İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/794 K.2024/607

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2022/794Karar2024/607Tarih2 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.483 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Mayıs 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/794 - 2024/607
Esas no
2022/794
Karar no
2024/607
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2021
Numarası
2021/5 Esas 2021/890 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
20/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.483 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 04.02.2020 tarihinde dava dışı sürücü ...’nın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yüksek hızla seyir halinde iken yaya konumunda bulunan davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağındaki ve sair evraktaki davacıya yönelik kusur oranı ve isnatlarını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, yapılan başvurunun 30.04.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiğini,

eksik evrak ikmaline ilişkin 04.11.2020 tarihli dilekçe ve eklerinin ise 06.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, zorunlu arabuluculuk aşamasında iken davalı sigorta şirketi tarafında taraflarına bildirim yapılmadan kısmi ödeme yapılmış olmakla birlikte yapılan ödemenin davacının uğradığı zararları karşılamadığını, bakiye maddi zararların tazmini için arabuluculuk sürecine devam edildiğini ve sonuç alınamadığını, davanın HMK’nin 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak nedeniyle kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 9.800,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL ve bakıcı gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik talebini 29.366,75 TL, geçici iş göremezlik talebini 6.311,94 TL, bakıcı gideri talebini 2.943,00 TL’ye artırmıştır.

Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul kurallarına aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davaya konu kazanın ardından davacı tarafça sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet durumununa ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini,

geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi giderlerinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan ödeme olup olmadığı ve varsa mahsubunu, davacının müterafik kusuru olup olmadığının tespiti gerektiğini, bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, dava tarihinden önceki bir tarihten faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02/06/2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında, davacı yayanın % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 29.07.2021 tarihli raporda davacının engel oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olarak belirlendiği,

aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 28.508,23 TL kalıcı işgücü kaybı zararı, 6.311,94 TL geçici işgücü kaybı zararı ile 2.943,00-TL tedavi sürecindeki bakım ihtiyacı olmak üzere toplam 37.763,17-TL'nin temerrüt tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, kusur durumuna ve maluliyete ilişkin raporlara itirazların nazara alınmadan tek aktüer bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusura ilişkin alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının maluliyet oranının usulünü uygun bir raporla tespit edilmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan rapordaki maluliyet oranının fahiş olduğunu,

hasar dosyası kapsamında alınan medikal görüş raporunda hükme esas alınan raporda saptanan maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunun tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususu araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, rapora itiraz edilmişse de bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu,

bakıcı ve geçici iş göremezlik giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi ve buna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davacının 04.02.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ağır şekilde yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması, bakıcı ihtiyacının doğması nedeniyle maddi zararların tazmini için kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi gerektiği, aksi halde başvuru tarihi dikkate alınarak faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine başvurunun 30.04.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, faiz başlangıç tarihinin 12.05.2020 olması gerektiğinin açık olduğunu,

davacının maluliyeti raporunda belirtilen maluliyet oranının üzerinde maluliyeti bulunduğunu, aleyhe hususları kabul etmediklerini, ayrıca dosya kapsamında maluliyet ve kusur oranları hususunda değişiklik olması halinde kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarını saklı tuttuklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 04.02.2020 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yüksek hızla bir şekilde seyir halinde iken yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02.06.2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında, davacı yayanın % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 29.07.2021 tarihli raporda davacının engel oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların "11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, dava konusu kaza nedeniyle davacının daimi maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.07.2021 tarihli raporda Yargıtay uygulamasına göre olay tarihi itibariyle uygulanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik Yönetmelik hükümleri gereğince davacının özür oranının %6, iyileşme süresinin 6 ay ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olarak belirlendiği,

raporun, ayrıntılı, gerekçeli ve dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu ve Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmakla mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.

Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan,

zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.

3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir.

Bu itibarla 04.02.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki araç ile seyir halinde iken yaya konumunda olan davacıya çarpması neticesinde kaza meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02.06.2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün yola gereken dikkatini vermemesi,

aracının hızını mevcut şartlara göre uyarlamaması ve seyir yönüne göre yolun sağ şeridinde bulunan çamur ve su birikintisine müteyakkız bir şekilde yaklaşmaması nedeniyle, bu birikintiye girmemek için sol şeride yönelmesi sonucunda sol şeritten kendisine doğru yürümekte olan davacı yayaya çarpması nedeniyle % 50 oranında, davacı yayanın yaya kaldırımı ve banket bulunmayan olay yeri yolda yürürken dikkatli olması ve taşıt yolundan değil, taşıt yolunun bitişiğinden yürümesi gerekirken bu hususa riayet etmemesi nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve raporun kaza tespit tutanağı,

toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı,

aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 15.11.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve davalı sigorta şirketi tarafından 25.11.2020 tarihinde yapılan ödeme güncellenerek mahsup edilmek suretiyle karar verilmiş olmasının doğru olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4- Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik olarak istinaf başvurusunun incelenmesinde, 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için sigorta şirketine müracaat zorunludur.

Somut olayda davadan önce davacı tarafça sigorta şirketine 30.04.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından talep edilen sağlık kurulu raporu ve gelir durumunu gösterir belgenin de 06.11.2020 tarihinde teslim edildiği ve davalı tarafından ödeme yapıldığı nazara alındığında 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca faiz başlangıç tarihinin 19.11.2020 olarak belirlenmesi gerekirken kısmi ödeme tarihinin esas alınmış olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak faiz başlangıcı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

II-Davacı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

A-)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 28.508,23-TL kalıcı işgücü kaybı zararı, 6.311,94-TL geçici işgücü kaybı zararı ile 2.943,00-TL tedavi sürecindeki bakım ihtiyacı olmak üzere toplam 37.763,17-TL'nin temerrüt tarihi olan 19/11/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,

2-Alınması gerekli 2.579,60 TL harçtan peşin yatırılan 59,30 TL ile ıslahla alınan 98,00 TL toplamı 157,30 TL ’nin mahsubu ile kalan 2.422,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,

3-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 1.252,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren % 97,77 ’i olan 1.224,08. TL ile 59,30 TL başvurma ve 157,30 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.290,56 TL sinin davalıdan 29,44 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.664,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 858,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2,579,60 TL harçtan peşin alınan 650,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.929,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapıla 82,50 TL posta masrafı ve 220,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 303,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/794, K. 2024/607, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. III - İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/794
Karar No
2024/607
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/794 K.2024/267
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/794 K.2024/291
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/795 K.2024/260
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/796 K.2024/310
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/797 K.2024/490
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/798 K.2024/354

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.