İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2489 K.2024/1584

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2489Karar2024/1584Tarih12 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.102 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Esas no
2022/2489
Karar no
2024/1584
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/09/2022
Numarası
2020/591 Esas 2022/633 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
09/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.102 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 31.12.2018 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu motorlubisiklet ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, kazada davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı ... şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 353.683,36 TL’ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.271,26 TL’ye artırmıştır.

Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunulmadığını, davacı tarafça usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, davacı tarafından Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu ve 2019.E.80748 sayılı dosyasıyla başvurunun usulden reddine karar verildiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,

maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu veya yetkili hastaneden rapor alınması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinden davalı ... şirketinin sorumlu olmadığını, kusura ilişkin olarak ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı motosiklet yolcusunun kaskının takılı olmadığı ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının SGK’dan gelir sağlayıp sağlamadığının temini ile sağlamış ise mahsubu gerektiğini, talebin ticari işten kaynaklanmadığını ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 16.05.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın % 50 oranında, motorlubisiklet sürücüsü dava dışı ...'in % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, maluliyete ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması,

Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.11.2021 tarihli raporda davacının özür oranının % 28 olduğu, 06.07.2021 tarihli raporda geçici iş göremezlik süresinin 180 gün ve bakıcı ihtiyacının 30 gün olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 02.08.2022 tarihli ek rapor uyarınca sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranındaki kusuruna göre davacı lehine 299,205,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,

davacının yaralanma bölgeleri dikkate alındığında kask ve koruyucu ekipman takılıp takılmamasının yaralanmaya etkisi olmayacağı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davacının sürücünün eşi olduğu anlaşılmakla hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki savunmanın yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 299.205,86 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1.271,26 TL bakıcı gideri tazminatının 26.08.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olup eksik inceleme neticesinde verildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas ücretten AGİ indirimi yapılmış olmasının Gelir Vergisi Genel Tebliğine aykırı olduğunu, 2022 yılı asgari ücretinin gelir vergisinden muaf tutulduğunu, AGİ’nin asgari ücret almakta olan çalışanlar için kaldırıldığını, bu husus nazara alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu,

sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüde düştüğünden kaza tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen faiz türünün hatalı olup avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davalı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olup davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini ve aleyhlerine arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, yeniden yargılama yapılması halinde güncel verilerin dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davadan önce davacı tarafça usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, uygun sağlık kurulu raporu ve 3 aylık ücret bilgisinin sunulmadığını, kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun tanzim edilmesi gerektiğini, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiğini,

hatalı yönetmeliğe göre tanzim edilen rapor ile davacının maluliyet oranının hatalı tanzim edildiğini, davacının psikiyatri tanıları ile ilgili kalıcı maluliyeti saptanmadan önce 2 yıllık düzenli takip ve tedavi engelli sağlık kurullarında esas olduğunu, davacı hakkında alınacak kurul raporu temin edilerek maluliyetinin değerlendirilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu veya yetkili bir hastaneden yönetmeliğe uygun rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, olması gerekenden daha yüksek bir tazminatın hesaplandığını,

kazaya karışan motorbisiklette kişi sınırının sürücü dahil 2 kişi olmakla ifade tutanaklarına göre sürücü dahil 4 kişi yolculuk yaptığını, istiap haddinin aşıldığını ve % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici bakıcı giderine ilişkin talepten davalı ... şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı giderinin belirsiz alacak davası olarak talep edilemeyeceğini, hüküm altına alınan tazminata usulüne uygun başvuru bulunmaması ve temerrüt gerçekleşmemesi nedeniyle maluliyet raporu tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Davacı vekili, 31.12.2018 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu motorlubisiklet ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 16.05.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın % 50 oranında,

motorlubisiklet sürücüsü dava dışı ...'in % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, maluliyete ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.11.2021 tarihli ek raporda davacının özür oranının % 28 olduğu, 06.07.2021 tarihli raporda bakıcı ihtiyacının 30 gün olduğunun belirlendiği,

aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.08.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece davacının maluliyetinin tespiti bakımından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.07.2021 tarihli rapor ve bu rapordaki tespitler esas alınarak düzenlenen 02.11.2021 tarihli ek raporda, davacı hakkında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.03.2021 tarihli konsültasyonda davacının kazadan sonra sürekli tedirgin olma, korku, çabuk öfkelenme, ev işlerini yapamama, çocukları ile ilgilenememe, ambulans polis sireni ile irkilme, "bir şey olacakmış" gibi hissetme, nefes darlığı, araç içi yolculuk yapamama ve krizler biçiminde yakınmaları ortaya çıktığı,

Denizli Devlet Hastanesinde psikiyatrik tedavi için başvurduğu, yaklaşık dokuz ay kadar paroksetin 30 mg/gün ve sülprid 50 mg/gün kullandığı, şu anda da kullandığını belirtiyor ama MedEczane sisteminde ve E-Nabız'da görünmediği, kazadan önce 2012 gibi babası yanarak ölmüş; o dönemde bir kez psikiyatriste gittiği, devam eden yakınmalar: sinirlilik, çabuk parlama, ağlamalar, iç sıkıntısı ve bunaltı hissi; uykuya dalma ve sürdürmede güçlük olduğu, araçla yola çıkmamaya çalışıyor; kaza olacağının düşünüyor, bellek, dikkat ve yürütücü işlevleri olağan olduğu, muayenede affekti ılımlı depresif;

görüşmede ağlıyor, duygu durumu anksiyeteli irritabl, dikkat olağan, düşünce içeriğinde trafikte bulunmaktan kaçınma "kaza geçirme" endişesi, işlevselliği kısmen bozulmuş olduğu, yapılan psikiyatrik muayenesinde 31.12.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak önce travma sonrası stres bozukluğu geliştiğine ve halen yaygın anksiyete bozukluğu olarak sürdüğüne, yeterli tedavi ve izlem ile kısmen iyileştiğinin belirtildiği,

Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği belirtilen 06.07.2021 tarihli raporda travma sonrası stres bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu tanısı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının % 20 olarak hesaplandığı, sağ diz menisküs yırtığı sekeli nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının % 10 olduğu ve Balthazard formolü ile toplandığında olay tarihine göre meslekte kazanma gücü oranının % 28 olduğu,

bu rapordaki muayene bulguları dikkate alınarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02/11/2021 tarihli raporda kişinin özür oranının % 28 olarak hesaplandığının bildirildiği anlaşılmış ise de rapor ve ek rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Mahkemece, davalı ... şirketinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının kaza tarihinden önceki gördüğü belirtilen psikiyatrik tedaviye ilişkin tedavi evrakı, belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluklar ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgeleri getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kaza öncesinde psikolojik rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, kaza sonucu etkilenip etkilenmediği ve etkilenme oranı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği,

tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre rapor alınması gerekirken bu hususun nazara alınmamış olması isabetli görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin aktüer bilirkişi ek raporuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 02/08/2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda 2022 yılı pasif dönem tazminat hesabında alternatifli olarak hesaplama yapıldığı ve mahkemece AGİ hariç net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi (AGİ), ülkemizde 2008 yılından 2022 yılına kadar uygulanan vergi indirim sistemidir.

AGİ asgari ücret üzerinde hesaplanan gelir vergisinden kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu aile içindeki fertleri için verilen bir indirimdir. AGİ, kişinin medeni haline ve ailesi içinde yer alan çocuk sayısına göre farklılık gösterir.

Kişinin brüt maaşı üzerinden hesaplanan asgari geçim indirimi, ancak 16 yaşından büyük işçiler için uygulanır.Asgari geçim indirimi uygulaması ile işverenler çalışanların ücretleri üzerinden vergi oranını hesaplar ve vergi dairesine asgari geçim indirimi kadar daha az vergi öder. Gelir Vergisi Kanununun 32 maddesi 7349 Sayılı Kanunun 3.maddesi ile 22.12.2021 tarihinde yürürlükten kaldırılmış, böylece asgari geçim indirimi uygulamasına bu tarih itibarıyla son verilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27.01.2022 Günü Resmi Gazetede yayınladığı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 7. maddesinde “Yapılan düzenleme ile 01.01.2022 tarihinden itibaren 193 Sayılı Kanunun 32. maddesinde düzenlenmiş bulunan asgari geçim indirimi uygulanması kaldırıldığından bu tarihten itibaren yapılan ücret ödemelerinde asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır” denilerek 01.01.2022 tarihinden itibaren artık asgari ücret üzerinden gelir vergisi alınmayacağı, bu nedenle de Asgari Geçim İndirimi uygulamasına da son verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda 01.01.2022 tarihinden sonra asgari geçim indiriminin kaldırıldığı anlaşılmakla bu husus nazara alınarak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir. Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5-Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/17966 sayılı takip dosyasına yatırılan 505.050,06 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2489, K. 2024/1584, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2489
Karar No
2024/1584
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2491 K.2024/1676
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2495 K.2024/1683
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2500 K.2024/1630
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2504 K.2024/1550
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2515 K.2024/1456
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2517 K.2024/1460

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.