karşılığında lehtarının davacı, keşidecisinin ise davalı olduğu toplamda 68.806,00 TL bedelli 27 adet bono düzenlendiğini, ayrıca mezkur 27 senet haricinde davacıya borcu karşılığında keşidecisinin kendisi, lehtarının davacı olduğu 13.09.2017 tanzim tarihli, 30.09.2017 vade tarihli, 37.300,00 TL bedelli bononun da düzenlendiğini, ancak sıralı senetlerin ödenmemesi nedeniyle alacağın tamamının muaccel olduğunu ve müvekkili tarafından alacağın tahsili için takip yapıldığını,
müvekkilinin cebri icra aracılığıyla alacağına uzun yıllar sonra kavuşabildiğini, ancak müvekkilinin asıl alacağının yasal faizi ile birlikte toplam miktarında 2016-2017 yıllarında bir konut, araba vs alabilecekken günümüzde bu durumunun imkansız olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın 14.09.2022 tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Dosya üzerinden karar verildiğinden davalı yana tebligat yapılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca davalının keşide edip verdiği senetler nedeniyle zamanında alacağını tahsil edememesi nedeniyle oluşan munzam (aşkın) zarar talebi ile iş bu alacak davasını açtığı, bu kapsamda davacının alacağını geç tahsil ettiğinden davalının borcuna karşılık ihale edilen taşınmazına ilişkin satış- ihalesinin iptal edilmesi ile zarara uğradığını beyan ettiği, taraflar arasında her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmış olsa da taraflar arasında temel ilişki nedeniyle munzam zarardan kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın senetten kaynaklanmadığı,
senet bedellerinin geç tahsilinden dolayı TBK’ nın 122. maddesinde düzenlenen aşkın zarar alacaktan kaynaklandığı, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Munzam zarara dair davanın temel ilişkiye bakmakla görevli mahkeme tarafından görülmesi gerektiği, somut olayda taraflar arasında borç para alışverişi olduğu, ancak bu ilişkinin kambiyo senedine bağlandığı, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık görevli mahkeme noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki borç para verme ilişkisi kapsamında düzenlenen senetlerin geç tahsil edilmesi nedeniyle aşkın zarara uğragığından bahisle açılan alacak davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davadaki uyuşmazlığın, kambiyo senedinden (bono) dolayı munzam zarar talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-ı. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır.
26.06.2012 tarihinde 6335 Sayılı Kanunun 2.maddesiyle değişen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasına göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu hükme bağlanmış olup görev kamu düzenine ilişkindir.
Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanunu'nun da düzenlenmiş olup, Türk Ticaret Kanunundan kaynaklanan davalarda tarafların tacir olup olmadığının önemi bulunmamakta olup, tamamı Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında kalmaktadır. Dosya kapsamına göre, özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı, asıl davaya bakmakla görevli mahkemenin kambiyo senedinden kaynaklı munzam zarar talepleri konusunda görevli olduğu (Aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01/12/2015 Tarih, 2015/11664 Esas, 2015/19246 Sayılı kararı), taraflar arasındaki ihtilâfın kaynağının kambiyo senetlerinden olan bono olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, işin esasına girilerek delilleri toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece dava dilekçesinin davanın usulden reddine dair verilen kararın HMK.353/1-a-3.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/930, K. 2025/972, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama