İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/963 K.2024/1404

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme…

Esas2021/963Karar2024/1404Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.943 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
23 Ekim 2024
Esas no
2021/963
Karar no
2024/1404
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
Doç.Dr. ... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/04/2021
Esas-karar numarası
2019/67 E.-2021/268 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.943 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının tüm uyarılara rağmen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/3442 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin fer'ileri ile 63.340,92 TL üzerinden devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacı kooperatifte OYAK kredisi kullanarak üyeliğe kabul edilen üyeler, peşin ödeme yapıp indirim uygulamasından yararlanan üyeler ve kooperatife üyelik giriş bedeli ve sonradan bilahare talep edilen çevre, şerefiye, tapu-iskan ve diğer ek ödemeleri istenilen sürede ödemeyi kabulle inşaat yapım seviyesinin % 70 seviyesine geldiğinde Banka Konut Kredisi kullanarak 110.000,00 TL ana parayı ödemeyi kabul edenler olmak üzere üç grupta üyelik kabulü yapıldığını,

Banka kredisi kullanacak üyelerin diğer üyelerden olumsuz şekilde ayrı tutulduğunu, hak sahibi bulundukları 47009 parselde bulunan ve kendilerine ayrılan bloğun kredi çekilebilir seviyeye ulaşmaması ve dairelere ait kat irtifakı tapuların teslim edilmemesi nedeniyle konut kredisi kullanamadıklarından ana parayı ödeyemediklerini,

Davacı kooperatifçe bu üyelere diğer üyeler gibi kredi çekme imkânı sunulamadığı ve bu kişilere daire teslimi yapılamadığı için gönderilen ve borç bildirimini içerir ihtarnamelerde bu kişilerden maliyet bedeli istenilmediğini, ayrıca gönderilen borç bildirimlerinde ana para daire maliyet bedeline faiz işletilmediğinin görüldüğünü, daha sonra davacı tarafından tavır değiştirilerek faiz talep edildiğini, bu talebin mahkeme kararlarına ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacının müvekkilinden henüz bir asıl alacağı olmadığından faiz alacağının da bulunmadığını,

Müvekkilinin kendisinden istenen tüm ödemeleri Şerefiye, Çevre, Ek Ödeme başlığı altında ödediğini, bazı üyelerin tapularını alma düşüncesiyle ana para ödemesi yaptıklarını, ancak bazı üyelerin henüz borcu olmayan rakamı erken ödemelerinin müvekkili aleyhine sonuç doğurmayacağını,

05.04.2014 tarihli genel kurul gündeminin 13. maddesinde gecikme faizinin daire maliyetlerine uygulanmaması konusunda karar alındığını, bu kararın bir sonraki yıl, 25.04.2015 tarihli genel kurulda geçmişe yönelik faiz uygulama kararı ile kaldırılmaya çalışıldığını, ancak kendilerince açılan Mahkemenin 2015/340 E. sayılı davada geçmişe ilişkin alınan faiz kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın iptaline karar verildiğini, kararın istinaf mahkemesince onandığını ancak henüz kesinleşmediğini, davacı kooperatifin 72 nolu duyurusunda bu dava gerekçe gösterilerek faiz hesabı yapılmadığını, buna rağmen davacı kooperatifin mahkeme kararını yok sayarak geçmişe faiz işletmesinin hatalı olduğunu,

Karşı tarafta güven duygusu uyandıracak kadar uzun bir süre hareketsiz kalmış kişinin daha sonra itiraz etmesinin MK m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, TBK m. 97 uyarınca karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, ifa talebinde bulunan tarafın, herşeyden önce kendi vecibesini yerine getirmiş ya da bunu teklif etmiş olmasının şart olduğunu, müvekkiline kredi çekebilmesi için tapu devri yapmayan davacının, bu aşamada müvekkilinden daire maliyet bedelini ve buna dair fer'ileri istemesinin hukuken doğru olmadığını,

Davacının muaccel bir alacağı olmamakla birlikte şayet var ise TBK m.147/1-b.4 gereğince zamanaşımına uğradığını,

Savunarak, davanın zaman aşımı ve esasa dair nedenlerle reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ

İlk derece Mahkemesince. "Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, taraf vekillerinin itirazları ile Mahkememizin 2015/340 esas sayılı ilamı değerlendirilmek suretiyle aldırılan bilirkişi ek raporu ile birlikte yapılan değerlendirmede.

Davalı tarafın inşaatın belirli seviyesine gelmesi halinde normal konut kredisi kullanmak isteyen ya da OYAK konut kredisi kullanacak ortakların kredi limitlerinin kooperatif hesabına aktarıldığı tarihlerdeki kredi dilimleri kadar bir bedeli bir ay içinde kooperatife ödeyecek ortak grubundan olduğu, bu kapsamda OYAK kredisi kullanamayıp da normal konut kredisi kullanmak isteyen ortakların da kendi bloklarının inşaat seviyesinin %70 oranına gelinceye kadar, hiç kredi kullanmak istemeyen veya kullanamayan ortakların da kredi kullanan ortaklar için kooperatif hesabına yatan kredi dilimleri kadar kendi ödemelerini yapmaları gerekecektir.

Aynı zamanda davalı tarafa konutun tapusunun verilebilmesi için de davalının da parasal katkısı gerekmektedir. Alınan ve iptal edilen faiz kararları ile birlikte uyuşmazlık tespit edildiğinde genel kurulda gecikme faizi alınmasına karar verildiği takdirde bu karar, daha sonraki genel kurulda veya kurullarda aksi yönde bir karar alıncaya kadar geçerliliğini sürdürmektedir. Yani faiz kararı alındığı tarihten itibaren uygulanabilecektir.

Davacı kooperatifin 02.07.2009 ve 16.06.2012 günü yapılan genel kurulu kararları gereği daire maliyetlerine faiz uygulanmaması yönündeki kararın alındığı 05.04.2014 tarihli genel kurula kadar gecikme faizi hesaplaması yapılmış; yeni bir gecikme faiz kararı alınıp da bu kararın mahkemece iptal edilmesi sebebiyle 25.04.2015 tarihli genel kuruldan yeniden faiz kararının alındığı 14.05.2016 tarihli genel kurula kadar daire maliyetleri için faiz hesaplanmamış.

14.05.2016 tarihli genel kuruldan, bu ve takiben 27.05.2017 ve 29.04.2018 günü yapılan genel kurullarda alınan faiz kararları gereği icra takibinde talep edilen tarihe kadar ise yeniden faiz hesabı yapılmıştır.

Bu kapsamda daire maliyet bedellerinden kaynaklı olarak borcun tahakkuk ettirildiği 10.01.2012 tarihinden ödeme tarihlerine göre talep edebileceği işlemiş daire maliyetlerinden kaynaklı faiz miktarı 35.292,43 TL, Şerefiye taksitlerinin geç ödenmesinden kaynaklı 32,70 TL faiz borcu, Çevre bedeli taksitlerinin geç ödenmesinden kaynaklı olarak 1.728,00 TL, Tapu ve iskân taksitlerinin geç ödenmesinden kaynaklı 2.023,19 TL, Genel Kurul kararları gereği ödenmesi gerekip de geç ödenen ek/ara ödemelerden kaynaklı 4.256,23 TL faiz borcu olmak üzere toplamda 43.332,55 TL davacı kooperatifin faiz alacağının bulunduğu" gerekçesiyle,

davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 43.332,55 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davacı kooperatif tarafından 05.04.2014 tarihli genel kurulda alınan daire maliye bedellerinin geçmişe uygulanmamasına dair kararın ortadan kaldırılmasına yönelik 25.05.2015 tarihli genel kurulun 10. maddesinin iptali talebiyle mahkemenin 2015/340 E. sayısına kayıtlı davayı açtıklarını, Mahkemece geçmişte uygulanmayan faiz istisnasını ortadan kaldıracak nitelikte olduğu,

ortakların kazanılmış haklarını ortadan kaldırdığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle 10. maddenin iptaline karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2017/274 E., 2017/277 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının doğruluğunu teyit ettiğini, kararın Yargıtay'ca onandığını, buna göre 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak daire maliyet bedellerine faiz işletilemeyeceği hususunun kesin hüküm haline geldiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin hükme aykırı olarak 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak da faiz hesabı yapıldığını,

Müvekkili gibi kredi çekebilecekleri bir taşınmaz teslimi yapılmayan üyelerden daire maliyet bedeline faiz işletilmemesinin haklı ve adil olduğunu, bilirkişi tarafından bu konudaki eşitsizliğin görülmediğini,

05.04.2014 tarihli genel kurul ile öncesinde Banka Bloğu olarak adlandırılan ve kendilerine tapu verilmeyen müvekkilinin de aralarında bulunduğu üyelerin daire maliyet bedeli ödeme borcunun henüz olmadığını, davacı kooperatifin müvekkilinden henüz asıl alacağı olmadığından faiz alacağının da olmadığını, müvekkilinin ayrıca kendisinden istenilen tüm ödemeleri Şerefiye, Çevre, Ek Ödeme başlığı altında eksiksiz ödediğini,

Kooperatifin yıllarca kendilerine kredi çekme imkânı tanınmayan üyelerden, daire maliyet bedeli istenilmeyeceğine dair yazılarına, kararlarına rağmen, halen kredi çekme imkânı olacak şekilde kendisine daire verilmeyen müvekkilinden daire maliyet bedeli istenmesinin yasaya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu,

Bir hukuki durumu kabul ettiği yolunda karşı tarafta güven duygusu uyandıracak kadar uzun bir zaman hareketsiz kalmış kişinin, daha sonra bir çıkarı aklına geldiğinde bu duruma itiraz etmesinin MK. m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

Davacı kooperatif tapu vererek kredi çekme imkânı sağlamadığından kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinden alacak talebinin yasal olmadığını, TBK m. 97 uyarınca karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, ifa talebinde bulunan tarafın herşeyden önce kendi vecibesini yerine getirmiş ya da bunu teklif etmiş olmasının şart olduğunu,

Davacı kooperatifçe sorumlulukların ağırlaştırılması veya ek ödeme anlamına gelen faiz için tüm üyelerin 3/4'ünün kabulü ile yeni bir karar alınması gerektiğini, aksi halde toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınan kararın yoklukla malul olduğunu, buna rağmen iptal kararından sonra alınan faiz kararının kanunda öngörülen nisapla alınmamış olması nedeniyle yoklukla malul olduğunun Mahkeme ve bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını,

Kaldı ki, bu karar yasanın aradığı nisap ile alınmış ve yoklukla batıl olmasaydı dahi, yine geçmişe yönelik faiz hesabı yapılmasına dayanak kılınamayacağını, müvekkilinin bu durumda dahi daire maliyet bedeli borcu yönünden ancak 14.05.2016 tarihinde temerrüde düşmüş olacağını, bilirkişinin alternatif hesaplamaları arasında bu ihtimalin de bulunduğunu, buna rağmen yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak temerrüt gerçekleşmeden faiz hesabı yapılarak belirlenen bedele hükmedildiğini,

Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

I-Dava, davalı ortağın parasal yükümlülüklerinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

II-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı kooperatif tarafından hazırlanan Üye Hesap Dokümanı'na göre davalı tarafından 6.360,00 TL ödeme yapılmış olduğunun tespit edilmiş olmasına göre, bu tutarın davacı alacağından mahsubu yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır.

Buna göre Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davalı tarafça yapılan ödeme miktarının mahsubu ile davalının itirazının 36.972,55 TL. üzerinden iptaline dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,

II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.04.2021 tarih ve 2019/67 E., 2021/268 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/3442 esas sayılı takip dosyasının davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 36.972,55 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine,

3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.525,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.081,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.443,89 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve dava öncesi ödenen 1.096,27 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre belirlenen 635,83 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 460,44 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 1.081,71 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.132,51 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından sarf edilen 900,00 TL bilirkişi ücreti, 64,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 964,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre takdir edilen 559,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 54,50 TL. posta gideri ve 162.10 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 216,60 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre 90,97 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). ve 13/(1) maddeleri gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3)., 13/(1) ve 13/(2). maddeleri gereğince 26.368,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,"

III- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

23/10/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2024

Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/963, K. 2024/1404, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddia Ve Savunmaların Özeti
  5. İlk Derece Mah. Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  8. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi : 23/10/2024
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/963
Karar No
2024/1404
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/968 K.2024/1318
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/969 K.2024/1497
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/973 K.2024/1563
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/973 K.2024/1358
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/974 K.2024/1564
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/976 K.2024/1378

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.