KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/985 - 2026/529
- Esas no
- 2025/985 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/529
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/04/2025
- Esas-karar no
- 2025/147 E - 2025/281 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/05/2026
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili,taraflar arasında devam eden ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde 16.05.2022 tarih 348.277,06 TL'lik GIB2022000000005 nolu faturayı tahsil edememeleri nedeniyle Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4921 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, icra takibinin dosya kapak hesabından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra kalan bakiye tutar yönünden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından takip konusu asıl alacak ve fer'isi niteliğindeki faizi davacıya ödediklerini, davacı tarafından temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve Dairemizin kabul kadırma kararı doğrultusunda; davacının, lisanssız elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş olup ayrıca takipten sonra ve davadan önce ödeme yapıldığı,
davacının takibin fer'ileri yönünden devamına karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 esas 2022/1077 karar sayılı örnek ilamında da görüleceği üzere asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmemiş olup, alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,
ancak bu talepler hakkında hesap yaptırılmayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerektiği, ayrıca faiz yönünden de Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 25. maddesinin 3. bendi gereği görevli tedarik şirketinin ödemede temerrüde düşmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammının iki katı oranında uygulanacağı ve bu oranın aylık %1,6 şeklinde düzenlendiği,
davacı vekilince takip talebinde yıllık bazda bu gecikme zammından daha az oranda gecikme faizi talep edildiği, bu nedenle gecikme faizi talebinin ve faiz oranın da yerinde olduğu, icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/4921 E Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın alacağın ferileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın ferileri ve icra giderleri yönünden
devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından kötü niyetli olarak arabuluculuk sürecinin başlamasından sonra fatura ödemesini yaptığı gözetildiğinde tamamen kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinin aşikar olduğunu, vekalet ücretinin nispi hükmedilmesi gerektiğini bildirerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili ise; davanın aktif husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının asıl alacak ve ferilerine yönelik olarak herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin takibin feri'lerine ve icra giderleri yönünden devam etmesine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tüm alacağını ...
Şubesine temlik ettiğini, temlik sözleşmesi gereği davacı şirket ile müvekkil arasında yürütülen ticari ilişkilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacaklarının temlik tutarı tamamlanıncaya kadar eksiksiz olarak bildirilen iban numaralarına yapılmasının istendiğini, yerel mahkemece asıl alacak bakımından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş olsa da alacağın feri'leri ve icra giderleri yönünden verilmiş olan kabul kararının hatalı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık dava ve takibe konu alacağın kapsam ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe kısmen itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/985, K. 2026/529, 20 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama