KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/405 - 2025/519
- Esas no
- 2023/405
- Karar no
- 2025/519
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23.11.2022
- Numarası
- 2019/410 Esas 2022/1118 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 12.05.2025
Karar Metni
1.435 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 21.03.2014 tarihinde davalı ...'un işleteni, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazsında davacının ağır şekilde yaralandığını, ceza davasında davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 04.11.2016 tarihinde yapılan 104.394,00 TL ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan,
75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.11.2020 tarihli dilekçesinde maddi zarar talebini 500,00 TL iş göremezlik, 500,00 TL iş gücü kaybı olarak açıklamış, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 43.054,84 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 416.285,28 TL' ye arttırmıştır
Davalılar ... ve ... vekili, meydana gelen trafik kazasında davacı yayanın kusurlu olduğunu, ceza dosyasında kusur raporu alınmadığını, kaza sırasında davacının taşıt yolu üzerinde olduğunu, davalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, kusur ve maluliyet iddialarını kabul etmediklerini, maddi tazminat talebinin açıklatılmasını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, savunma yapmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı yayanın kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihmalinin bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kaza nedeniyle %21 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği,
davacının aldığı ücret dikkate alınarak düzenlenen 20.10.2022 tarihli raporda tazminat miktarının toplam 458.976,37 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile toplam talep ettiği miktar da dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatı olarak 31.379,69 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 416.285,28 TL olmak üzere toplam 447.664,97 TL tazminat miktarı belirlendiği, bu miktar belirlenirken davalı sigorta şirketi ve SGK tarafından yapılan ödemelerin tenzil edildiği,
davalı sigorta şirketinin kısmi/ eksik ödeme yaptığı tarih itibariyle temerrüdünün oluştuğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe miktarı ile sınırlı tutulduğu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 31.379,69 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 416.285,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 447.664,97 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe miktarı ile sınırlı tutulmasına,
40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ... ve ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedildiğini, davalı sigorta şirketinin teminat limitine göre sorumluluk tutarının belirlenmesi gerekirken sorumluluk limiti açıkça yazılmayarak ''teminat limiti'' şeklinde belirtilmesinin hatalı olduğunu, sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri hakkında eksik ve yetersiz bilirkişi incelemesi ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 26.10.2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun hatalı olduğunu, davacının ibraz etmiş olduğu 15.08.2022 tarihli maaş bordrosunda çelişkilerin bulunduğunu, sunulan bordroda yapılan toplam maaş ödemesinin 19.211,65 TL olduğu ve gelirler kısmında ikramiye bölümünün boş ve 0 gün olduğu belirtilmesine rağmen sonuç kısmında ikramiye dahil ortalama gelirinin 23.030,00 TL olduğunu, 15.08.2022 tarihli maaş bordrosunda herhangi bir ikramiye geliri olmamasına rağmen sonuç kısmında belirtilen ikramiye dahil ödenen maaş üzerinden hesaplanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini,
10.05.2022 tarihli ve 15.08.2022 tarihli maaş bordroları arasında 3 aylık zaman farkı olmasına rağmen 10.05.2022 tarihli bordroda davacı tarafın maaşı 14.938,67 TL iken 15.08.2022 tarihli maaşının 23.030,00 TL olduğunu, bordroda davacının maaşının neredeyse %60 oranında arttığından bordroyu kabul etmediklerini, davalıya yapılan bir başvuru olmadığından faiz başlangıç tarihinin arabuluculuk tarihi itibariyle işletilmesini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 21.03.2014 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı yayaya çapması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan, manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
istinaf aşamasında davacı vekili 26.01.2023 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketinin 163.606 TL limit ve bu tutara tekabül eden vekalet ücreti ile 3.423 TL yargılama gideri ödemesi dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden maddi tazminat davasının konusuz kaldığını, ödeme tutarı dışında kalan tutar yönünden diğer davalılar yönünden hükümdeki gibi karar verilmesini talep etmiştir.
1-Davalılar, dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararından sorumludur. Davacının yaralanması nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli işgöremezlik zararının tam olarak tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekmektedir.
Mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 20.10.2022 tarihli ek raporda davacının 2022 Temmuz aylık net geliri 23.030,00TL olduğu belirtilerek 01.07.2022- 31.12.2022 tarihleri arası işleyen dönem bu tutar üzerinden ve işleyecek iskontolu aktif dönem aynı aylık gelir esas alınarak davacının %21 maluliyetine karşılık aktif ve pasif dönem için toplam 637.452,46 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 31.379,69 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, bu miktardan SGK tarafından yapılan 49.758,29 TL'nin mahsubu ile 619.073,86-TL iş göremezlik tazminatı belirlendiği,
davalı sigorta şirketi tarafından 15.11.2016 tarihinde yapılan 104.394,00TL'nin rapor tarihine kadar işleyen yasal faizi ile birlikte 160.097,49-TL'nin mahsubu ile davacının talep edebileceği tazminatı miktarının 458.976,37-TL olarak belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda davacının işlemiş dönem tazminat hesabında 2014/1-6, 2014/7-12, 2015/1-5 aylara ait maaş bordrolarına göre hesaplama yapılmış ise de işlemiş dönemin 2016 yılı ile 2022 yılı aralık ayı arasında davacının her aya ait geliri belirtilmeden hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacının, ... kurumunda teknik personal olarak çalıştığı ve belirli bir bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz.
Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan tüm maaş bordroları ve ek ödemelere ilişkin belgelerin çalıştığı işyerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi verilerine göre ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi,
zararın karşılanmadığının tespiti halinde rapor tarihi verilerine göre sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.
Ayrıca davacı vekilinin istinaf aşamasındaki beyanlarına istinaden davalı sigorta şirketinden hasar dosyası ile ödemelere ilişkin belgelerin getirilmesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin üzerinde zarar olup olmadığının belirlenmesi, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı da açıklığa kavuşturularak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir.
2-Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği zarar, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıpları olup, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için tazminat ödendiğinin anlaşılması ve bu ödenen tazminatın zarar sorumlularına rücu edilebilecek zararlardan olması halinde zarar görenin aynı zarar için iki kez ödeme alması sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından ödenen miktarın davacının zararından mahsup edilmesi gerekir.
Mahkemece SGK tarafından ödendiği bildirilen 49.758,29 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatından mahsubu gerekirken, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı toplamından SGK ödemesinin mahsubu ile 31.379,69TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/405, K. 2025/519, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama