KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2027 - 2024/1187
- Esas no
- 2022/2027
- Karar no
- 2024/1187
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2022
- Numarası
- 2019/650 Esas 2022/175 Karar
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 14/10/2024
Karar Metni
1.590 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 15.04.2019 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın neden olduğu çok taraflı kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak işgücü kaybına uğradığını, bakıcı ihtiyacının doğduğunu, meydana gelen zararlar için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak uzlaşı sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı bedensel zararlar nedeniyle belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri,
2.230,50 TL tedavi gideri olmak üzere 2.430,56TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiş, 21.10.2021 tarihli dilekçe ile talebini 122.977,09 TL sürekli iş göremezlik, 3.837,60 TL bakıcı gideri, 2.230,56 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 129.045,25 TL olarak artırmış, 02.03.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 186.058,47 TL sürekli iş göremezlik, 3.837,60 TL bakıcı gideri, 10.007,22 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 199.903,29 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, ceza dosyasının celbini, davacının müterafik kusurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...”ın KTK 52/1-b md gereği kazada %100 oranında "tamamen kusurlu” olduğu, davacının ve dava dışı diğer sürücülerin ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin bedensel özür oranının %2 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 45 (kırk beş) gün bakıcı ihtiyacı olduğu,
meydana gelen kazadan kaynaklı maddi zarardan davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı, geçici bakıcı ihtiyacının oluştuğu ve kaçınılmaz tedavi gideri bulunduğunun sabit olduğu,
46.514,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.837,60 TL geçici bakıcı gideri ve 6.007,22 TL tedavi gideri tazminatından kaynaklı maddi tazminat zararının oluştuğu, ancak geçici bakıcı giderinin bilirkişi raporunda sehven kaçınılmaz tedavi gideri içerisinde mükerrer hesaplandığı ve düşülmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 46.514,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.837,60 TL geçici bakıcı gideri ve 6.007,22 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 56.359,44 TL tazminatın 15.11.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,
karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan maluliyet raporunda yönetmeliğin hatalı olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenen maluliyet oranının esas alınmasını, tazminata yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT 13/3 md aykırı olduğunu, davacı lehine 8.126,73 TL vekalet ücreti hükmedilmişken davalı lehine 17.586,67 TL vekalet ücreti hükmedildiğini, Zorunlu Arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre ödenmesine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu,
davalıya ödeme yapması ihtarının ekleriyle birlikte 04.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığını, tüm evrakların iletildiğini, 15.11.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, cevap verilmemesi ve uzlaşma sağlanamadığından arabuluculuğa başvurulduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın şirket adına kayıtlı ticari otobüs olması nedeniyle avans faize hükmedilmesini, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, şirket adına kayıtlı ticari araç olması nedeniyle uygulanacak faiz türünün ticari avans faiz olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gider ve tedavi giderinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin maluliyet oranının belirlenmesinde esas alınan yönetmeliğe ilişkin istinaf incelemesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 08.02.2021 tarihli raporda, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin bedensel özür oranının %2 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 45 (kırk beş) gün bakıcı ihtiyacı olduğu belirlendiği, raporda davacının fiziki muayenesi yapıldığı, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmakla hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle usulüne uygun olarak alınan maluliyet raporu nun, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç sigortalısının şirket olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiş olması doğru olmadığından davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf incelemesinde, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebiyle açılan eldeki davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/3. maddesinde düzenlenen "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmüne aykırı olarak davalı yararına davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ile 139,00 TL yargılama gideri olmak üzere 359,70 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.10.2024 oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2027, K. 2024/1187, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama