İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/938 K.2024/1022

.

Esas2024/938Karar2024/1022Tarih9 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.926 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)

Esas No
2024/938
Karar No
2024/1022
Karar tarihi
9 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.926 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

.

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

.

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 07/11/2018

ESAS-KARAR NUMARASI : ... :

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2024 gün ve 2023/6-160 Esas - 2024/190 Karar sayılı kararıyla, Dairemizin 17.05.2022 gün ve 2022/668-818 E.K sayılı kararının bozulmasına karar verildiği görülmekle incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İstem davalı şirketin iflasının açılması istemine ilişkindir. Mahkemece Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen iflas kararının kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davalı şirketin iflas idaresi vekili istinaf etmiştir. Dairemizin "istinaf isteminin süreden reddine" ilişkin 03.04.2019 gün ve 2019/778 E., 2019/575 K sayılı kararının iflas idaresi vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'a gönderildiği ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 gün ve 2019/2032 E., 2019/2659 K. sayılı kararıyla iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Dairemizin 03.04.2019 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu kez Dairemizin 03.12.2019 gün ve 2019/1760-1933 E.K sayılı kararı ile:

Dosyanın yapılan incelemesinde davalı ... ... San ve Tic. AŞ'nin iflasının istendiği ve eldeki dava devam ederken adı geçenin başka bir mahkemede görülen dava sonunda iflasına karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiğinin anlaşıldığı,

İflas davasının inşai bir dava olduğu, borçlunun iflasının açılmasına ve ... sıfatını kazanmasına yol açtığı;

Bu itibarla iflas davasının masayı ilgilendiren bir dava olmayıp doğrudan ... şirket yönetim kurulunca ya da müdürlerince takip edilmesi gerektiği; nitekim Türk Ticaret Kanunu'nun 534'üncü maddesinde de iflas halinde şirket organlarının temsil yetkilerini ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için koruduklarının belirtildiği,

Somut olayda başka bir mahkemeden verilen iflas kararı üzerine iflas idaresinin oluşturulduğu, eldeki dosyaya şirket yönetim organı yerine herhangi bir sıfatı olmadığı halde iflas idaresinin vaziyet ettiği, gerekçeli kararın da yasa yollarına başvurma yetkisi olan şirket yönetimine değil iflas idaresine tebliğ edildiği,

Bu bakımdan iflas idaresinin eldeki davada sıfatı bulunmadığı; önceki istinafı ve kararı temyiz etmesinin mümkün olmadığı, bu hususun öncesinde Dairemizce gözden kaçırıldığı,

Öğretide de iflas kararının ancak şirket yönetimince (veya onun atadığı vekil tarafından) yasa yollarına götürmesi gerektiğinin kabul edildiği (bkz. Atalay, O.: Anonim Şirketlerin İflası, İzmir 1996, s.178 vd.).

Dairemizce istinafın süresinde olmadığından bahisle verilen red kararının Yargıtay'ca bozulması üzerine yargılamaya devam edildiği;

Hatanın fark edilmesi üzerine yasa yoluna başvurabilmesi amacıyla ilk derece kararının şirket yönetimine tekrar tebliğe çıkartıldığı, ancak adı geçen tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı;

Yukarıda da belirtildiği gibi iflas idaresinin iflas kararını istinaf etmek bakımından sıfatı bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN (İKİNCİ) BOZMA KARARI

Dairemizce davada sıfatı bulunmadığı düşünülen "... ... ......" vekili kararımızı temyiz etmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu kişiyi "davalı" vekili olarak nitelendirerek yaptığı temyiz incelemesinde yargılama sürecini özetledikten sonra:

"... Somut olayda davalı şirketin iflasına dair başka bir dosyadan karar verilmiş olup, iflas idaresi de bu karara istinaden teşekkül ettirilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında da belirtildiği üzere işbu iflas davasında iflas idare memuru vekilinin iflas kararını temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır.

Ne var ki, iflas idare memuru vekili istinaf ve temyiz dilekçesinde açıkça anlaşılacağı üzere vekalet ücretine ilişkin kurulan hükmü istinaf etmiş olup, vekalet ücretine ilişkin karar iflas masasının malvarlığını ilgilendireceğinden iflas idaresinin bu kararı istinaf etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin, istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir" şeklindeki gerekçe ile istinaf dilekçesinin sıfat yokluğundan reddine ilişkin kararımızı da bozmuştur.

BOZMA SONRASI YARGILAMA

Yargıtay bozma kararı üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373'üncü maddesinin 3 numaralı bendi uyarınca duruşma açılmış ve ilgililer duruşmaya davet edilmiştir. Yargılamaya sadece iflas idaresi memurları vekili katılmış ve bozmaya uyulmasını istemiştir. Dairemizin 17.05.2022 tarih 2022/668 E., 2022/818 K sayılı kararıyla "Dairemizin 03.12.2019 gün, 2019/1760E, 2019/1933 K sayılı kararında DİRENİLMESİNE,..." karar verilmiştir. İflas idaresi vekili tarafından Dairemiz kararı temyiz edilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN BOZMA KARARI

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; "9. İlk Derece Mahkemesince, davalı şirket hakkında başka bir mahkemede iflâs kararı verilmesi ve kesinleşmesi nedeniyle iflâsın tekliği ilkesi dikkate alınarak karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca iki yüz altmış yedi davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.090,00 TL'den toplam 291.030,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

10. Somut olayda iflâs idaresi, başka bir mahkemeden verilen iflâs kararı üzerine oluşturulmuş olup, eldeki iflâs davasında davalı şirketin yönetim organının taraf olarak yer alması gerektiği hâlde dava iflâs idaresi tarafından takip edilmiş, verilen karara karşı da iflâs idaresi yasa yollarına başvurmuştur.

11. İlk Derece Mahkemesince her bir davacı lehine ayrı ayrı 1.090,00 TL olmak üzere toplam 291.030,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. İflâs kararı, borçlu ile birlikte müflisten alacaklı olanları da ilgilendirmektedir. İflâsın kamu düzenine ilişkin yönü de dikkate alındığında, eldeki davada hükmedilen vekâlet ücretinin iflâs masasından tahsil edilmesi durumunda ... şirket alacaklılarının alacağını kısmen ya da tamamen tahsil edememesi söz konusu olabilecektir.

12. İlk Derece Mahkemesince vekâlet ücretine ilişkin verilen karar iflâs masasının malvarlığını ilgilendirdiğinden ileride iflâs masasından istenebilecek vekâlet ücreti alacağı nedeniyle iflâs idaresinin mahkemece verilecek karara karşı kanun yollarına başvuru hakkı olduğunun kabulü gerekir." şeklindeki gerekçe ile Dairemizin direnme kararı bozulmuştur.

HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE

Davacılar vekili davalı şirket hakkında iflas yolu ile takip yapmış, takiplerin tamamının itirazsız kesinleşmesi üzerine eldeki iflas davasını açmıştır.

Davanın açılmasından sonra Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/456 E, 2018/101 K sayılı kararı ile davalı şirketin 28.02.2018 günü itibariyle iflasına karar verilmiş, bu kararın 24.04.2018 günü kesinleşmesi üzerine eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince bu yönde verilen kararla ayrıca davacılar vekili yararına davacı sayısı kadar olmak üzere maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. Bu ücret 291.030,-TL'ye baliğ olmakla davalı şirketin aslında davada taraf olmayan iflas idaresi vekili kararı istinaf etmiştir.

Yukarıda özetlenen yargılama süreci sonunda iflas idaresinin temyiz başvuru sebepleri Yargıtay'ca kabul edildiğinden davacı yararına tek vekalet ücreti takdiri gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

I-Dava dışı iflas idaresi vekilinin istinaf nedeninin kabulü ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2018 gün ve 2017/827 E, 2018/677 K sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına (HMK m.353/1-b.2),

Buna göre

"1. Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın her bir davacı için davalıdan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3. Davacılar kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

4. Davacılar tarafından yatırılan (35,90 TL x 267 =) 9.585,30 TL B.H. ve 31,40-TL peşin harç toplamı: 9.616,70 TL ile davacılar tarafından yapılan 111,60-TL yargılama gideri toplamı: 9.728,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara eşit olarak verilmesine,

5. Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, "

II- İflas idaresi davada taraf olmadığından yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

III-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.

09/07/2024 günü davacılar vekili Av. Hüseyin Altay ile İflas İdaresi vekili Av. Duygu Taşdemir'ın yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere asıl hüküm bakımından OY BİRLİĞİ, vekalet ücreti takdiri bakımından OY ÇOKLUĞUYLA karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 09/07/2024)

. e-imzalıdır (M) e-imzalıdır e-imzalıdır

KARŞI OY YAZISI

I

Saygıdeğer çoğunlukla asıl talep sonucuna yönelik olarak verilen hüküm sonucu bakımından bir görüş ayrılığımız bulunmamaktadır. Görüş ayrılığımız davacılar vekili yararına takdir edilecek vekalet ücretinin tek mi yoksa davacı sayısı kadar mı olması gerektiği noktasındadır. Çoğunluk tek vekalet ücreti verileceğine karar vermiştir. Hemen belirtmek gerekir ki Yargıtay bozmaları vekalet ücreti tayinine değil dava dışı iflas idaresi vekilinin iflas kararına karşı yasa yoluna başvurabileceğine ilişkindir.

II

Önce birkaç cümle ile konuya ilişkin düzenlemelere değinmeyi gerekli görüyorum.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323'üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasının ğ bendine göre taraf lehine hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Bu ücret "taraf lehine" hükmedilir (HMK m.330). Yasa'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331'inci maddesine göre de davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hakim, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini (ve bu kapsamda vekalet ücretini) takdir eder.

Konuyla ilgili diğer düzenleme ise kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (Tarife)'dir. Bu Tarife 21.09.2023 gün ve 32316 sayılı Resmi Gazete nüshasında yayımlanan tarifedir (Tarife m.2/3).

Tarifenin 3'üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde vekalet ücretinin, ret sebebinin davalılar bakımından ortak olup olmadığı dikkate alınarak belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Son olarak Tarife'nin 8'inci maddesinde davaların birleştirilmesi halinde her bir dava için ayrı vekalet ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Nitekim hukuk yargılamasında davaların birleştirilmesi halinde her bir davanın bağımsızlığını koruyacağı tartışma götürmeyen bir ilke niteliğindedir.

III

Somut olaya dönüldüğünde,

Davacılar davalı şirkette çalışan işçilerdir. Alacakları için ayrı ayrı iflas yolu ile takipler yapmışlar, takiplerin itirazsız kesinleşmesi üzerine bu kez birlikte bir iflas davası açmışlardır.

Bu noktada birden çok kimsenin farklı alacakları ve farklı takip dosyalarını tek bir iflas davasında ileri sürmesine yasal olanak bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.

İlk olarak davacı alacaklıların her biri iflas talebini ayrı ayrı da ileri sürebilirdi. Aslında davaların birleştirilmesine ilişkin yasal düzenlemede (HMK m.166) vurgulanan hukuki irtibatın somut olayda olmadığı çok açıktır. Yine somut olayda objektif dava birleşmesinden de söz edilemez (HMK m.110) çünkü burada tek bir davacı bulunmamaktadır.

Bu durumda eldeki davanın açılış biçiminin "dava hakkının kötüye kullanımı" olduğu söylenebilir mi?

Bu soruya hiç tereddüt etmeden "evet" cevabını veremiyorum. Çünkü davacılar işçi olup alacaklarını alamamış ve bunu sağlamak bakımından borçlu hakkında iflas yolu dışında bir yol bulamamış durumdadır. Nitekim bir başka alacaklının başka bir mahkemede açtığı dava üzerine iflasa karar verilmesi, eldeki davanın davacısı olan işçilerin ekonomik anlamda haklılığını göstermektedir.

Diğer taraftan iflas davalarının tartışmasız gereği "iflas avansı" (İİK m.160) da her bir işçinin tek başına altından kalkabileceği bir husus değildir. Üretime yönelik çalışan bir işletmenin iflas tasfiyesi giderlerinin peşin yatırılması bireysel anlamda işçilerin ekonomik gücünü aşabilecek düzeyde olabilir.

Son olarak hakların kullanımında aslolanın iyi niyet olduğu ve iyi niyetin esas alınması gerektiği gözetildiğinde (TMK m.2 ve 3/I) eldeki davada davacıların dava hakkını kötüye kullandıkları söylenemeyecektir.

Gelinen durumda davacıların ortak bir kararla talimat vermesi üzerine ya da davacılar vekilinin mesleki bir tercih kullanmak suretiyle yapay bir dava arkadaşlığı oluşturduğu ve eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ancak bu yapaylık hukuken korunmayacak ağırlıkta değildir. Koşulları olsaydı ve bu davalar ayrı ayrı açılıp birleştirilseydi de aynı sonuca ulaşılacaktı.

IV

Peki davanın açıldığı tarihte haklılığı sabit olan davacıların, davanın konusuz kalması üzerine hak edecekleri vekalet ücreti nasıl hesaplanmalıdır?

Mahkeme tarafından hükmedilen karşı yan vekalet ücretinin kime ait olduğu Türk hukuk yargılaması uygulaması ve öğretisinin çözülememiş sorunlarındandır. Gerçekten de bu ücret Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre tarafa (m.323/1-ğ), Tarifeye göre avukata (m.3/1) aittir.

Eğer Yasa'yı dikkate alacaksak eldeki 267 davanın tamamı konusuz kalmıştır ve vekalet ücreti davalı tarafından bu 267 davanın davacısına ayrı ayrı ve tam olarak verilmelidir. Eğer Tarife'yi dikkate alacaksak bu kez her bir dava için o davada müvekkili temsil eden avukat bu parayı almalıdır.

Dikkat edilmelidir ki,

Tarifenin 3'üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebinin davalılar bakımından ortak olup olmadığı bir kriter olarak öngörülmüş ise de birden çok davacı tarafından açılan davaların kabulü ya da konusuz kalması hallerinde böyle bir sınırlama da getirilmemiştir. Daha açık ifade ile her dava/davacı için ayrı birer maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir.

V

Şimdi, Dairemiz kararı ile ilk derece mahkemesi yerine geçilerek takdir olunan 17.900,-TL vekalet ücreti davacı vekili tarafından davacı asıllara ne şekilde paylaştırılacaktır? Davacı başına düşen tutar 67,04 TL olup bu maktu ücretin altında vekalet ücreti verilemeyeceğine ilişkin Tarife hükmüne uygun değildir (m.13/1).

VI

Yukarıdan beri gösterdiğim hükümler ve yaptığım açıklamalara göre vardığım sonuç, eldeki davada davacılar vekili için dava=davacı sayısı kadar maktu vekalet ücreti takdiri gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun (sadece) vekalet ücretine ilişkin kararına katılamıyorum.

.....

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/938, K. 2024/1022, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Bölgeadliyemahkemesi Kararı
  5. İncelenen Kararın
  6. Mahkemesi
  7. Tarihi : 07/11/2018
  8. Gereği Görüşüldü
  9. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin (İkinci) Bozma Kararı
  10. Bozma Sonrası Yargılama
  11. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı
  12. Hukuki Neden Ve Gerekçe
  13. Karşı Oy Yazısı
  14. I
  15. II
  16. III
  17. IV
  18. V
  19. VI
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/938
Karar No
2024/1022
Tarih
9 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/940 K.2024/1119
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/941 K.2024/774
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/943 K.2024/1214
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/945 K.2024/790
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/945 K.2024/544
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/947 K.2024/822

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.