KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/814
- Karar No
- 2025/918
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09.05.2023
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 11.07.2025
Karar Metni
2.072 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 12.02.2020 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı ...’ın idaresinde ve davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ...’ye ait olup davalı ...’ın idaresinde ve davalı ... ...
AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada, bu araçta yolcu olarak bulunan davacının oğlu ...’in vefat ettiğini, ceza yargılamasında davalı sürücü ...’ın asli, davalı sürücü ...’ın tali kusurlu ve alkollü olduğunun belirlendiğini, ...'in vefatı sebebiyle mirasçısı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davalı ... şirketlerine başvuru yapıldığını, gerek annesi ...'e gerekse daha sonra vefat eden babası ... ... tazminat ödemesi yapıldığını, ancak ... şirketleri tarafından ödenen miktarın gerçek tazminat değerinin çok altında olduğunu,
bunun üzerine anne ve baba için arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, baba ... ...'in arabuluculuk aşaması sonrasında hastalığından dolayı vefat ettiğini, geriye sadece annesi ...'in kaldığını, davacının oğlunun ölümü sebebiyle desteğinden yoksun kalmasının yanında ruhsal bütünlüğünün de bozulduğunu, ömür boyu sürecek derin bir acı, elem ve keder yaşadığını belirterek 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca davacı ...'in için 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı araç sahibi ve sürücüler yönünden olay tarihinden, ... şirketleri yönünden temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte,
120.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı araç sahibi ve sürücüler yönünden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 108.749,00 TL destek tazminatının davalılar ..., ... ve ... AŞ’den, 260.997,61 TL dekstek tazminatının davalı ..., ... ve ... ... AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ile ... vekili; kazanın kontrolsüz kavşakta meydana geldiğini, olay saatinde sokağın sağ ve solunda park halinde araçlar bulunup havanın yağışlı olduğunu, davalının kavşağa gelince yavaşladığını, kavşağın ortasına geldiğinde daha önce göremediği, fren korna sesi duymadığı,
bir aracın ön sol tamponuna sürterek hızla önüne girip sağ tarafa direksiyon kırmasıyla kazanın meydana geldiğini, kazaya karışan diğer araçta toplam beş kişinin bulunduğunu, bunlardan sadece emniyet kemeri takılı olmayan ...'in araçtan düşerek vefat ettiğini, müteveffanın kazanın oluşumunda kusuru olmasa bile emniyet kemeri takmaması sebebiyle araçtan fırlayarak vefatından tali boyutta kusurlu olduğunu, davalının alkollü olduğunu iddia etmesinin kötü niyet taşıdığını, kazanın alkol sebebiyle meydana gelmediğini, alkol oranının çok düşük olduğunu, maddi tazminata ticari avans faizi uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davalının ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, kaza anında olay yerinde bulunmadığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tek kusurlu olduğunu, bu sürücünün kaza anında alkollü bulunduğunu, henüz belli olmayan kusur oranlarına istinaden tazminat talebinde bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının her türlü zararının ... poliçeleri ile teminat altına alındığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, kazada vefat eden ...'in araçta hatır için bulunduğunu, emniyet kemeri takmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; tarafların kusur oranlarının ve kazanın meydana gelmesindeki rollerinin netlik kazanmadığını, kazada araçtan tek düşenin emniyet kemerini takmayan ... olmasına rağmen bilirkişinin müteveffaya tali kusur atfettiğini, oysaki zarar görenin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, davalının sorumluluğunun kalmadığını, kazaya alkollü diğer araç sürücüsünün sebep olduğunu, müteveffanın babasının ölümünün doğrudan bu olay ile ilgisinin bulunmadığını, bunun davalıya kusur olarak atfedilemeyeceğini, kazaya karışan aracın ticari araç olmaması sebebiyle ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili; davacının usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya 14.04.2020 tarihinde 43.581,40TL ödeme yapıldığını, böylece sorumluluklarının ortadan kalktığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya 07.04.2020 tarihinde 46.720,40 TL ödeme yapıldığını, davacının zararlarının fazlasıyla karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 26.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %75 oranında, davalı ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffanın yolcu konumunda olduğu, emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurlu ve müteveffanın ... plakalı araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan indirim yapıldığı,
aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 26.09.2022 tarihli rapor ve 22.02.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak 09.05.2023 tarihli kararla davacının maddi tazminat talepli davasının kısmen kabulüne, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 350.564,29 TL olduğunun tespitine, 90.162,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... ve ... ...
A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... ... AŞyönünden kısmi ödeme tarihi olan 07.04.2020 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... ... AŞ'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 260.402,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... ve ... ...
AŞ'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... ... A.Ş. yönünden kısmi ödeme tarihi olan 14.04.2020 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... ...
AŞ'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talepli davasının kısmen kabulü ile takdiren 60.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükümden sonra davalı ...
AŞ tarafından yapılan ödeme nedeniyle sulh olunduğu ve feragat edildiği bildirilmekle 17.07.2023 tarihli ek karar ile davalılar ..., ... ve ... AŞ yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalının kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın ruhsat sahibi olup olay yerinde bulunmadığını, ceza yargılamasında sürücülerin cezalandırıldığını, kazanın oluşumunda tek kusurlunun alkollü olan diğer araç sürücüsü davalı ... olduğunu, davalı ...’nün kazada kusursuz olduğunu, davalının aracının pert olduğunu ve mağdur olduğunu, müteveffanın araçta hatır için bulunduğunu, ayrıca emniyet kemeri takmamasının kendisinin kusuru olduğunu, bu hususlar gözetilerek indirim yapıldığını, ancak indirimin yeterli olmadığını, sürücü ...’ın kaza anında alkollü olduğunu,
davalıya ait araç sürücüsüne kusur yüklemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza tutanağı ile tanık anlatımı uyumlu olup bu hususların nazara alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatı davalının ödeme gücü bulunmadığını, davalının temizlik işçisi olup olay nedeniyle mağdur olduğunu, manevi tazminatın davalı yönünden reddini ya da azaltılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 12.02.2020 tarihinde davalı ...’a ait olup davalı ...’ın idaresinde ve davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ...’ye ait olup davalı ...’ın idaresinde ve davalı ... ...
AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada, bu araçta yolcu olarak bulunan davacının oğlu ...’in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükümden sonra feragat nedeniyle davalılar ...
AŞ, davalı ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine dair ek karar oluşturulmuş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Dosya içeriğinden 12.02.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile kavşağa girdiği esnada aracının sağ ön-arka kapı kısımlarına, kavşağa giriş yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çapışmasının ardından çarpışmanın etkisiyle ... plakalı aracın park halindeki araça çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, kazada sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 57/1.c maddesi kuralını, sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği,
kazaya ilişkin Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/179 Esas, 2021/202 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.01.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın asli kusurlu, davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...'in yolculuğu sırasında emniyet kemerini takmaması nedeniyle ölümünde alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiği, 30.03.2021 tarihli kararla davalı sürücülerin taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
karara karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 18.03.2022 tarihli ve 2021/838 Esas, 2022/643 Karar sayılı kararıyla esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 26.09.2022 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın idaresindeki araç ile seyir halinde iken kurallar gereği duruş yaparak sağ tarafındaki kavşak kolu olan ... sokağı takiben kavşak alanına giriş yapan sürücü ... kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymaması nedeniyle % 75 oranında, davalı sürücü ...'ın kontrolsüz kavşak alanındaki olası tehlikeleri düşünerek yönetimindeki aracın hızını yeterince azaltmaması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğu, yolcu konumundaki müteveffa ...'en kaza anında emniyet kemeri takılı olmadığı,
çarpmanın etkisi ile ön yolcu kapasının açıldığı ve müteveffanın araçtan düştüğü ve müterafik kusurunun bulunduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği ve kararı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2-Davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak,
zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olayda, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü nazara alındığında davacının oğlu ...'in vefatı nedeniyle davacı annesi için belirlenen manevi tazminat tutarının uygun takdir edildiği, davalı ...'nün ... plakalı aracın işleteni olarak zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, davalının araç kayıt maliki olarak 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi gereğince işleten olarak davacının zararından sorumlu tutulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf kanun yoluna başvuran taraf lehine olan hususlarda dikkate alınarak davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/814, K. 2025/918, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama