KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1951 - 2024/1201
- Esas no
- 2022/1951
- Karar no
- 2024/1201
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2021
- Numarası
- 2018/998 Esas 2021/288 Karar
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.09.2018 tarihinde davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, seyir halindeyken yoldan çıkması sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu olan davacının yaralanarak sakat kaldığını belirterek HMK'nın 107/1-2 maddesi uyarınca 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile 6.825,35 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 58.837,51 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere talebini toplam 65.662,86 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, yetkili mahkemede davanın açılmadığını, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 27.12.2017-2018 tarihleri arasında zorunlu Karayolları Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile davalı şirkete sigortalı ve poliçe limitinin kişi başı 330.000,00 TL olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere, kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturmasına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığın'dan alınan 17.12.2019 tarihli raporda, davacının daimi maluliyet oranının %16 oranında olduğunun ve tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının belirlenmesi yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 58.837,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.825,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 65.662,86 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 28.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması ve davacının yaşı itibariyle pasif dönemde kabul edilmesi gerektiğini, davacı yolcu olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması hususunun değerlendirilmediğini, geçici işgöremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, SGK’nın sorumlu olduğunu, davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kalmadığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamada bakiye ömür süresinin 1931 PMF yaşam tablosuna göre belirlenmiş olması ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının istinaf kanun yoluna başvuran taraf lehine olmasına ve olay tarihinde çiftçilik yaptığı belirlenen davacının olay tarihinden sonra 4 yıl daha çalışabileceği kabul edilerek çalışacağı dönem için asgari ücretin neti, pasif dönem için agisiz asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsilik görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili, davacının, sigortalı araçta hatır için taşındığını bu nedenle TBK’nın 51 ve 52. Maddeleri uyarınca hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığından davalı tarafından hatır taşıması iddiası cevap dilekçesi ile ileri sürülmediğinden tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık
hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
4-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur.
Dava açılmadan önce davacı vekili tarafından davalı şirkete başvuru yapıldığı, davacının zararının tazmin edilmesinin talep edildiği anlaşılmakla başvuru tarihi esas alınarak davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve buna göre hükmedilen tazminata uygulanacak faiz başlangıcının belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1951, K. 2024/1201, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama