KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1367 - 2026/462
- Esas no
- 2021/1367
- Karar no
- 2026/462
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04.11.2020
- Esas-karar numarası
- 2020/383 E., 2020/682 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 26.02.2026
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin tüm ülke çapında değişik illerde üçüncü kişi ve kuruluşlara özel güvenlik hizmeti veren uluslararası bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı arasında özel güvenlik hizmeti alımı yönünde 01.03.2013 tarihli özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, akabinde de her yıl düzenli olarak sözleşmenin uzatılmasına dair taraflar arasında protokol yapıldığını ve imza altına alındığını, taraflar arasındaki ihtilafa konu 5 fatura için 22.751,44 TL'lik faturaların düzenlenme tarihleri 31.03.2020 - 29.02.2020 -31.01.2020 - 30.12.201 - 29.11.2019 olup herhangi bir zamanaşımı süresinin mevcut olmadığını,
müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının fatura alacaklarını ödemediğini iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin ikametgahı Antalya olduğundan huzurdaki dava açısından yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 31.12.2019 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple sözleşme ilişkisinin sona erdiği dönemden sonraki faturaların sadece bu sebepten dahi reddinin gerektiğini, bu dönem içerisinde müvekkili tarafından davacıdan alınan bir hizmet de bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili tarafından 2019 yılına ilişkin faturalardaki hizmetlerin de alınmamış olması nedeniyle davacının davaya ilişkin iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını savunara, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılamada davacı tarafından davalıya karşı aralarında imzalanan 01/03/2013 tarihli sözleşme uyarınca sunulan Özel Güvenlik Hizmeti sebebiyle düzenlenen faturalara dayalı olarak takip başlatılmış olmakla davalı tarafından öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin 31/12/2019 tarihinde sona erdiği ayrıca takibe dayanak faturalardaki hizmetin Covid-19 sebebiyle alınamadığı gerekçesi ile ödenmediği belirtilmekle taraflar arasındaki sözleşmenin taraflarca sözleşmenin bitiminden 30 gün öncesine kadar feshedilmediği takdirde bir yıl uzayacağı düzenlenmiş olmakla taraflarca herhangi bir fesih
bildirimi dosyaya sunulmadığından sözleşmenin halen ayakta olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından düzenlenen faturaların Kasım-Aralık 2019, Ocak-Şubat-Mart 2020 tarihlerine ilişkin olduğu, davalı tarafından düzenlenen faturalara itiraz edilmediği, fatura tarihleri itibari ile ülkemizde Covid-19 sebebiyle faaliyetlerin durdurulması, işyerlerinin kapatılmasına ilişkin resmi makamlarca alınmış ve ilan edilmiş herhangi bir kararın bulunmadığı, davalı işyerinin kendi iradesi ile kapalı tutulmasının sözleşmenin geçerliliğine ve dolayısı ile davacının alacak hakkına etkili olmayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin ve ek protokollerinin 31.12.2019 tarihinde sona erdiğini, dava konusu faturaların bir kısmının sözleşme ilişkisinin sona erdiği döneme ilişkin olduğunu, yürürlükte olmayan sözleşmedeki yetki şartına dayanılarak Ankara mahkemelerinin yetkili kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin yerleşim yeri Antalya olduğundan yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,
mahkemece dava konusu fatura tarihlerinde davacının fiilen güvenlik hizmeti verip vermediğinin araştırılmadığını, Covid-19 salgınının ortaya çıkışı ve turizm sektörüne etkileri nedeniyle müvekkilinin çalışma düzenini değiştirmek, uzaktan çalışmaya geçmek, personel azaltmak ve toplu işten çıkarma ile kısa çalışma uygulamalarına başvurmak zorunda kaldığını, işyerinin fiilen boş olduğu bir dönemde güvenlik hizmeti verildiğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu faturaları kabul etmediğine dair ihtarnamelerin dosyada mevcut olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarına dayalı alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1367, K. 2026/462, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama