KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2021/1520
- Karar no
- 2026/640
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17.12.2020
- Esas-karar numarası
- 2018/920 E., 2020/677 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 26.03.2026
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Kooperatif muhasebecisinin yaptığı incelemeler sırasında, davalının kooperatifle alakâsı olmayan makbuzlar karşılığında 36 aylık süreçte 30.810,24 TL almış olduğunu tespit ettiğini, adına belge düzenlenen S.S. ... Arsa ve KYK'nin gayri faal ve müflis bir kooperatif olduğunu, bu suretle müvekkilinin zarara sokulduğunu, davalının haksız yere almış olduğu 30.810,24 TL istenilmesine rağmen iade etmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22617 sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek, takibe yapılan itirazın iptali ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının ortağı olduğunu ve kooperatifin şahsıyla ilgisi bulunmayan bir konuda dava açtığını, kooperatifte yöneticilik yapmadığını, davacının sürekli borç para verdiği S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeliği yaptığını, başka kooperatiften aldığı huzur hakkını davacıya iade etmesinin istendiğini, 2004 yılından bu yana S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin giderlerinin ... tarafından karşılandığını, görev süresi sona erdiği tarih olan Haziran 2015'ten sonra herhangi bir ücret almadığını, 30 aylık süreçte kendisine 22.500 TL ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyeliğine ilişkin huzur hakkı ödemelerinin davacı kooperatif kasasından yapıldığı, uyuşmazlığın bu sebeple doğduğu ve paranın iadesinin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafından iki kooperatifin ortak şekilde yürütüldüğü savunulmuş ve müflis S.S. ...
Konut Yapı Kooperatifinin bazı borçlarının davacı kooperatif tarafından ödendiği, bu şekilde bir uygulama olduğu savunulmuş ise de, iki kooperatifin ayrı ayrı faal oldukları, ortaklarının tamamının aynı olmadığı, hesaplarının ayrı şekilde tutulduğu, genel kurullarda iki kooperatifin birleşmesine yönelik ve ortak hesap yürütülmesine dair herhangi bir karar alınmadığı gözetilerek,
davalının huzur haklarının ödenmesi için davacı kasasından ödenen miktarların iadesi gerektiği anlaşıldığından kooperatifler hukukunu ilgilendiren uyuşmazlık bakımından mahkememiz görevli olduğundan esasa dair değerlendirme yapılarak davanın kabulü ile davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden birikmiş faiz isteminin reddine, alacak miktarı hesaplamayı gerektirmediğinden ve kooperatif kayıtları ile sabit olduğundan davacının icra inkar tazminatının kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı başka bir kooperatifte yönetim kurulu üyesi olduğunu, huzur hakkı ödemelerinin bu kooperatifle ilgili bulunduğunu ve davacı ile doğrudan bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, her iki kooperatifin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğunun mahkemece de kabul edilmesine rağmen buna aykırı şekilde davacı lehine iade sorumluluğu yüklenmesinin çelişkili ve hatalı olduğunu, huzur hakkı ödemelerinin hukuka uygun olduğunu, görev süresi dışındaki dönemlerin de hesaba dahil edilmesiyle alacak miktarının hatalı belirlendiğini ve talebin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu,
bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, ilgili icra ve iflas dosyaları ile diğer deliller incelenmeden hüküm kurulduğunu ve bu durumun müvekkili aleyhine hatalı sonuca yol açtığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyesi ve eski muhasebecisi olan davalıya usulsüz olarak yapıldığı iddia edilen ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davacı kooperatif hesaplarından dava dışı müflis S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine haksız olarak 25.720,14 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından, takibin bu miktar üzerinden iptaline karar vermek gerekirken yanılgılı şekilde davanın tam kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1520, K. 2026/640, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama