KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1893 - 2024/1139
- Esas no
- 2022/1893
- Karar no
- 2024/1139
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/03/2022
- Numarası
- 2019/328 Esas 2022/160 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.07.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 150,00 TL maddi tazminatın (75 TL geçici maluliyet, 75 TL daimi maluliyet) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 168.047,05 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı RG ile yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamak üzere sakatlık tazminatı talebinde bulunan davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının genel şartlara uygun olarak tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas kuruluna sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve diğer tedavi giderinin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, aktüerya hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsü %85, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğu, ATK'nın 09.08.2021 tarihli raporunda davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle bedensel özür oranının %20 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı,
raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.102,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 164.944,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı, 168.047,05 TL maddi tazminatın 02.02.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usulüne uygun şekilde davalı şirkete başvuru yapılmadan dava açıldığını, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, solunum fonksiyon testi yapılmadan rapor düzenlenmesinin doğru olmadığını, maluliyetin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, aktüer hesabında bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu, haksız fiilde avans faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, emniyet kemeri yönünden müterafik kusurun değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebidir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 20.12.2019 tarihli raporda, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği,
fiziki muayenesinin yapıldığı ve kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, dava konusu kazadaki yaralanması nedeniyle davacıda sekel mahiyetinde bir arıza tespit edilmediğinin, daimi maluliyetinin bulunmadığının, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin, rapora yönelik itirazları üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 09.08.2021 tarihli raporda ise, yine davacının tedavi evrakları ve raporlarının incelendiği, fiziki muayenesinin kurul tarafından yapıldığı, yine Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucu davacıda %20 oranında daimi maluliyet belirlendiğinin, iyileşme süresinin 3 ay olduğu görüşünün bildirildiği görülmüş, mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan her iki raporda, aynı inceleme yapılıp ve aynı yönetmelik hükümleri uygulandığı halde birbiriyle tamamen çelişkili iki ayrı mütalaa verildiği görülmüş olup bu durumda mahkemece, iki rapor arasındaki açık çelişkinin giderilmesi, bu hususta ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesi için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1893, K. 2024/1139, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama