KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1918 - 2026/829
- Esas no
- 2022/1918
- Karar no
- 2026/829
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/07/2022
- Esas-karar numarası
- 2021/557 E., 2022/529 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 15/04/2026
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davacının hizmet binası ile işletmekte olduğu hava liman/ meydanlarında temizlik hizmetlerini yaptırdığı davalılar bünyesinde çalışan işçiler tarafından mahkemelerde açılan dava sonu verilen kararların icra takibine konulması üzerine icra dosyasına ödemeler yapıldığını, vekalet ücretleri yönünden stopaj kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine ödendiğini, toplam 55.247,14- TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, taraflarca imzalanan sözleşmeye göre tüm sorumluluğun davalıda olduğunu ve arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını öne sürerek 55.247,14- TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Zamanaşımı defiinde bulunmuş, sözleşme ve ihale dokümanı kapsamında talep edilen bedelle ilgili bir fiyatlanmanın tanımlanmadığını, güvenlik görevlisi personele asgari ücretin %50 fazlası üzerinden ödeme yapılacağının belirtildiğini, personele sözleşme ile belirlenen ücretten daha az ve daha fazla ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, aksi düşünülse bile sorumluluğun davacı idareye ait olduğunu, sözleşme ve şartname hükümleri gereğince işçilerin ücretinin ödenip ödenmediğinin yahut eksik ödenip ödenmediğini denetleme ve kontrol yetkisinin davacı idarede bulunduğunu, tüm yetki ve yönetimin davacıda olduğunu,
ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve temerrüt söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "....tarafları arasında akdedilen sözleşme eklerinde yer alan idari şartnamelerin 25.1.maddesinin a bendinde; teknik şartnamelerin 10.5 ve 10.1 maddelerinde “Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin, İş Kanunu, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez.
Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacakları, yüklenici tarafından karşılanır.
DHMİ bu gıbı konularda sorumlu sayılmayacaktır.” şeklinde düzenlemeler nazara alındığında dava dışı işçilere ödenen tazminatlar bakımından sorumluluğun davalıya ait olduğu, bununla birlikte sözleşmede hüküm bulunmasa dahi Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, bilirkişi tarafından tanzim olunan raporda yer alan hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne....." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Talebin zamanaşımına uğradığı, işçilere yapılan ödemelerin ihale fiyatına dahil olmadığı, taraflarca imzalanan sözleşme ve eki belgelere göre sorumluluğun davacıya ait olduğu, mevzuat gereği rücunun mümkün olmadığını avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak taleplidir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, ancak dosyaya temerrüdün oluştuğuna dair belge sunulmadığı, bu durumda davalı yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte oluştuğu anlaşılmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesince, dava tarihinden itibaren avans faizi yütürülmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/1918, K. 2026/829, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama