KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2021/1517
- Karar no
- 2026/639
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17.12.2020
- Esas-karar numarası
- 2018/922 E., 2020/678 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 26.03.2026
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Kooperatif muhasebecisinin yaptığı incelemeler sırasında, davalının kooperatifle alakası olmayan makbuzlar karşılığında 30 aylık süreçte 6.000 TL almış olduğunu tespit ettiğini, adına belge düzenlenen S.S. ... Arsa ve KYK'nin gayri faal ve müflis bir kooperatif olduğunu, bu suretle müvekkilinin zarara sokulduğunu, davalının haksız yere almış olduğu 6.000 TL istenilmesine rağmen iade edilmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/35946 sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek, takibe yapılan itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davanın hukuka aykırı olduğunu, kooperatifin şahsıyla ilgisi bulunmayan bir konuda dava açtığını, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeliği yaptığını, başka kooperatiften aldığı huzur hakkını davacıya iade etmesinin istendiğini, kendisine 6.000 TL ücret ödenmesine rağmen 7.683,32 TL istendiğini, kooperatiften para çekme yetkisinin bulunmadığını, kooperatifin hesabından çekilen paraları yönetici ya da denetçilerin bileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi denetim kurulu üyeliğine ilişkin huzur hakkı ödemelerinin davacı kooperatif kasasından yapıldığı, uyuşmazlığın bu sebeple doğduğu ve paranın iadesinin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafından iki kooperatifin ortak şekilde yürütüldüğü savunulmuş ve müflis S.S. ...
Konut Yapı Kooperatifinin bazı borçlarının davacı kooperatif tarafından ödendiği, bu şekilde bir uygulama olduğu savunulmuş ise de, iki kooperatifin ayrı ayrı faal oldukları, ortaklarının tamamının aynı olmadığı, hesaplarının ayrı şekilde tutulduğu, genel kurullarda iki kooperatifin birleşmesine yönelik ve ortak hesap yürütülmesine dair herhangi bir karar alınmadığı gözetilerek,
davalının huzur haklarının ödenmesi için davacı kasasından ödenen miktarların iadesi gerektiği anlaşıldığından kooperatifler hukukunu ilgilendiren uyuşmazlık bakımından mahkememiz görevli olduğundan esasa dair değerlendirme yapılarak davanın kabulü ile davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden birikmiş faiz isteminin reddine, alacak miktarı hesaplamayı gerektirmediğinden ve kooperatif kayıtları ile sabit olduğundan davacının icra inkar tazminatının kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını ve huzur hakkı ödemesinin bu göreve bağlı yasal bir hak olduğunu, davacı ile dava dışı kooperatifin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, bu nedenle huzur hakkı ödemesine ilişkin talepte davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkiline yapılan ödemelerin dava dışı kooperatif tarafından gerçekleştirildiğini ve davacının iade yükümlülüğünün bulunmadığını, talep edilen alacağın müvekkilinin görev süresini aşan dönemi de kapsadığını ve bu yönüyle de hatalı hesaplama yapıldığını,
davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu ve müvekkilin davacıdan herhangi bir ödeme almadığını, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu ve ilgili icra ve iflas dosyalarındaki delillerin incelenmeden hüküm kurulduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatifin denetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıya usulsüz olarak yapıldığı iddia edilen ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1517, K. 2026/639, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama