KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24.HUKUK Dairesi İstinaf Talebinde
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1593 - 2024/1046
- Esas no
- 2022/1593
- Karar no
- 2024/1046
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2021
- Numarası
- 2019/426 E. - 2021/798 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- ALACAK
- Bulunan
- DAVACI VEKİLİ
- Kararın yazıldığı tarih
- 05/07/2024
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1995 yılında ayrılan tarafların ortak kullanımındaki taşınmazların bakım, onarım, tadilat, yenileme, ilave işler, su, elektrik, yakıt sarfiyatlarına ilişkin olarak 24/04/1995 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol uyarınca davacı şirket tarafından müştereken kullanılan binaların kaloriferlerinin yaktırıldığını ve temizliklerinin yaptırıldığını, bu işlere ilişkin olarak davalının payına düşen miktarın 120.434,03 TL olup, söz konusu tutarın ödenmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107/1 md'si gereğince davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin davalının payına düşen miktarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki, görev, işbölümü ve zamanaşımı def''inde bulunmuş, taraflar arasında imzalanan protokolün 9-1.maddesi gereğince davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki taraflar arasındaki protokolde dava dilekçesinde talep edilen kalorifer yakma ücreti ve temizlik ücretine ilişkin hüküm bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan hesaplamanın bilirkişi heyeti tarafından denetlenmiş ve uygun bulunduğu ve protokol hükümleri açık olduğu halde, işin yapıldığı ve işçilerin ücretlerinin davacı şirket tarafından karşılandığı davalı tarafça kabul edilmişken, hiçbir hizmetin bedelsiz yapılmayacağı, bu nedenle de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca tarafların müştereken kullandıkları taşınmazların kaloriferlerinin yaktırılması ve temizliğinin yaptırılması için davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı payına düşen kısmının davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Yargılama sırasında nitelikli hesap uzmanından alınan bilirkişi raporunda özetle; "..Taraflar arasında imzalanan protokolde dava dilekçesinde talep edilen kalorifer yakma ücreti ve temizlik ücretine ilişkin hüküm bulunmadığı, sözleşmenin takdiri ve yorumunun mahkemeye ait olup, 2010-2016 yılları arası davacının talep edebileceği miktarın 44.038,022 TL olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
Mahkemece, söz konusu bilirkişi raporunda yer alan; "protokolde kalorifer yakma ve temizlik ücretine ilişkin hüküm bulunmadığı" şeklindeki tespit esas alınmak suretiyle davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, bu tespit, sıfatı itibariyle bilirkişinin uzmanlık alanına giren bir konu olmadığı gibi, bu hususta takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu açıktır. Ancak, bilirkişi raporunun, tespite ilişkin kısmı dışında davacının 2010-2016 yılları arasındaki dönem için davalıdan talep edebileceği miktarın tespitine ilişkin hesaplamalar yönünden hüküm kurmaya denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, "tarafların müşterek kullanımında olan kaloriferlerin yakılması, temizliklerinin yapılması" taraflar arasında düzenlenmiş olan 24/04/1995 tarihli protokolde açıkça yer almamış olsa dahi, söz konusu protokolün müşterek hizmet verilen taşınmazlardaki bakım, onarım, tadilat, yenileme, ilave işler ile ilgili olduğu,
müşterek kullanımda olan taşınmazların kaloriferlerinin yakılması ve temizliklerinin yapılmasının da, protokol kapsamında değerlendirilebileceği, kaldı ki, vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri ile davalının söz konusu hizmetlerin verilmediği hususunda açık bir bir itirazının bulunmaması ve hiçbir hizmetin karşılıksız olmayacağı hususları göz önünde bulundurulduğunda mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinde kısmen haklı olduğu kabul edildiğinden HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin "Davanın Reddine" ilişkin kararının kaldırılarak "Davanın Kısmen Kabulüne" ilişkin YENİDEN ESAS HAKKINDA karar verilmesi gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2022/1593, K. 2024/1046, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama