KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2025
- Esas no
- 2020/1688
- Karar no
- 2025/1185
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 06/07/2020
- Esas-karar numarası
- 2017/366E., 2020/322K.
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, davacı tarafından dava dışı ...Petrol Ürünleri İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.' ye ait akaryakıt istasyonu için "akaryakıt istasyonu paket sigorta poliçesi " düzenlendiğini, sigortalı işyerine davalı tarafından getirilen akaryakıtın yanlış depoya boşaltılması sonrası depoda daha önce bulunan yakıt ile boşaltılan akaryakıtın karışması sonucu zarar oluştuğunu, oluşan zararı kendi sigortalılarına ödediklerini, ödedikleri miktarı zarara neden olan davalı şirketten rücuen tahsil edebilmek amacıyla başlattıkları icra takibinin itiraz üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu alacağın dayanağı olan zarar ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, akaryakıtın sigortalı iş yerinin depolarına boşaltılması konusunda müvekkili şirketin çalışanı olan şoförün kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu bilirtip, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...söz konusu zararın oluşumuna neden olan yakıt boşaltım işleminin boşaltım konusunda sigortalı tarafından boşaltım işlemi için gerekli ve zorunlu otomasyon sistemini işletmiş olması durumunda tankerden depolara yanlış boşaltım yapılmasının mümkün olamayacağı, boşaltım işlemleri ile yetkili ve görevli kişinin sigortalı çalışan ve yetkilisi olduğu, bu durumda ortaya çıkan olumsuz durumun sigortalı şirketin çalışanı ve yetkililerinin sorumluluğunda olduğu, davalı şirket yetkili veya şoförünün zarar doğuran iş ve eylemde kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacı şirketin TTK'nun ilgili halafiyet hükümlerinden doğan bir rücu hakkının yasal koşullarının oluşmadığı kabul edilip, davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Karara esas alınan bilirkişi raporunun dosya içeriğine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalıya ait akaryakıt tankerinin yanlış boşaltım nedeniyle araçlarında hasar meydana geldiğini, dava dışı sigortalı şirketce tüm prosedürünün yerine getirilmediğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın kabulünün gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. Maddesine getirilen değişikliğe göre maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olup kararın kaldırılması gerektiğini beyan ederek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tutarının rücuen tahsili için başlatılan icra takibene vaki itirazın iptali istemine ilişkindir..
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1688, K. 2025/1185, 12 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama