KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1684 - 2026/607
- Esas no
- 2021/1684
- Karar no
- 2026/607
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/05/2021
- Esas-karar numarası
- 2018/842 E., 2021/302 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/03/2026
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti için düzenlenen sözleşme uyarınca müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalı şirketin sözleşmeye istinaden ödemesi gereken bakiye ücreti ödememesi üzerine alacağın tahsili için Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11383 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin takibe haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının tüm edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine toplam 32.400,00 TL idari para cezası kesildiğini, söz konusu cezayı gerektiren tüm hususların iş veri ve güvenliği uzmanlarınca dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu buna rağmen davacı tarafça bu hususlara dikkat edilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, kendi rızası ile sözleşmeyi fesheden tarafın sözleşmeye dayanarak alacak iddiasına bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "... sözleşmenin süresinin 01/04/2015- 31/12/2018 tarihi arası olduğu görülmüştür.
Davacı sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini getirdiğini iş yerine iş hekimi iş güvenliği uzmanı görevlendirdiğini belirtmiş delil olarak görevlendirme belgesini sunmuş ise de; sözleşme gereği davacının üzerine düşen görevin yalnızca iş yer hekimliği, iş güvenliği uzmanı atamak olmadığı, sözleşme gereği görevlendirilen personelin iş yerini periyodik denetlemesi raporlaması, risk analizi hazırlaması,
eğitimler vermesi gerektiği, bu şekilde hizmetleri verdiğini de davacının ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında alınan heyet bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin 25/12/2017 tarihli, 06/07/2017 tarihli, 04/02/2017 tarihli, 17/05/2017 tarihli, 21/10/2017 tarihli tutanaklarında iş yerinde saha denetimi yaptığı, tutanaklar hazırlandığı, tespit ve önerilerde bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirket müfettişlerin tespit ettiği noksanlık aykırılılar nedeni ile kendisine idari para cezası kesildiğini iddia etmiş ise de; müfettişlerinin tespit ettikleri noksanlıkların dosyada bulunan davacı şirket tarafından tutulan iş yeri tutanaklarında tespit edilen noksan ve eksiklikler ile aynı olduğu, davalı işvereninde bulunduğu toplantıda alınan kararları yerine getirmediği, iş müfettişlerince verilen 1 haftalık sürede de eksiklikleri gidermediği, idari para cezasının kesilmesinde davacının kusurunun olmadığı anlaşılmış ise de; tarafların ticari defterlerinde ihtilaflı olan faturadaki hizmet tarihinin 25/04/2018 tarihine ait olduğu,
dosya kapsamına verilen belgelerden davacının en son 21/10/2017 tarihli iş yeri saha denetim tutanağını dosyaya sunulduğu, davacı tarafından belirtilen tarihte sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiğine ilişkin belge delil sunulmadığı, belirtilen fatura tarihinde hizmeti verdiğinin davacı tarafın ispat etmesi gerektiği, yalnızca iş yeri güvenliği uzmanı görevlendirildiğine ilişkin belgenin hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini ispatlamadığından, tarafların defterlerinde ihtilaflı olmayan kayıtlara göre davanın kabulüne...." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 5.835,76 TL fatura için hizmetin verildiğinin ispat edilemediği, mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğu, personelin görevlendirildiğini, mevcut hizmetin verildiği ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının edimlerini yerine getirmediği için idari para cezasının uygulandığını, sonradan dosyaya giren belgelere göre inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1684, K. 2026/607, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama