KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/840
- Karar No
- 2025/895
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.02.2023
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30.06.2025
Karar Metni
2.547 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Bakanlığı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 15.07.2017 tarihinde davalı ... Bakanlığının işleteni, davalı ..sürücüsü, davalı ... ... AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı ambulansın, ... İş Merkezinin otoparkına giriş yaptığı sırada, otopark girişinde bulunan tabelaya çarpması ve tabelanın yerinden çıkarak davacının ayağına düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, bacağına platin takıldığını, yürüme güçlüğü çektiğini belirterek, belirsiz alacak olarak,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak aylık 800 TL bakıcı gideri ile 4.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00 TL manevi tazminatın ise sürücü ve işletenden kaza tarihinden ( sigortadan temerrüt tarihinden) itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 3.555,00 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 180.023,76 TL'ye arttırmıştır.
Davalı ... şirketi vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı sigortaya müracaat şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, uyuşmazlık konusu olayın Trafik Kazası mahiyetinde olmadığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının kusur ve maluliyete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının kaza tarihinde 12 yaşında olması nedeniyle tazminat talep hakkı bulunmadığını, bakıcı gideri ve geçici iş görmezlik taleplerinin ... teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bakanlığı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı idare hakkında Adli yargıda dava açılamayacağını, olayın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, bakanlığın ve bakanlık personelinin hizmet kusuru veya haksız fiilinin bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının ambulans aracını otopark girişi önüne çekmek ve girişe yanaşmak istediği sırada, davacı küçük ...'in kontrolsüz şekilde ve aniden koşarak ambulansın önüne fırladığını, davalının da çarpmamak için ani bir refleksle direksiyonu kırdığını, bu sırada aracın tavanın otopark girişine çarptığını, çarpmanın etkisi ile de tavanda bulunan ... tabelasının yerinden çıkarak, davacı küçük çocuğun ayağına düştüğünü, kaza sonrası davalının sürücüsü olduğu araçtaki ... ekipleri ile ilk müdahalesinin yapıldığını davalı tarafından hastaneye götürüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, görev ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, manevi tazminatın fahiş ve afaki olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın davalı tarafından sigortalanan aracın, işyeri tabelasına çarpması neticesinde düşen tabelanın davacının yaralanmasına sebep olduğundan bahisle tüm davalılardan sürekli maluliyet tazminatı ve bakıcı gideri ile işleten ve sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, ... şirketine müracaat, yargı yolu, mahkemenin görevine ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, 15.07.2017 günü saat 22:00 sıralarında davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ambulans aracı ile yaralı almak üzere, ...
İş Merkezi otoparkının olduğu yere geldiğinde otopark giriş kapısının üzerindeki tabelaya çarpması üzerine düşen tabelanın bu alanda bulunan yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında bilirkişi raporu ile davalı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı küçüğün Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek ...
Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %3, iyileşme süresinin 2 ay olduğu, iyileşme süresi içerisinde başkasının yardımına ihtiyacı olacağının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporu ile davacının zararının belirlendiği belirtilerek maddi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile, davacının 180.023,76 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı, 3.555,00 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 183.578,76 TL'den ibaret maddi tazminat talebinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile,
davacının 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Bakanlığından tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş karara karşı davalı ... Bakanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, otopark girişindeki tak yüksekliğinin olay sırasında 2,10 metre olup, olaydan sonra 2,54 metreye yükseltildiğini, olay sırasında "tak"ın yerden yüksekliğini gösteren herhangi bir tabela, uyarı bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde otopark işletmesinin asli kusurlu olduğunu, davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. Maddesi J fıkrası gereğince davalı idarenin harçtan muaf olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ambulans sürücüsünün vakaya müdahale için aracı otopark girişine çekmek ve yanaşmak istediği sırada davacı küçüğün aniden koşarak ambulansın önüne fırlaması nedeniyle davalının çocuğa çarpmamak için direksiyonu kırmasıyla ambulansın tavanının otopark girişinde bulunan tabelaya çarptığını, çarpmanın etkisiyle orada bulunan ... tabelasının yerinden çıkıp çocuğun ayağına düştüğünü, kazanın davacı çocuğun kontrolsüz şekilde ambulansın önüne çıkması nedeniyle meydana geldiğini, davalının muhtemel kazayı önlemek için sağa manevra yaptığını, davalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini,
maluliyet raporunda davacının kazadan sonra hastanede ve müşahade altında tutulduğu süreçte iki kez daha düşmüş olmasının değerlendirilmediğini, düşmelerinin durumunu ağırlaştırıp iyileşme süresini uzattığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ambulans araç ile otopark girişine çarpması ve burada takılı olan tabelanın yerinden çıkarak yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalılardan manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminat davasının kabulü, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
I-1-Davalı Bakanlığın zarardan sorumluluğuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir.
Motorlu aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zararına neden olmasından işleten sorumlu olup, bu sorumluluğun tehlike sorumluluğu olduğu, aracın karayolunda kullanılmasından yarar sağlayan işletenin meydana gelebilecek tehlikeler ve hasarlardan kusursuz sorumluluğu bulunduğu, işletenin tehlike sorumluluğundan kurtulmasını düzenleyen KTK'nın 86. maddesine göre kazanın mücbir sebepler, zarar görenin veya üçüncü kişilerin ağır kusurundan kaynaklandığının ispatlanması gerekir.
Açıklanan nedenlerle kazaya neden olan ... plakalı özel amaçlı (Ambulans) aracın .......Müdürlüğü adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla KTK'nın 3 ve 85. Maddesi gereğince davalı Bakanlığın işleten olarak sorumluluğu bulunduğundan davalının bu hususa yönelik istinaf itirazına itibar edilmemiştir.
2-Davalı ...
Bakanlığı vekili ve davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece yapılan keşfe istinaden alınan 10.07.2019 tarihli raporda aracın ön kesimindeki birinci hasar ile tavan arka kısmındaki ikinci hasarın birbirinin devamı olmadığı, sürücünün otopark giriş takının asfalt zeminden yüksekliğini ve park alanına gireceği yerde zeminin %30 oranında çıkış yönüne eğimli olduğunu gözönünde bulundurmadığı, ilk denemesinde tavan demir konstrüksiyon, ikinci denemesinde tavan bölümü arka kısmının takın alt kısmına çarparak monteli tabelanın yerinden kopmasına neden olduğu,
takın olay sırasında 2.10 m yüksekliğinin 2.54 metreye çıkarılmış olduğunu, davalı ambulans sürücüsünün %75, özel park yerinin sahibi, yetkilisi ve/veya sorumlusunun olayda %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizliği ve/veya tedbirsizliği bulunmadığı, olayda tamamen kusursuz olduğunu bildirilmiştir.
Davalıların itirazı ve bilirkişinin reddine müteakip mahkemece yapılan ikinci keşfe istinaden makine mühendisi bilirkişiden alınan 16.03.2020 tarihli raporda ambulans sürücüsünün sağa manevrasıyla birinci denemesinde ambulansın tavan üst kısmını, geri manevrasıyla ikinci denemesinde ambulansın tavan arka kısmını çarpmasıyla tabelanın yerinden çıkarak aracın ön kısmına ve takın ilerisinde sol tarafta bulunan davacının üzerine düşerek yaralanmasına neden olduğu,
kaza tarihinde otopark giriş yüksekliğine ilişkin yürürlükte bir kural bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsünün KTK 'nın 47/d, 52/b ve 71. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, özel park yeri sahibine kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, davacı küçük yaya ...'in herhangi bir kural ihlali bulunmadığı belirlenmiş, davalıların itirazı üzerine alınan 06.01.2022 tarihli ek raporda olay tarihinde otopark giriş yüksekliğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı,
olaydan sonra 22.2.2018 tarih, 30340 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle otopark giriş yüksekliğinin net 2,00 metreden az olamayacağı kuralının getirildiği bildirilmiştir.
Mahkemece çelişkilerin giderilmesi için İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 22.02.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in kusursuz olduğu belirlenmiş, itirazlar üzerine İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan 19.08.2022 tarihli raporda ise kaza tarihinde yürürlükteki otopark yönetmeliğinde otopark giriş yüksekliği ilgili hüküm bulunmadığı, mevzuata uygunsuzluğundan söz edilemeyeceği tespiti ile araç sürücüsünün otopark giriş kapısının yüksekliğini dikkate alarak buradan geçme teşebbüsünde bulunmaması,
zamanında ve güvenli bir şekilde aracını durdurması gerekirken bu hususlara riayet etmediğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı 2006 doğumlu yaya ...'in olayda alacak bir önlemi olmadığından atfı kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, belirlenen kusur oranlarının kazanın oluşu ile dosya kapsamındaki diğer raporlarla uyumlu olduğu, dosya kapsamındaki tüm raporlarda kazanın meydana gelmesinde davacıya kusur atfedilmemiş olduğu anlaşılmakla davalıların istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
3-Davalı ... vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, ... ...Dalı Bölümünden alınmış 10.01.2019 tarihli raporda davacının 15.07.2017 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak sağ femur kırığı ve sonrasında meydana gelen sağ femur çoklu kırıkları nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek ....Yönetmelik hükümlerine göre davacının yürüyüş bozukluğu, tek baston sürekli kullanmak zorunda olduğundan bedensel özür oranının %24 olduğu, 4 ay bakıcı ihtiyacının oluştuğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu bildirilmiştir.
Davalıların itirazı üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 21.08.2020 tarihli raporda davacının trafik kazasına bağlı sağ femur diafizinde kırık oluşmasına bağlı olarak ameliyat edilerek plak vida takıldığı, 03.09.2017 tarihinde mevcut kırık iyileşmesi henüz tamamlanmamışken düşmeye bağlı plak kırılmasının oluştuğu ve yeniden ameliyat edildiği, kişide halihazırda özürlülüğün kısalığa bağlı olduğu, bu durumun olay tarihli kazaya bağlı femur kırığı sonrası oluşabilecek bir durum olduğu,
03.09.2017 tarihindeki düşmenin oluşmuş kısalıkta etkisinin olup olmadığı varsa ne oranda olduğu hususunun ayırt edilemediği belirtilerek Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek ... Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının vücut engellilik oranının %3, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 ay olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 05.08.2021 tarihli raporda davacının, 15.07.2017 tarihinde femur şaft kırığı nedeniyle 16.7.2017 ameliyat edildiği, taburcu, rutin takiplerinde düşme nedeniyle 08.09.2017 tarihinde tekrar ameliyat edildiği, kaynamanın tam olduğu, davacıda halihazırda özürlülüğün kısalığa bağlı olduğu, bu durumun olay tarihli kazaya bağlı femur kırığı sonrası oluşabilecek bir durum olduğu, 03.09.2017 tarihindeki düşmenin oluşmuş kısalıkta etkisinin olup olmadığı ve varsa ne oranda olduğu hususunun ayırt edilemediği,
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek ...
Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının bedensel özür oranının %3 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı ve davacının 2 ay bakıcı ihtiyacının olduğunun belirlendiği, raporda davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği anlaşılmakla hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Davalı ... Bakanlığı vekilinin harca yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/j maddesi uyarınca davalı bakanlığın harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan hükümde davalının yargılama harçlarından sorumluluğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yargılama harçları yönünden HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince istinaf sebebi yapılmayan ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Bakanlığı tarafından yapılan 266,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
3-Davalı ...'den istinaf başvurusu nedeniyle alınması gerekli 13.223,37 TL'den peşin alınan 3.405,35 TL'nin mahsubu ile kalan 9.818,02 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/840, K. 2025/895, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama