KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 25. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1108
- Karar No
- 2025/1387
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2025 (Ara Karar
- Numarası
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Talep, ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idarece yürütülen idari soruşturma neticesinde düzenlenen rapor kapsamında suç teşkil eden fiilleri gerçekleştirmek sureti ile kamu zararına sebep verdiği tespit olunan kişiler hakkında tazminat davası açıldığını, davalıların zararlandırıcı fiillerini izah eden teftiş kurulu raporunun 133 sayfa olduğunu, bu rapor ekindeki delillerin ise 785 sayfa olduğunu, davalıların dava konusu olay nedeniyle mal kaçırabileceklerini, zamanında tedbir kararı verilmemesi nedeniyle alacaklarını tahsil edemeyecek duruma gelebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri (ihtiyati tedbir) ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacının isteği, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebidir. Ancak bu iki hukuki koruma kurumu konuları, amaçları, kapsamı bakımından farklıdır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz birbirine yakın olmakla birlikte, amaç, sonuç, konu ve koruduğu hukuki yarar bakımından birbirinden tamamen farklıdır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talep etmiştir. İhtiyati haciz ancak para alacakları için ve uyuşmazlık konusu olmayan borçlu/davalıya ait mal, hak ve alacaklar hakkında uygulanabilecekken, ihtiyati tedbir konusu para olsun olmasın çekişmeli bulunan uyuşmazlık konusu her şey hakkında uygulanabilir.
Davacının talebinin gerek dava dilekçesi ve gerekse de istinaf dilekçesi içeriğinden esasen ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389. maddesinin ilk fıkrasında; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” biçiminde düzenleme getirilmiş, aynı Kanunun 341/1-b. maddesinde ise "İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hakkında istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde; uyuşmazlık konusu şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın konusu, ihtiyati tedbir konulması istenilen davalıya ait mal varlıkları ile ilgili olmayıp kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, işbu davada, talep konusu mal, hak ve alacaklar uyuşmazlık konusu olmadığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
e-imza Üye e-imza e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/1108, K. 2025/1387, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama