KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1096 - 2025/1053
- Esas no
- 2025/1096
- Karar no
- 2025/1053
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21.07.2025
- Numarası
- 2025/557 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazılma tarihi
- 25.09.2025
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 14.02.2025 tarihinde davalılar ...'ün sevk ve idaresindeki ...'ya ait ... plaka sayılı araç ile davalılar ...'un sevk ve idaresindeki ... AŞ'ye ait ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... plaka sayılı araçta yolcu olan davacı ...'un yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücününde kusurlu olduğunu, davacının tedavisinin halen devam ettiğini belirterek HMK'nın 107.
Maddesi gereğince geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri, protez ve ortez gibi ortopedik araç gideri, estetik ameliyat gideri ve doğması muhtemel her türlü maddi zarar için 1000,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalı ...'ya ait ... plaka sayılı araca ait ticari taksi plakası ile kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ile araç maliki ...
AŞ'nin yeterli miktarda mallarının üzerine davacının sosyoekonomik durumu gözetilmek suretiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, ticari taksi plakasına ilişkin haczin trafik tescile işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece verilen 21.07.2025 tarihli ara karar ile; alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği, alacağın muaccel olduğu ya da borçlunun mal kaçırdığı ya da mal varlığını gizlediği ve bu yönde hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamına sunulan bir delil de bulunmadığı, İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde.
Mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, ancak hukuki düzenlemeler, Yargıtay içtihatları ve dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, davacının talebinin yaklaşık ispat şartını sağladığını, kazanın davalıların kusuru sonucu meydana geldiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle alacağın muaccel hale geldiğini, dava konusu olayda sunmuş oldukları delillerle yaklaşık ispatın sağlandığını, ayrıca trafik kazasına sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olması ve elden çıkartılma hızının yüksek olması nedeniyle davalının mal kaçırma ihtimali mevcut olduğunu,
mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar, dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacının alacağını tahsil etmesini riske soktuğunu, davacının adli yardımdan yararlandığını ve yargılama giderlerini dahi karşılayamayacak ekonomik durumda olduğunu belirterek, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, davalıların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki alacak ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, 14.02.2025 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... plaka sayılı ticari araçta yolcu olan davacı ...'un yaralanması nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini, davalı ...'ya ait ... plaka sayılı araca ait ticari taksi plakası ile kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ile araç maliki ...
AŞ'nin yeterli miktarda mallarının üzerine davacının sosyoekonomik durumu gözetilmek suretiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, ticari taksi plakasına ilişkin haczin trafik tescile işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nın 257. maddesi hükmüne göre: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Dosya kapsamına göre davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması,
tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi,
bu aşamada manevi tazminat alacağının miktarının hakim tarafından toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususlara göre belirleneceği, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2025/1096, K. 2025/1053, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama