KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/543 - 2024/605
- Esas no
- 2022/543
- Karar no
- 2024/605
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2021
- Numarası
- 2018/47 Esas 2021/651 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 21/05/2024
Karar Metni
1.618 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 04.11.2017 tarihinde davalı ...’in işleteni ve sürücüsü , davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacıların desteği ...’ın içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...’ın eşi, diğer davacıların annesi ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ev hanımı olan ...’ın ölümü ile eşi ve iki çocuğunun destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine yalnız eşi için 72.447,64 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak yetersiz olduğunu,
ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu, davacıların ...’ın vefatı nedeniyle manevi olarak büyük zarar gördüklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL,
davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için maddi tazminat talebini 85.534,09 TL olarak ıslah etmiş, 23.11.2021 tarihli dilekçesi ile adı geçen davacı yönünden maddi tazminat talebinden feragat etmiştir.
Davalı ... vekili, kazanın gerçekleştiği yerde uyarıcı levha bulunmadığını, davalıya tam kusur isnat edilemeyeceğini, kaza gününde yolun kullanıma açık olduğunu, uyarı levhalarının iki gün sonra ölümlü kazanın duyulmasıyla yerleştirildiğini, kazanın Karayolları Genel Müdürlüğünün ihmali ile gerçekleştiğini, davalının yolun her iki şeridinin de giriş istikametine açık olduğunu düşündüğünü, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/582 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kusur oranlarının belirlenmediğini, sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafa yapılan ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, ödeme alamayan davacıların ise destek taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin bilirkişi heyetinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, yol yapım ve bakımından sorumlu kurumun kusursuz olduğunun belirtildiği,
davacılar ... ve ...'ın annelerin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri yaşları aşmış olduklarından maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin aktüer bilirkişi raporu ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalara göre kısmen kabulü gerektiği, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler esas alınarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü gerektiği gerekçeleriyle maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 85.534,09 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta yönünden 22.12.2017 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 45.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... yönünden 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükümden sonra 23.11.2021 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebinden feragat edilmiş, mahkemece 23.12.2021 tarihli ek karar ile davacı ... hakkındaki maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacılar lehine hükmolunan 90.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin hükmün hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat tutarları aşırı olup davalının mahvına sebep olacak mahiyette olduğunu, davalının maddi durumunun iyi olmadığını, cevre düzenleme işleriyle ilgilenmekte olduğunu ve birkaç ayda elde ettiği gelir ile yıl boyu geçimini temin ettiğini, davalının maddi durumu ile birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminatın uygun olmadığını, manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme, diğer taraf için de fakirleşmeye sebep olmaması gerektiğini,
kazada davalıya isnat edilen kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı sürücünün de kaza yerindeki hız sınırını yaklaşık % 70 oranında aştığını, hız limitine uyulmuş olması halinde bahse konu kazanın aynı şiddette gerçekleşmeyeceğini, karşı tarafın kusursuz olduğunun kabulünün doğru olmadığını, kazanın gerçekleştiği yolun kesikli çizgili olması davalı yolu iki şerit gidiş olarak düşüncesine yönettiğini,
kazanın olduğu vakit ile yakınlarında uyarıcı levha bulunmadığının sabit olması sebebiyle davalının % 100 kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek manevi tazminata ilişkin hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 04.11.2017 tarihinde davalı ...’in işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davacıların desteği ...’ın içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...’ın eşi, diğer davacıların annesi ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece kusur durumuna ilişkin bilirkişi heyetinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu,davacı sürücünün kusursuz olduğu, yol yapım ve bakımından sorumlu kurumun kusursuz olduğunun belirtildiği,
aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükümden sonra 23.11.2021 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebinden feragat edilmiş, mahkemece 23.12.2021 tarihli ek karar ile davacı ... hakkındaki maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş,
karara karşı manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak,
zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 04.11.2017 tarihinde davalı ...'in idaresindeki araç ile davacı ...'in idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in eşi, diğer davacıların annesi ...'ın vefat ettiği, kusura ilişkin olarak üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 23.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsizliği nedeniyle, bakım çalışması olan yolda karşı yönde trafiğin işlediği yol şeridine girerek, ters yönde ve seyir etmesi gerektiği hızdan daha hızlı seyrederek,
kaza olmasını engelleyecek hiç bir güvenlik tedbirine başvurmaması nedeniyle davalı ...'in % 100 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, kazanın meydana geliş şekli, ceza yargılamasına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/582 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 14.09.2018 tarihli kusur raporu ve toplanan delillere uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,
kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2017) paranın alım gücü nazara alındığında davacı ...'ın eşi, diğer davacıların annesi ...'ın vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/543, K. 2024/605, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama