KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas no
- 2020/1718
- Karar no
- 2025/1144
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2017
- Esas-karar numarası
- 2015/1083E., 2017/402K.
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 12/12/2025
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife belirtilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle dava konusu miktarın % 20' si oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının ...ne ortak olduğunun anlaşıldığını, işbu davada davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ceza soruşturmasında kooperatif tarafından davacının borcu olmadığının da bildirildiğini ileri sürerek öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, alınan adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi başkanlığının rapor içeriği dikkate alındığında, alınan adli tıp raporunun davacının iddialarını doğrular nitelikte olduğu, dava konusu edilen kredi borç senetlerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, davacının imzalamadığı senetlerden dolayı sorumlu olamayacağından, davacının davasının kabulüne, davacının dava konusu edilen kredi borç senetlerinden dolayı davalı 1422 sayılı ...' ne borçlu olmadığının tespitine, İİK.' nun 72/5 maddesi uyarınca başlatılmış bir icra takibinin söz konusu olmadığı,
verilen herhangi bir tedbir kararının da söz konusu olmadığı, davacının haklılığının yapılan yargılama sonucunda belirlenmiş olması nedeni ile, davacının tazminat talebinin reddine, davanın kabulüne karar verilmekle, davalının tazminat talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin lehlerine vekalet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek vekalet ücreti tesis edilen yeni bir hüküm kurulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: imza incelemesine yapılan itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu yöndeki itirazlarının da değerlendirmeye alınmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, davaya konu edilen senetlerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
I- Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
II- Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden
HMK'nın 326/1. maddesi, "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmünü içermektedir. Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan vekalet ücreti de yargılama gideri olup karşı taraf aleyhine hükmedilmelidir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçesiz olarak vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne , HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1718, K. 2025/1144, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama