KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/296 - 2026/115
- Esas no
- 2021/296
- Karar no
- 2026/115
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/06/2020
- Esas-karar numarası
- 2017/205 E., 2020/284 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 28/01/2026
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davalı ile dava dışı ... Belediye Başkanlığı arasında 29/09/2014 tarihli imzalanan sözleşme kapsamında davalı ile davacının alt yüklenicilik için sözleşme imzaladığını ve bu sözleşmenin 28/01/20217 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin verdiği hizmete karşılık davalıdan bakiye 406.356,83 TL alacağının bulunduğunu, ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 26.İcra Müdürlüğünün 2017/3745 esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını ve haksız itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Ödeme tarihlerinin sözleşmede belirlendiğini, sözleşmenin 12.maddesine göre ödeme vadesinin idarenin hak edişi tam ve eksiksiz ödemesi ve davacının yükümlülüklerini yerine getirmesi şartının olduğunu, davacının şartları yerine getirmediğini, bu şartlarda davacının icra takibine geçmesinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile davacının kötü niyetle hareket ettiğinden bahisle kötü niyet tazminatı karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince ".....Taraflar arasında tanzim edilen sözleşme, hak ediş evrakları, bilirkişi raporları, ödeme belgeleri, tarafların ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme kapsamında yüklendiği işi sözleşmede belirtilen sürede tamamlayarak teslim ettiği, davalının son hak ediş bedelinden bir kısmını ödemediği,
sözleşmeye göre davalı tarafından asıl işverenden hak edişler tahsil edildikten ve varsa yükleniciye ait kesintiler düşüldükten sonra bakiye kısmın nakden ve defaten davacı tarafa ödenmesi gerektiği, dava dışı idare tarafından son hak ediş alacağının 13/02/2017 tarihinde davalı tarafa ödendiği, sözleşmeye göre davalının bundan davacının varsa kesintileri yapılarak davacıya ödemesi gerekirken ödemediği, bundan dolayı davacının 15/02/2017 tarihinde icra takibi yaptığı, hesap bilirkişi raporunda belirtildiği üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 374.455,59 TL olduğu,
bundan 33.873,20 TL'nin 21/02/2017 tarihinde dava dışı asıl işveren belediye tarafından davacının vergi borcuna mahsup edildiği, 127.470,60 TL'nin davadan sonra 07/07/2017 tarihinde dava dışı asıl işveren belediye tarafından davacının SGK borçlarına karşılık mahsup edildiği, 211.866,07 TL'nin davadan sonra 26/01/2018 tarihinde davalı tarafından davacıya ödendiği bakiye 1.245,72 TL alacağın kaldığı, bu durumda sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen koşullar değerlendirildiğinde takip tarihi itibariyle davacı alacağı 374.455,59 TL olup sözleşme uyarınca vergi ve SSK kesintileri yapıldığında davacı alacağının 213.111,79 TL olduğu,
bu miktardan davadan sonra davalı tarafından 211.866,07 TL'sinin banka havalesi ile ödendiği, bakiye 1.245,72 TL'nin kaldığı, ancak davacı vekilinin 08/05/2019 tarihli duruşmadaki beyanında 1.245,00 TL alacaklarının kaldığı belirtildiğinden bu miktar esas alınarak bunun yönünden davanın kısmen kabulüne bu miktar yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinden sonra ödenen 211.866,07 TL yönünden ise konusuz kalan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına,
davalı haksız olarak takibe itiraz edip davacının zamanında alacağına ulaşmasına engel olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu ve talep edebileceği miktar olan 213.111,07 TL'nin %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine......." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 15.02.2017 takip tarihi itibarıyle alacağının 374.455,30 TL olduğunu, 20.03.2017 dava tarihi ve 21.02.2020 tarihinde vergi borcu olarak 33.873,20 TL ödendiğini, dava tarihi itibarıyle alacaklarının 340.582,41 TL olduğunu, dava açıldıktan sonra 127.470,60 TL SGK'ya ödeme yapıldığını, yargılama sırasında 26.01.2018 tarihinde 211.866,07 TL ödendiğini, SGK'dan ilişiksizlik belgesi alınmasının hakediş için şart olmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın tamamen haksız olduğunu, 15.02.2018 icra takip tarihi itibarıyle 374.455,30 TL, 20.03.2017 dava tarihi itibarıyle 340.582,41 TL alacaklı olduklarını, vekalet ücreti ile icra inkar tazminatının bu miktarlara göre hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu alacağın taraflarca imzalanan sözleşme kapsamında son istihkak olduğu için kesin hesabın yapılıp işin bitirilmesi gerektiğini, davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, muaccel alacağının olmadığını, gerekli belgelerin ibraz edilmediğini, davacının SGK borcunu ödediklerini ve sözleşmeye uygun davrandıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, davacının yaptığı işlerin bedeli ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden dosya üzerinde yapılan incelemeden; bilirkişi raporu kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava tarihi itibarıyle bakiye borcun 340.582,41 TL olduğu, dava tarihinden sonra davalı tarafça 211.866,07 TL ödeme yapıldığı belirtilmesine rağmen mahkemece gerekçesi de belirtilmeksizin rapora itibar edilmeyerek,
hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın 340.582,41 TL asıl alacak yönünden kabulüne, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile reddine karar verilen miktar itibariyle davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/296, K. 2026/115, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama