KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Asıl Davada Davalı-karşı Davacı Birleşen Dava
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/1271 - Karar No:2024/1048
- Dosya no
- 2022/1271
- Karar no
- 2024/1048
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2022
- Numarası
- 2017/223 E-2022/668 K
- Davacı-karşı davalı
- —
- Vekili
- —
- Asıl dava konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karşı dava konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
4.936 kelime·25 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada davacı vekili tarafından davalı- karşı davacı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davada davacı vekili tarafından karşı davalı aleyhine açılan alacak, birleşen davada davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan alacak davasında mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın davalı ....Ltd.Şti yönünden reddine, davalı ... Sist...Ltd.Şti yönünden kabulüne dair verilen karara karşı asıl davada davacı- karşı davalı/ birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Sist...Ltd.Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında, müvekkili tarafından yapılan ... parselde bulunan inşaatın, dış cephe mantolama işlerinin yapımını kapsayan 10/02/2016 tarihli Alt Yüklenici (Taşeronluk) Sözleşmesi akdedildiğini, yapılan bu sözleşmenin 8. maddesinde: "Taşeron SGK işveren alt dosyası açacak, çalıştırdığı personel kendi firmasından SGK'lı olacaktır.
SGK ile ilgili tüm resmi ödemeler ve harçlar taşeron firmaya aittir ve her ay ödendiğine dair makbuzları müteahhit firmaya vermek zorundadır." hükmünün bulunduğunu, SGK'ya ilişkin tüm ödemelerden davalı şirketin (taşeronun) sorumlu olduğu konusunda kesin olarak anlaşıldığını, buna rağmen davalı şirketçe kurum nezdinde 44120010112842820062870001 işveren sicil numarası ile açılmış olan alt işveren dosyasından tahakkuk etmiş borçların ödenmediğini, bu nedenle de ... parselde bulunan inşaatın iskân başvurusu için zorunlu olan "SGK Borcu Yoktur" yazısı alınamadığını,
davalı tarafa kuruma olan borçlarını ödemesi gerektiği şifahen defalarca bildirilmiş olsa da bir sonuç alınamadığını, kuruma olan borçların ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunun Sincan 1. Noterliği'nin 04/01/2017 tarih ve 00380 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtar edildiğini, davalının borcu ödemediği gibi telefonlara dahi çıkmadığını, davacı şirketin, kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki taahhüdünü yerine getirebilmek için davalı şirketin kuruma olan toplam 36.565,00 TL'lik işveren icra dosya borcunu ödediğini, bu ödemenin ardından 3 aylık bir gecikme ile iskân ruhsatı alınabildiğini,
ödenen 36.565,00 TL'nin iadesi için Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2786 sayılı icra dosyasından davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibine başlanıldığı ancak bu takibe 13.03.2017 tarihinde itiraz edildiğini, dava konusu alacağın, sözleşmeden kaynaklı olduğunu, davalı- borçlu tarafından herhangi bir hesaplamaya gerek duyulmadan yalnız başına bilinebilecek (likit) bir alacak olduğunu, bu nedenle yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre (Yargıtay 10.HD'nin 14.02.2005 tarih ve 11877/1110 E-K,
Yargıtay 13.HD'nin 24.11.1998 tarih ve 8981/9346 E-K) alacak miktarının %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtilerek, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2786 sayılı takip dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu alacak likit olduğundan %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili; müvekkili ile davacı arasından imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında davalının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının da iskan ruhsatını aldığını, davacının taşeronluk sözleşmesi gereği davalının ödemesi gereken 36.565,00 TL SGK prim borcunu davalı adına ödediğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davalı şirkete ulaşan bir ihtar olmadığını, davacının, davalıya taşeronluk sözleşmesi gereği ödemesi gereken hakedişlerini ödemediği için müvekkilinin SGK primlerini ödeyemediğini,
davacının ödediği SGK primleri düşüldükten sonra taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı davalıya yüklü miktarda borcu bulunduğunu, bu nedenle davacıdan taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı borç ile Borçlar Kanunu 139. maddesi gereğince takası için iş bu dava da takas defi'ni ileri sürdüklerini, davacının taşeronluk sözleşmesi gereği yapılan işin bedelinin tamamını davalı şirkete ödemediğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu yerin iskan ruhsatını aldığını beyan ederek taşeronluk sözleşmesi gereği müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini kabul ettiğini,
davacı ile imzalanan sözleşme gereği müvekkilinin mantolama işini bitirip teslim ettiğini, taşeronluk sözleşmesi gereğince bitirilen işin faturalandırıldığını, ancak bedelin tamamının davalıya ödenmediğini, tarafların defterlerinde yapılacak - bilirkişi incelmesinde bu hususun ortaya çıkacağını, taşeronluk sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken miktarın tamamının müvekkiline ödenmemesi sebebi ile asıl davada yapılan takas definden sonra kalan miktarın tahsili için iş bu davanın açılması zarureti hâsıl olduğunu belirtilerek,
takas defi talepleri dikkate alınarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 46.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 13/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 27.434,34 TL arttırarak, toplam 73.434,34 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davacı/ karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/86 Esas sayılı dosyasında;
Davacı vekili; müvekkili ile ....Ltd Şti arasında imzalanan ve davacı tarafından yapılan ... parselde bulunan inşaatın dış cephe mantolama işlerinin yapımı kapsamında 08/12/2015 tarihli herşey dahil 26 dansiteli uygulamalı ve boyalı dış cephe duvar panosu uygulaması konulu alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini ancak asıl taşeron olan ....Ltd Şti'nin mantolama işinde malzemelerin tedariğini gerçekleştirirken, uygulama (işçilik kısmında) ise ...
Sis...Ltd Şti ile anlaştığını, başka bir anlatımla davalı ....Ltd Şti'nin asıl işin verildiği taşeron iken, ... Sis...Ltd Şti'nin taşeron şirketin anlaşmış olduğu alt taşeron olduğunu ancak bu şekilde davalı şirketin, çalıştıracağı işçiler için SGK nezdinde alt işveren dosyası açamadığından, yasal prosedürün tamamlanabilmesi için müvekkili ile davalı şirketlerden ...
Sis...Ltd Şti arasında da 10/02/2016 tarihinde alt yüklenici (taşeronluk) sözleşmesi akdedildiğini, davalı ....Ltd Şti ile imzalanan sözleşmenin 1.maddesi ile davalı ...
Sis...Ltd Şti arasında imzalanan sözleşmenin 1.maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, belirtilen ısı yalıtım uygulamasında teslim tarihinden sonra çatlama, şişme, dökülme vs. deformasyonlar meydana geldiğini, bu sorunun davalı firmalara şifaen defalarca bildirildiğini ancak taleplerinin sürüncemede bırakıldığını, sonraki süreçte telefonla dahi ulaşamaz olduklarını, bunun üzerine Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/31 D.İş sayılı tespit dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, Ankara 32. Noterliği'nin 18076 yevmiye nolu ihtarnamesinin her iki davalı şirkete de gönderildiğini,
imalatlarının hatalı yapılması nedeniyle dış cephe kaplamalarının sökülerek ayıpız yeni ile değiştirilmesini aksi halde ise sözleşme cephe kaplamalarının sökülerek ayıpsız yenisi ile değiştirilmesini aksi halde ise sözleşme bedelinin iadesi talep edilmiş isede olumlu bir sonuç alamadıklarını belirterek,
eserdeki mevcut ayıpların giderilmesini aksi halde ise sözleşmeden dönme nedeniyle iş bedelinin veya ayıbın eserin reddine gerektirecek ağırlıkta olmadığının anlaşılması durumunda ise ayıbın bedelinin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek temerrüt tarihinden itibaren, 01/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı ...
Sist...Ltd.Şti yönünden 67.000,00 TL'nin, davalı ....Ltd.Şti yönünden 165.400,00 TL olmak üzere toplam 232.400,00 TL'nin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....Ltd.
Şti vekili; davacı firma ve müvekkil firma arasında imzalandığı iddia edilen 08/12/2015 tarihli sözleşmeyi kabul etmediklerini, bu sözleşmenin firma yetkilisi tarafından imzalanmadığı gibi sözleşme için daha sonra ki görüşmeler neticesinde tarafların söz konusu malzemenin uygulanması işinde anlaşamadıklarının ortada oduğunu, nitekim davacının daha sonra diğer davalı ile bu uygulama işi için 10/02/2016 tarihli taşeronluk sözleşmesini aralarında imzaladıklarını, bu doğrultuda davacıya ait inşaat için taşeron dosyası diğer davalı firma tarafından açılmış olduğunu,
diğer davalı ve davacı firmaların aralarında yaptıkları 10/02/2016 tarihli sözleşme doğrultusunda söz konusu binada uygulama işinin diğer davalı firmaya verilmiş olduğunu, uygulama ile alakalı olarak açılan tüm taşeron dosyaları ve SGK prim ödemeleri de yine aynı şekilde diğer davalı tarafından yapılmış olduğunu, müvekkil firmalarının ürünlerin uygulanması konusunda hiçbir taahhüdü ve sorumluluğu bulunmadığını, firmalarının sadece ürünleri imal edip davacıya satım sözleşmesi doğrultusunda teslim etmiş olduğunu, ürünlerin uygulanmasından ise diğer davalı firmanın sorumlu olduğunu,
davacının uygulama işi için diğer davalı firma ile anlaşıp 10/02/2016 tarihli sözleşmeyi imzalamış olduklarını, taraflar arasında varılan son mutabakata göre müvekkili firmanın sadece ürün tedarik kısmı konusunda işi yüklenmekte olduğunu, uygulamanın diğer davalı tarafından yapılmış olduğunu, müvekkil firma tarafından yapılmadığından uygulama hataları ve sonrasındaki deformasyonlar konusunda taraflarına kusur atfedilmesini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sist...Ltd Şti. vekili; dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmamakta olduğunu, diğer davalı ile müvekkili arasında imzalanan alt taşeronluk sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzalamış olduğunu, müvekkili şirket ile imzalanan alt taşeronluk sözleşmesinin davacının teklifi ile diğer davalının SGK bünyesinde alt taşeron dosyası açamaması nedeni ile taşeron dosyası açılması için imzalanmış olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafından da kabul edildiği üzere diğer davalı ...
Ltd .Şti.’nin SGK bünyesinde alt taşeronluk dosyası açamaması nedeni ile yasal prosedürün tamamlanması için davacı tarafından müvekkili şirkete belli bir bedel karşılığından alt taşeron dosyası açması teklif edilmiş olduğunu ve davacı ile taşeronluk sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu hususun da dava dilekçesinde davacının kabulünde olduğunu, başka bir anlatımla davacı ile diğer davalı mantolama işi için sözleşme imzalamış olduğunu, diğer davalının SGK bünyesinde alt taşeron dosyası açamaması nedeni ile müvekkili şirkete davacı tarafından alt taşeron dosyası açılmasının teklif edildiğini ve ...
Ltd.Şti'nin dava konusu yerde çalışan elemanlarının müvekkili şirket bünyesinde sigortalı gösterildiğini, dava konusu yerde müvekkili şirketçe hiçbir imalat yapılmadığını, yapılan bütün işler diğer davalı ....Ltd.Şti’nin elamanları tarafından yine diğer davalının emir, talimatları doğrultusunda, gözetim ve denetiminde yapılmış olduğunu, bu hususun yargılama aşamasında imalatı yapan işçilerin tanıklığı ile ispatlanacağını belirterek, dava dilekçesinde belirtilen ayıpların müvekkili ile bir ilgisi bulunmadığından, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı/karşı davalı ....Ltd Şti tarafından asıl dava ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı taşeron ... Sist... Ltd. Şti'ye ait olan SGK borcunun ödenmek zorunda kalınması sonucu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalı/karşı davacı ...
Sist...Ltd Şti. tarafından taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimlerin taraflarınca ifasına rağmen ödenmeyen hakediş alacakları bulunduğunu, bu alacaktan davacı tarafın SGK ödemesi talebinin mahsubu ile asıl davanın reddine karşı davanın hakediş alacağı yönünden kabulüne karar verilmesi, birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/86 Esas sayılı dosyasında; davacı ....Ltd Şti tarafından davalılarca yapılan cephe kaplamalarında ton farkı bulunduğu, kaplamalarda kabarma, çatlama, dökülme bulunduğu belirtilerek,
sözleşme bedelinin iadesi, ayıpların giderilmesi olmaz ise ayıp bedelinin tahsilinin, davalılarca verilen ayrı dilekçeler ile süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, kaplama işinin taraflarınca değil diğer davalı tarafça yapıldığı belirtilerek tarafları yönünden davanın ayrı ayrı reddinin talep edilmiş olduğu ; davacı/ karşı davalı ....Ltd Şti ile birleşen dosya davalısı ....Ltd Şti arasındaki tarihsiz sözleşme ile ... ...Ltd Şti'nin her şey dahil 26 dansiteli, uygulamalı ve boyalı dış cephe duvar panosu uygulaması işini üstlendiği, takiben davacı/karşı davalı ....
Ltd Şti ile davalı/ karşı davacı ... Sist...Ltd. Şti. arasında düzenlenen 10.02.2016 tarihli sözleşme ile ... Sist...Ltd. Şti'nin cephe mantolama işini taşeron olarak üstlendiği, sözleşme uyarınca davalı/ karşı davacının ödemelerinin aylık hakediş usulü ödeneceğinin ve çalıştırılacak işçilerin SGK ödemelerinin davalı/karşı davacı ... Sist...Ltd. Şti'ye ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı ....Ltd Şti'nin savunması, davalı/ karşı davacı ... Sist...Ltd.
Şti'nin karşı davada eseri yaptığı, bakiye hakediş alacağı bulunduğu yönündeki iddia ve savunması ile davacı/ karşı davalı ....Ltd Şti'nin Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/31 D.iş sayılı dosyasındaki aleyhine tespit istenilen sadece ... Sist...Ltd. Şti. olduğu dikkate alındığında, davalı ....Ltd Şti'nin yapılan iş için malzeme teminini üstlendiği, davalı/ karşı davacı ... Sist...Ltd.
Şti'nin de uygulama ve montaj işini üstlendiğinin kabulünün zorunlu olduğu, uygulama ve montaj işinin 2016 yılı içerisinde tamamlandığı, davalı/ karşı davacı ... Sist...Ltd. Şti'nin sözleşme gereği ödemek zorunda olduğu çalıştırdığı işçilere ait SGK giderinin (36.565,66 TL) davacı/ karşı davalı ....Ltd Şti tarafından ödendiği, davalı/ karşı davacı ...
Sist...Ltd Şti'nin taraf ticari defterleri uyarınca ödenmeyen 110.000,00 TL hakediş alacağının bulunduğu, mahsup savunması dikkate alındığında bakiye alacak tutarının (110.000,00 - 36.565,66 = 73.434,34 TL) 73.434,34 TL olduğu, davalı ....Ltd Şti temin edilen cephe kaplamasında kullanılan levhalarda 2 farklı ton bulunduğu, bu durumun görselliğe etki edip, kullanıma engel olmadığı ve açık ayıp niteliğinde bulunduğu, 2016 yılındaki uygulamadan sonra 2017 yılında yapılan tespit ve 10/08/2017 tarihinde yapılan ayıp ihbarının süresinde olmadığı, davalı/ karşı davacı ...
Sist...Ltd Şti tarafından yapılan cephe giydirme uygulamasında, kaplama imalatının bims duvar üzerine doğrudan yapıştırılarak yapıldığı, kaplamadan önce kaba sıva atılmadığı, az sayıda plakanın yerinden koparak düştüğü, çok sayıda plakanın ise yapıştırma harcının koptuğu, çok küçük yüzeylerde duvara bağlantısı kaldığı, plakaların tamamen kopma riski taşıdığı, bu şekilde zamanla mevsim şartları ile ortaya çıkan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıplar yönünden yapılan tespit ve ihtar nedeniyle ihbarın süresinde olduğunun kabulü gerektiği, dava tarihi itibariyle ayıbın giderilmesi için (iş iskelesi kurulması, kaplamanın dübellenmesi,
yüzeyin tamiri, cephenin boyanması, iş iskelesinin sökülmesi için gerekli malzeme, yardımcı malzeme, iskele temini. işçilik, nakliye bedeli dahil 143.940,00 TL masraf yapılması gerektiği, bu tutardan davalı/ karşı davacı ... Sist...Ltd Şti'nin sorumlu olduğu taraflar arasındaki sözleşmeler, ihtarlar, Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/31 D.iş sayılı dosyası, bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı onarılarak giderilmesinin mümkün olması,
kullanılan malzemenin davalı ....Ltd Şti'nce temini, malzemenin sökümü halinde kullanılamayacak ve davalı ....Ltd Şti'ne iade edilemeyecek olması gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 73.434,34 TL'nin 46.000,00 TL'sinin karşı dava tarihinden, bakiye 27.434,34 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, birleşen davanın davalı ....Ltd Şti yönünden reddine, davalı ...
Sist...Ltd Şti yönünden kabulü ile 67.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sist...Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı- karşı davalı/ birleşen davada davacı ....Ltd Şti vekili istinaf başvurusunda; yapılan imalattan her iki davalının da sorumlu olduğunu, mahkemece davalı sorumluluklarının ayrıştırılarak, ayıplardan sadece ... Sistemleri Şirketinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davaya konu işin yapımı için öncelikle müvekkili şirket ile davalılardan ...…Ltd.
Şti arasında, dış cephe mantolama işlerinin yapımını kapsayan 08.12.2015 tarihli "Herşey Dâhil, 26 Dansiteli, Uygulamalı ve Boyalı Dış Cephe Duvar Panosu Uygulaması" konulu alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını ancak asıl taşeron olan ... şirketinin mantolama işinde malzeme tedarikini gerçekleştirdiğini, uygulama (işçilik) kısmında ise diğer davalı- karşı davacı ... Sis…Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, yani davalı ...…Ltd. Şti'nin asıl işin verildiği taşeron iken ... Sis…Ltd.
Şti'nin taşeron şirketin müvekkiline seçme hakkı vermeden anlaşmış olduğu alt taşeronu olduğunu, bu şekilde davalı ... Sis…Ltd. Şti'nin, çalıştıracağı işçiler için SGK nezdinde alt işveren dosyası açamadığından, yasal prosedürün tamamlanabilmesi için müvekkili ile ayrıca 10.02.2016 tarihli alt yüklenici (taşeronluk) sözleşmesi akdedildiğini, ...…..Ltd.
Şti'nin temin ettiği toplam malzeme değerinin 159.600,00 TL olduğunu ve müvekkilince davalıya 165.400,00 TL fazla ödeme yapıldığının hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalı ...…..Ltd. Şti ile yapılan 08.12.2015 tarihli alt yüklenici (taşeronluk) sözleşmesinin 4.maddesine uygun olarak işin yapıldığı sitede bulunan "... numaralı" dairenin 325.000,00 TL karşılığı iş bedeli olarak davalı ...…..Ltd.
Şti adına devir ve tescil edildiğini ancak mahkemece alınan 16.03.2021 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda ise; "... şirketinin kaplama panelleri ve yardımcı malzemeleri temin ettiği düşünüldüğünde, toplam kaplama alanının 5.250 m² olduğu, sözleşme tarihindeki malzeme rayiç bedeline göre hesaplama yapıldığında ise ... firmasının temin ettiği toplam malzeme değerinin 159.600,00 TL olduğu, dolayısı ile 165.400,00 TL fazla ödeme yapıldığı" yönünde tespit yapıldığını, bu tespitten anlaşılacağı üzere, ...…..Ltd.
Şti'nin iş bedelinin neredeyse tamamını kendisinin aldığını, zaten ... Sis…Ltd. Şti ile sonradan yapılan sözleşme değerinin de (150.000,00 TL) göz önüne alındığında, aslında ...…..Ltd. Şti adına tescil edilen bağımsız bölümün, hem malzeme temini hem de imalat karşılığı verildiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle ...…..Ltd. Şti'nin sadece malzeme temini sağladığının kabul edilmesinin ticaret hayatının olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, taraflardan ...…..Ltd.
Şti ile yapılan taşeronluk sözleşmesinin 1. maddesinde. “Yüklenici firma adı geçen ürünü, bims duvar üzerine kendi sağlayacağı yapıştırıcı ile uygulama yapacaktır. Mantolama 2 yıl garantili olup, garanti dış cephenin düşmesi, hazır yüzeyin deforme olması ve işçilik hatalarını kapsar” düzenlemesinin bulunduğunu, bu düzenlemeye paralel olarak ... Sis…Ltd.
Şti ile yapılan alt yüklenici sözleşmesinin 1. maddesinde de “Projenin uygulanmasında taşeron tarafından yapılan işçilik hataları malzemesi kendisine ait olmak üzere giderilir. İleride (teslimden sonra) oluşabilecek imalat hataları taşeron tarafından bedelsiz ve malzemeli olarak yapılacaktır.
İmalatlar 2 yıl garantili olup sorumluluğu taşerona aittir." düzenlemesinin yapıldığını, bu düzenlemeler dikkate alındığında yapılan sözleşmelerin aynı yerde yapılacak aynı işi kapsadığının ve birbirine paralel olduğunun, bu bağlamda her iki davalı şirketinde yapılan imalatın hem malzeme hem de uygulama aşamasından sorumlu olduğunun ve bu hususta 2 yıl garanti verdiğinin açık olduğunu, kaldı ki her iki şirket arasında oldukça girift bir iş ilişkisi bulunduğunu, o kadar ki asıl davaya karşı, ...
Sis…Ltd. Şti'nce açılan davada sunulan faturanın ... Sis…Ltd.Şti tarafından düzenlenmiş olmasına rağmen filigran olarak ...…..Ltd. Şti'nin logosunu barındırdığını, hal böyleyken iki şirketin sorumluluklarının ayrıştırılmasının mümkün olmadığını, mahkemece işçilik ve malzeme temini konularında ayrıma gidilerek uygulama konusunda ... Sis…Ltd. Şti'nin, malzeme teminin de ise ...…..Ltd.
Şti'nin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, her iki davalının da kaynağına bakılmaksızın tüm ayıplardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, davalılarca yapılmış olan ısı yalıtımı uygulamasında, teslimden sonra gizli ayıplar ortaya çıktığını, davaya konu ısı yalıtım işinin tesliminden sonra, imalatta çatlama, şişme, dökülme vb. deformasyonlar meydana geldiğini, bu ayıpların ortaya çıkması üzerine davalı firmalara defalarca durumun şifahen bildirildiğini, Ankara 32. Noterliği'nin 07.12.2016 tarih ve 25779 yevmiye no'lu ihtarnamesiyle davalılardan ...…..Ltd.
Şti'ne eserde bulunan mevcut ayıpların garanti kapsamında giderilmesi hususunun ihtar edildiğini ancak taleplerinin sürüncemede bırakıldığı gibi daha sonra ki süreçte de davalı şirketlere telefonla dahi ulaşılamadığını, bunun üzerine Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/31 D.İş dosyasında, davalı şirketlerce yapılan ısı yalıtımı işinde mevcut kusurlu imalatların ve oluşan deformasyonların tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda özetle.
“A ve B blok binaların dış cephesine yapılan 60*120 cm ebadında ki tuğla duvar görünümlü duvar panellerin gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle ayrılma ve dişler meydana gelmiş olup kış aylarında yağmur ve kar sularıyla iç bünyeye etki etmesi ve don etkisi ile şişme genişleme nedeniyle düşme yapacağı, sızan suların binada ki bağımsız bölümlerde mevcut kağıt kaplama, alçı ve boyalarda kabarmaya ve bozulmaya neden olacağı, ayrıca oluşan boşluklar nedeniyle ısı izolasyonunun sağlanamayacağı, bu itibarla işçilik imalatlarının hatalı ve kusurlu bir imalat olduğu,
panellerin bu hali ile yakın zamanda düşerek tehlike arz edeceğinden bütün panellerin sökülerek yeniden ısı tecritli imalatının yapılması gerektiği” sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiğini, tespit kararının Ankara 32. Noterliği'nin 18076 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile her iki davalı şirkete de gönderildiğini, imalatların hatalı yapılması nedeniyle dış cephe kaplamalarının sökülerek ayıpsız yenisi ile değiştirilmesinin, aksi halde ise sözleşme bedelinin iadesinin talep edileceğinin ihtar edildiğini ancak bu talepleri hakkında da olumlu bir sonuç alınamadığını,
dava öncesi yaptırılmış olan delil tespitine göre tüm panellerin sökülerek yeniden ısı tecritli imalatının yapılması gerektiğinin sonuç ve kanaatine varıldığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise imalatta ayıpların olduğunun ancak tamir edilebileceği ve toplam 143.940,00 TL masraf yapılması gerektiği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunsa da imalatın ayıplı olduğu konusunda tereddüt bulunmadığını, mantolama işinde kullanılan malzemelerde meydana gelmiş bozulmaların mahkemece "açık ayıp" olarak nitelendirilmesini kabul etmediklerini,
dış cephede kullanılan malzemelerde zamanla şişme ve dökülmeler meydana geldiğini, şişen ve dökülen yerlerden kar ve yağmur sularının girmesiyle de şişme ve dökülme olmayan parçalarda ton farklılıkları oluştuğunu, zaman içinde gözle görülecek düzeyde belirgenleştiğini, dolayısıyla ton farklılıkları ve diğer ayıplar imalatın tesliminde değil zaman içinde oluşmuş olup, geçen süreçte ton farklılıkları ve dökülmelerin daha da arttığını, yine Ankara 32. Noterliği'nin 07.12.2016 tarih ve 25779 yevmiye no'lu ihtarnamesiyle bu ayıp ile diğer tüm eksik ve hatalı işlerin garanti kapsamında giderilmesinin davalılardan ...…..Ltd.
Şti'ne ihtaren bildirildiğini, bu ayıpların giderilmemesi nedeniyle Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/31 D.İş dosyasından, alınan karar da Ankara 32. Noterliğinin 18076 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile her iki davalı şirkete bildirildiğini ve imalatların hatalı yapılması nedeniyle dış cephe kaplamalarının sökülerek ayıpsız yenisi ile değiştirilmesinin, aksi halde ise sözleşme bedelinin iadesinin talep edildiğini, dolayısı ile ayıpların, imalatın tesliminden ve kullanılmasından sonra,
zaman içinde ortaya çıkmış olması göz önünde bulundurularak "gizli ayıp" olarak kabulü ile gizli ayıp ihbarlarının da garanti süresi içinde ve zamanında davalılara bildirilmiş olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili şirketin dış cephe kaplamasında oluşan bozulmalarda ortak kusuru bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda.
"Önceki raporumuzda dış sıva yapılmaması nedeniyle daire içlerinde yaşanan sorunlardan tarafların ortak kusurlu olacağının belirtildiği, ancak daire içlerine ilişkin bir talep bulunmadığından ve inceleme yapılamadığından kusur oranın belirlenmesinin mümkün olmadığı" kanaatine varıldığının belirtildiğini, yani dış cephe mantolamasında mevcut olan ayıplarda müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, yapılan ısı yalıtımının tamirinin mümkün olmadığını, yalıtım işinde kullanılan plakalar, yapılan yanlış uygulama ve temin edilen malzeme kalitesizliği nedenleriyle karlı, yağmurlu havalarda arkasına su aldığını,
bu durum plakaların kabarma, dökülme ve şişme yaparak kullanılamaz hale gelmesine neden olduğunu, dolayısıyla aynı plakalar kullanılarak tamir yapılmasının mevcut ayıpları gidermeyeceğinin aşikar olduğunu ve bu durumun dava öncesi yaptırılan tespit raporu ile de kabul edildiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, tespit raporunda tüm kaplamanın sökülerek yeni bir ısı yalıtımı yapılması gerektiğinin bildirilirken, mahkemece alınan raporlarda imalatın tamirinin yeterli olduğunun bildirildiğini,
her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemeden dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek çelişkinin giderilmesi talep edilmiş olsa da, mahkemece dava dosyasının aynı bilirkişi heyetine verilerek rapor tanzim ettirildiğini ancak ortada kesinleşmiş bir tespit kararı mevcutken bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın başka bir bilirkişi heyetine verilerek çelişkinin giderilmesi gerekirken, aynı bilirkişi heyetinden rapor tanzim ettirilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, işin bedeli tam ve eksiksiz olarak davalılara ödenmiş olup, asıl ve karşı dava yönünden ise;
davaya konu ısı yalıtım işinde mevcut ayıplar ve SGK borçlarının ödenmemesi nedenleriyle, bu aşamada iş bedelinin davalı/ karşı davacıya ödenme yükümlülüğü olmadığı gibi takas/ mahsup def'ine de itibar edilmemesi gerektiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, davaya konu imalattın eksik ve ayıplı olduğu gerek dava öncesi gerekse de yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, mahkemece aleyhlerine olan bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak olsa dahi, asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
mahkemece alınan 17.12.2019 ve 16.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporlarında.
"Sözleşme bedelinin 177.000,00 TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre SGK ödemesi mahsup edilmeden önce ... firmasının ...firmasından 110.000,00 TL alacaklı olduğu, bu durumda 67.000,00 TLnin ödendiği, davacı ...şirketinin SGK'ya ödemiş olduğu 36.565,00 TL bedelden davalı ...'nin sorumlu olduğu, davalı/ karşı davacının tespit edilen ayıplı ve eksik imalat tutarları gözönüne alındığında takasa konu bir alacağı olmadığı, ...firmasının ... firmasından alacakları düştükten sonra 67.000,00 TL iadesi konusunda haklı olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığını, mahkemece hükme esas alınan raporlarda dahi ...
Sis…Ltd.
Şti'nin takas/mahsuba konu alacağı olmadığının ve müvekkili şirketin 67.000,00 TL talep etmesinde haklı olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, davanın takas/ mahsup nedeniyle reddi ve karşı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki raporlarda tespit edilen 143.940,00 TL ayıp bedeli göz önüne alındığında, sözleşmeden dönme iradesinin kabul edilmesinin, kabul edilmese dahi asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı/ karşı davacı tarafın birleşen davada;
"ısı yalıtımı imalatını kendilerinin yapmadığını" beyan ettiğini, mahkeme kararında, ticari defter ve kayıtlara göre SGK alacağının mahsubundan sonra ... Sis…Ltd. Şti'nin sözleşmeden dolayı müvekkili şirketten 73.434,34 TL alacağı bulunduğuna hükmedilmiş olsa da, buna katılmanın mümkün olmadığını, ... Sis…Ltd. Şti'nin birleşen davada.
"Davacı şirketin (...) dış cephe mantolama işleri için diğer davalı şirket (...) ile sözleşme imzaladığı ve karşılığında diğer davalı şirketin bu iş için dava dilekçesinde belirtilen daireyi devir ve tescil aldığını, diğer davalı şirketle aralarında bir taşeronluk sözleşmesinin bulunmadığını, mantolama işi için diğer davalı şirketle sözleşme imzalanmasına rağmen diğer davalının SGK bünyesinde alt taşeronluk dosyası açamaması nedeniyle davacı tarafından kendilerine alt taşeron dosyası açılmasının teklif edildiği belli bir bedel karşılığı ... ..Ltd.
Şti nin dava konusu yerde çalışan elemanlarının kendilerince sigortalı gösterildiği bu vesile ile kendilerince dava konusu yerde hiç imalat yapılmadığını, yapılan bütün işlerin diğer davalı şirketçe yapıldığını..." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep ettiğini, yani mevcut imalatı yapmadığını açıkça kabul ettiğini, dolayısı ile ... Sis…Ltd.
Şti'nin birleşen davada hiçbir imalat yapmadığını beyan ederken, asıl ve karşı davada imalatı yaptığından bahisle takas/ mahsup ve alacak talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, işin bedeli tam ve eksiksiz olarak davalılara ödendiğini, BK 149 ve 470 maddelerine göre de eser ücretinin teslim anında muaccel hale gelmesi,
yüklenicinin eseri sözleşmeye uygun ve ayıpsız olarak zamanında teslim etmiş olması şartına bağlı olup, eğer teslim edilen eser ayıplı olarak imal edilmiş ise iş sahibinin, sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini ileri sürerek ücret borcunu ödemekten imtina edebileceğini, bu bağlamda yapılmış olan imalat bedelinin tam olarak davalılara ödendiğinin, imalatın ise eksik ve ayıplı yapılmış olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğinden, bu aşamada iş bedelinin davalı/ karşı davacıya ödeme yükümlülüğü olmadığı gibi, takas/ mahsup def'ine de itibar edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak,
asıl ve birleşen davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... Sist...Şti vekili istinaf başvurusunda; mahkemece birleşen davada müvekkili aleyhine davanın kabulüne, 67.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 22/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkilinden tahsili ile birleşen dava davacısına verilmesine karar verildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde dava konusu yerde dış cephe montaloma uygulama işi yapmadığını, asıl işi yapan birleşen davanın davalılarından ...…..Ltd.
Şti olup, SGK bünyesinde işveren dosyası açamaması nedeni ile davacının müvekkili şirket ile taşeronluk sözleşmesi (150.000,00 TL) imzaladığını, bu sözleşmenin sadece orada çalışan ...…..Ltd.
Şti'nin işçilerinin SGK primlerinin müvekkili şirketçe ödenmesi için yapıldığını, müvekkilinin dava konusu yerde hiçbir uygulama yapmadığını, davacı tarafından asıl dosyaya sunulan cevaba cevap dilekçesi ile sabit olup, davacı/ karşı davalı tarafından asıl dosyaya sunulan bila tarihli tarihli cevaba cevap dilekçesinde "asıl dava yönünden cevaba cevaplarımız ile karşı davaya ilişkin beyanlarımız" konulu dilekçesinin "karşı davaya ilişkin beyanlarımız" bölümünün 5. maddesinde "yasal prosedürün tamamlanabilmesi için davalı/karşı davacı şirket ile sözleşme imzalanmıştır" beyanının mevcut olduğunu,
ayrıca istinafa konu birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/86 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinin 1.maddesinde "08.12.2015 tarihinde ...Ltd Şti ile ... Ltd .Şti. arasında dava konusu yere ilişkin sözleşme imzalandığı…………yasal prosedürün tamamlanabilmesi için ...
Sistemleri ile de taşeronluk sözleşmesi imzalandığını" hususunda beyanda bulunulduğunu, davacının dava konusu yerdeki dış cephe kaplama işi için hem müvekkili şirket ile hem de birleşen davanın diğer davalısı ...…Ltd. Şti ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, müvekkili ile imzalanan sözleşmenin ...…Ltd.
Şti'nin SGK dosyası açamaması nedeni ile yasal prosedürü yerine getirmek için açıldığının davacının hem asıl dosya hem de birleşen dosyadaki beyanları ile sabit olduğunu, bunun da dava konusu yerdeki imalatın ...…Ltd. Şti. tarafından yapıldığını gösterdiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "SGK'ya yapılan ödemenin aslında ....Ltd.
Şti. ile imzalanan sözleşme kapsamında bu şirket adına yapılmış bir ödeme olacağı" hususun açık olduğunu, yani davacının, davalı ...…..Ltd. Şti'nin SGK bünyesinde işyeri dosyası açamaması nedeni ile müvekkili ile muvazaalı olarak taşeronluk sözleşmesi imzaladığını ve montaloma işini yapan ...…..Ltd.
Şti'nin işçilerinin müvekkili şirket bünyesinde SGK olarak gösterildiğini, bu hususun davacı beyanları ile sabit olduğunu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 09.04.2015 tarih ve 2015/22-772 E- 2015/1280 K), davacının muvazaalı olarak müvekkili şirket ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığından,
dava konusu yerde müvekkili şirketin hiç uygulama yapmadığının yargılama aşamasında dava ve cevap dilekçelerinde de belirtildiğini, davacı beyanları ile sabit olan hususun müvekkili ile sadece yasal prosedürün yerine getirilmesi için sözleşme imzalandığının kesin bir hal aldığını, bu hususun yargılama aşamasında mahkemece hüküm tesisinde dikkate alınmadığından, mahkeme kararının birleşen dava yönünden kaldırılarak, birleşen davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ve birleşen dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın davalı ....Ltd.Şti yönünden reddine, davalı ... Sist...Ltd.Şti yönünden kabulüne dair verilen karara karşı asıl davada davacı- karşı davalı/ birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Sist...Ltd.Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; asıl davada davacı ....Ltd Şti ile birleşen davada davalı ....Ltd Şti arasında 08.12.2015 tarihli herşey dahil 26 dansiteli uygulamalı ve boyalı dış cephe duvar panosu uygulamasını konu alan, birim fiyatlı sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince, sözleşmede işin bitiminde yüklenici firmaya niteliği belirtilen dairenin 325.000,00 TL bedelle iş karşılığı verileceği, eksik olması durumunda ilave edileceği, fazla olması durumunda ise para alınacağı hususunun kararlaştırıldığı, yine davacı ....Ltd Şti ile davalı ...
Sis...Ltd Şti arasında imzalanan 16.02.2016 tarihli sözleşmede ise, yukarıda belirtilen sözleşmeyle aynı inşaata ilişkin dış cephe mantolama işlerinin yapılmasının ve bedelinin 150.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, imalatların faturalı yapılacağı, SGK alt işveren dosyasının açılacağı, SGK primlerinden davalı ...
Sist...Ltd Şti'nin sorumlu olacağının düzenlendiği ve her iki sözleşmede kullanılacak malzeme ve işçilikten dolayı 2 yıllık garanti süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemesince, davacı ile davalı ....Ltd.Şti ile yapılan sözleşmeden sonra işçilik için davalı ... Sist...Ltd Şti ile sözleşme yapıldığı ve davacının açık ayıplar yönünden sadece ... Sist...Ltd Şti'ye göstererek tespitler yaptırdığı ve asıl davadaki talebin sadece ... Sist...Ltd Şti yöneilk olduğu gerekçesiyle, işçilik bedeli hataları yönünden sadece ...
Sist...Ltd Şti'nin sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı ....Ltd Şti ile davalı ....Ltd Şti arasında yapılan sözleşmede malzeme ve işçilik bedeli olarak verilmesi kararlaştırılan dairenin, davacı ile davalı ...
Sist...Ltd Şti arasında yapılan 10.02.2016 tarihli sözleşmeden sonra 29.09.2016 tarihinde davalı ....Ltd Şti'ye 08.12.2015 tarihli sözleşmenin ifası kapsamında 35 no'lu daire olarak devredilmiş olduğu ve bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ....Ltd Şti'nin malzeme ve işçilik noktasında akdi ilişkinin, başka bir ifadeyle sorumluluğun devam ettiğinin kabulü gerekirken ve yine sözleşmede 2 yıllık garanti süresi öngörülmüş olmakla, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da kabul edildiği üzere garanti süresince açık ve gizli ayıplar noktasında ayıp ihbarına gerek olmaksızın sorumlu olduğunun kabulü gerekirken,
birleşen davada davalı ....Ltd Şti yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında, davacı ....Ltd Şti ile davalı ....Ltd Şti arasında malzeme ve işçilik olmak üzere birim fiyatlı sözleşme imzalandığı, yine bu sözleşme kapsamında işçiliğe ilişkin davacı ....Ltd Şti ile davalı ... Sist...Ltd Şti arasında bedel belirtilmek suretiyle ayrı bir sözleşme imzalandığı, ikinci sözleşme kapsamından ... Sist...Ltd Şti tarafından kesilen faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve yüklenici ....Ltd Şti tarafından ...
Sist...Ltd Şti'ye bir kısım ödemelerin yapıldığı da anlaşılmakla, asıl ve birleşen davadaki tarafların her iki sözleşme kapsamında hak ve yükümlülükleri değerlendirilerek ve her bir davada beyan ve talepleri ile ıslah dilekçeleri de dikkate alınmak suretiyle yapılacak inceleme ile sonucuna göre ve yine tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı- karşı davalı/ birleşen davada davacı vekili ile davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/1271, K. 2024/1048, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama