KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/649
- Karar no
- 2025/886
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28.02.2023
- Numarası
- 2022/132 Esas 2023/154 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10.07.2025
Karar Metni
1.474 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
08.11.2016 tarihinde, davalıya ait ... plakalı aracın davacı şirkete ait ... plaka sayılı araçla çarpıştığını, meydana gelen kaza sonucu davacıya ait aracın hasar gördüğünü, araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda toplam 62.767,71-TL hasar bedeli tespit edildiğini, aracın ikinci el değerinin 90.000,00 - 100.000,00-TL arasında olduğunu, sovtaj değerinin 22.200,00-TL olarak belirlendiğini, ekspertiz ücreti için 590,00-TL, çekici için 250,00-TL ücret ödediğini, aracın 15 günde tamir edilmesi nedeniyle 3.000,00-TL araç mahrumiyeti olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00-TL hasar bedeli,
3.000,00-TL araç mahrumiyeti bedeli, 250,00-TL çekici ücreti, 590,00-TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 43.840,00-TL'nin olay tarihinden işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, davalı şirket ile dava dışı ...arasında 07.11.2016 tarihinde kiralama sözleşmesi yapıldığını, kaza tespit tutanağında kusura dair tespit bulunmadığını, araç sürücüsüne atfedilecek kusur oranları talep edilen tazminat miktarına etkili bulunduğundan kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yer alan tespitlerin kabul edilemeyeceğini, davacının ekspertiz ücretini talep etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/2103 Esas 2022/104 Karar sayılı kararı ile, hüküm fıkrasının HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve denetime uygun şekilde ayrı ayrı gösterilmesi zorunlu olduğu,
Sigorta Tahkim Komisyonu kararında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı belirlendiği ve davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından ödenmesine karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacıya ait aracın onarımının ekonomik olmayacağı ve buna bağlı olarak pert olarak kabul edilen araçta değer kaybı da olmayacağı değerlendirildiğinde Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının ve ...
AŞ'den ödeme belgelerinin istenerek davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi ve yapılan ödemelerin mahsup edilip edilmeyeceğinin tartışılması gerektiği, dava açılmadan önce delil tespiti mahiyetinde yapılan ekspertiz gideri yargılama giderlerinden sayıldığından, yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı,
aracın tamirinin ekonomik olmadığının, davacının araç hasarından kaynaklanan zararının 42.000,00 TL olarak belirlendiği, araç mahrumiyet zararının 3.000,00 TL olarak hesaplandığı, kazanın meydana gelmesinde davacı şirkete ait aracın %20 oranında, davalı şirkete ait aracın %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 33.600-TL araç hasar bedeli, 800-TL araç mahrumiyet bedeli ve 250-TL çekici ücreti olmak üzere toplam 34.650-TL'nin kaza tarihi olan 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin kaza tarihinden önce aracı kiraladığını, işleten sıfatının bulunmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı gereğince davalı tarafa ödenen değer kaybı bedelinin davacının zararından mahsup edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından davacıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu kazada davacının aracının hasarlandığını belirterek hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi kurulundan alınan 16.10.2018 tarihli raporda ve makine mühendisi bilirkişiden alınan 08.12.2022 tarihli raporda; davalı taraf sürücüsü ...’ın kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemekle ve kavşaklardan geçiş önceliğine uymamakla %80 oranında, davacı taraf sürücüsü ...’ün kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemekle %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, iki raporun aynı yönde olduğu, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, raporların ayrıntılı ve gerekçeli tanzim edildiği görülmekle davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2-Davacı tarafın, eldeki davayı açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, davalı şirkete ait aracı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalayan ... AŞ’den, aracın değer kaybını talep ettiği, STK tarafından verilen 2016/39362 Esas 2017/6309 sayılı kararda, ... AŞ’nin davacıya 20.000,00 TL değer kaybı ödemesine karar verildiği, ... A.Ş. tarafından tahkim kararı gereğince 03.04.2017 tarihinde değer kaybı bedeli ve ferileri toplamı 27.511,21 TL’nin ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan, 08.12.2022 tarihli, makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davacıya ait aracın, tamir bedelinin KDV’siz 53.782,00 TL (KDV’li 63.463,91 TL) olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el rayiç değerinin 70.000,00 TL olarak belirlendiği, buna göre aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın ikinci el rayiç değerinden sovtaj bedeli olan 28.000,00 TL’nin tenzil edilmesi ile davacının hasardan kaynaklanan zararının 42.000,00 TL olarak belirlendiği,
mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu gözetilerek belirlenen 42.000,00 TL hasar bedelinin kusur oranına tekabül eden 33.600,00 TL’sinin davalı şirketten tahsiline karar verilmişse de; davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle tamirinin ekonomik olmadığı anlaşıldığına ve aracın pert total olduğu kabul edilerek davacının zararı hesaplandığına göre ayrıca araçta değer kaybı zararı oluştuğu kabul edilemez.
Bu durumda, davacıya yapılan değer kaybı ödemesinin, davacının hasardan kaynaklanan zararının karşılanması kapsamında yapılmış ödeme olduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle mahkemece, davacının hasardan kaynaklanan gerçek zararının 42.000,00 TL olduğu, davalı tarafın kusur oranına (%80) 33.600,00 TL isabet ettiği, davalı tarafın sigorta şirketince davacıya ödenen 20.000,00 TL değer kaybı ödemesinin mahsubu ile bakiye 13.600,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması ve yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 107,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 492,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 599,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3- Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/649, K. 2025/886, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama