İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/189 K.2025/476

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline…

Esas2023/189Karar2025/476Tarih24 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.765 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Esas No
2023/189 - Karar No:2025/476
Dosya no
2023/189
Karar no
2025/476
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/07/2022
Numarası
2017/479 E-2022/577 K
Davanın konusu
İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
24.04.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.765 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: Davalı tarafından ihalesi yapılan, “... İl Telekom Müdürlüğü Santral ve Hizmet Binasında (A ve B Blok) Güçlendirme ve Müşteri Hizmetleri Konsept Projesi Uygulaması ile Bina Bakım Onarımı ve Tadilat İşleri”ne ilişkin olarak taraflar arasına imzalanan sözleşme gereği işin yapımına müvekkili şirket tarafından 2009 yılı Eylül ayında başlandığını, işin kontrolünün ise ... A.Ş.

Bursa İnşaat Emlak Müdürlüğü’ne verildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yapım işine başladığını ancak işin bölge kontrollük teşkilatının keyfi ve gayri ciddi tutumları sebebiyle ruhsat sürecinin uzadığını, bakım onarım işlerinin bitirilmesi gereken tarih olan 2010 yılı Şubat ayına kadar ruhsatın alınamadığını, müvekkili tarafından bu tarihe kadar sadece ruhsat gerektirmeyen imalatların yapılabildiğini, işlerin uzaması,

zamanından daha geç bitirilmesinden dolayı işçilik ve malzeme bedellerindeki artışlar, fazladan ödenmesi gereken SGK Primleri, all-risk sigorta bedelleri gibi maliyetlerin müvekkili şirketi çok fazla zarara uğrattığını, 2010 yılı Şubat ayında ilgili belediyeden ruhsat alınınca işlere hız verildiğini, özverili çalışmayla B-Blok diye isimlendirilen binanın neredeyse bitme seviyesine getirildiğini, çalışmalar sürerken bu defa bina zeminin deprem için risk oluşturduğu nedeniyle zemin güçlendirmesi gerektiğine karar verilerek projelendirildiğini, zemin güçlendirme proje çalışması onayının da uzun bir süreç aldığını,

ayrıca zemin güçlendirme proje çalışmasının o zamana kadar yapılan birçok imalatın kırılıp, sökülmesine ve zarar görmesine neden olduğunu, 2009 Eylül ayı içerisinde başlaması, 2010 Şubat ayında bitirilmesi gereken işe, 2010 Ekim ayında başlanabildiğini, müvekkilince zaman zaman gündeme getirilen süre talepleri için kontrollük tarafından, “Buna gerek yok sonunda daha başka bir şeyler de çıkabilir. En son iş bitince süreyi hesaplar ayarlarız.

Fiyat Farklarını da veririz.” dendiğini, gerçekten de ondan sonra yapılan hakedişlere sözleşmeden doğan fiyat farklarını da dahil etmeye başladıklarını, ancak kesin hesap yapımı sırasında anlaşmazlık çıktığını, davalının daha önce ödediği fiyat farklarını geri almak istediğini, müvekkilinin teminatını nakde çevirdiğini, işin bitim süresinin uzaması tamamen davalının hatası olup kendi hatasından doğan iş süresinin uzaması ile ilgili fiyat farklarını sözleşmenin 19.5 maddesinde yazdığı şartlarla hesaplanması gerekirken, hesaplamanın bu madde hükümlerine uygun olarak yapılmadığını, geçici hakedişlerde yapılarak ödenen fiyat farklarının,

kesin hesap yapılırken kesildiğini, zemin iyileştirme için yapılan zemin enjeksiyonu işlerinin yine sözleşmenin bu konuyla ilgili 22.maddesinde yazdığı şart ve fiyatlarla hesaplanması gerekirken böyle yapılmadığını, piyasadan doğruluğu şüpheli teklif alınarak fiyatlandırılma yoluna gidildiğini, oysa yapılan imalat DSİ birim fiyatlarında yer almakta olup buna göre fiyatlandırılması gerektiğini, eğer imalat hiçbir kurumun birim fiyatlarında olmasaydı o zaman piyasadan fiyat toplanarak Bayındırlık Şartnamelerine göre analizle hesaplanması gerektiğini, burada yapılan uygulamanın sözleşmeye ve de hukuka uymadığını, aynı şekilde yapılmayan,

yapımından vazgeçilen iş kalemlerinde ise uygulama(2009) yılına ait birim fiyatların baz alınması gerekirken, davalının kendi lehine olacak şekilde 2011 yılı birim fiyatlarını baz aldığını, işin yapıldığı binaların yeni olmayıp eski binaların güçlendirilmesi,

tadilat ve onarımlarının yapıldığını, eski imalatlarla yeni imalatların birleşim yerlerinin saten alçı denen uygulamayla düzeltilecek nitelikte olmadığından tüm binada çimento esaslı sıva ve alçı sıva kullanıldığını, davalının sıva imalatlarını hiçe sayıp bedelini ödemek istemediğini, onun yerine alçı saten fiyatları üzerinden ödeme yapmak istediğini ve hesapları da bu yönde yaptığını, ancak davalının çimento esaslı sıva ve alçı sıva bedellerini de ödemesi gerektiğini, hesaplar yapılırken yapılmayıp, iptal edilen imalatların fiyatları daha yüksek, zamlı 2011yılı fiyatlarından hesaplanarak hakedişten düşülürken,

fazladan yapılan imalatların bedelleri ise daha düşük olan 2010 yılı fiyatlarından hesaplandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği yapımı devam edilen dava konusu işin, davalının kusurlu hareketleri neticesinde oluşan geçici hakedişlerde yaşanan gecikmeler, projelerin yetersiz oluşu, proje tadilatlarındaki gecikmeler nedeniyle 04.04.2011 tarihinde karşılıklı mutabakatla durdurulduğunu, ancak bu mutabakata rağmen davalının kesin hesabı sonlandırmadığını,

kesin hesap (fatura) bedeli olan 345.511,82TL’nin ödenmesi için davalıya Ankara 35. Noterliğinin 15.07.2013 tarih ve 20899 yevmiye nolu ihtarının gönderildiğini ve 17.07.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının müvekkili şirket tarafından yapılmış olan imalatların bedellerini ödememesi,

yapılması gereken kesin hakedişi akdedilen sözleşme şartlarına aykırı yapması ve müvekkili alacaklı olduğu halde davalı tarafça borçlu çıkarılarak teminatının önemli bir kısmının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve keyfi bir şekilde nakde çevrilmesinden doğan alacakların tahsili için iş bu davayı açmak gerektiğini, davalı borçlu aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13536 sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalının kötüniyetli,

haksız itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline ve davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: Davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, iddia edilen hususları ispat yükü davacıda olup dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki yapım işinin yüklenici olan davacı tarafından sözleşmede belirtilen sürede bitirilemediğini, buna rağmen müvekkili tarafından fesih usulleri işletilmeden işe devam edildiğini,

ancak işe devam edilemeyeceği anlaşıldığında ise işin durdurulduğunu, dava dilekçesinde, soyut iddialarla sözleşmedeki gecikmelerin tümünün müvekkilinden kaynaklı olduğu ifadelerine yer verildiğini ve iddia edilen gecikmede kusura ilişkin hususların, hiç bir zaman gerçekleşmediğini ve de gerçeği yansıtmadığını, davanın kabulü halinde davacının sebepsiz yere zenginleşeceğini, davanın haksız olduğunu belirterek reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili 10.01.2022 tarihli dilekçesinde, davacı yükleniciden kesin hakedişle bulunan 49.971,62 TL tutarındaki bedelin 07.04.2014 tarihinde teminat mektubundan tazmin edildiğini,

işe ait hakedişlerden teminat kesintisi yapılmadığını, işin kesin kabulünün yapılmadığını belirtmiştir.

İlk derece mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraf vekillerinin bildirmiş olduğu delillerin toplandığı, taraflar arasındaki sözleşme, ihtarnameler, yazışmalar ve hakediş tutanaklarının sunulduğu, mahkemece iki farklı bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporların alındığı, dosya kapsamına uygun düşen ikinci bilirkişi heyetinin raporlarının mahkemece kabul edildiği, Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13536 sayılı dosyasında;

davacı tarafından davalı aleyhine 01.07.2016 tarihli takip talebi ile 345.511,82 TL asıl alacak, 116.520,31 TL işlemiş faiz (17.07.2013 tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi) olmak üzere toplam 462.032,13 TL nin tahsili için ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itirazı sonucu takibin durdurulduğu, davanın süresinde olduğunun anlaşıldığı, tarafların kabulünde olan 25.08.2009 tarihli sözleşmede, davalı ...'un iş sahibi, davacı ......Ltd.Şti'nin ise yüklenici olduğu, sözleşme ile davacı yüklenicinin, ...

İl Telekom Müdürlüğü Santral ve Hizmet Binasında (A ve B Blok) Güçlendirme ve Müşteri Hizmetleri Konsept Projesi Uygulaması ile Bina Bakım Onarımı ve Tadilat İşleri yapımını anahtar teslim 999.000,00 TL bedelle üstlendiği, sözleşme bedeline dahil olan giderlerin, işe başlama ve bitirme tarihi, sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren 5 iş günü içinde yer teslimi yapılacağı, yer teslimi sonrası 165 gün içinde işin geçici kabule hazır hale getirileceği gibi hususların sözleşmede belirlendiği, mahkemece kabul edilen ikinci bilirkişi heyetinden alınan raporlarda özetle;

davacının 13 nolu hakedişten olan alacağının KDV hariç 162.600,18 TL, KDV dahil ise 191.868.21TL olduğu, davacının nakde çevrildiğini iddia ettiği teminat mektubunun bu hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmeye göre ilgili belediyesinden vb. kuruluşlardan alınması gerekli bütün izin ve ruhsatların yüklenici tarafından takip edileceği ve alınacağının kararlaştırıldığı, dolayısıyla ruhsatla ilgili gerekli evrakların tamamlanmasının davalı tarafa ve ruhsat için takip işlemlerinin davacı tarafa ait olacağı, yer tesliminin 05.09.2009 tarihinde yapıldığı, buna göre işin bitim tarihinin 17.02.2010 olduğu,

ancak her ne kadar yer teslimi yapılmış olsa da A-Blok'un yer tesliminin yapılmadığı, yapı denetim firmasının geç belirlenmiş olması ve onaylı projelerin bulunmaması nedeniyle davacıdan kaynaklanmayan nedenlerle ruhsat alımının geciktiği, zemin problemleri nedeniyle Nisan 2010 tarihinde, zemin ıslah raporu alınması sonrasında 14.05.2010 tarihinde ruhsatın alınabildiği, bu gecikmelerde davacının bir kusuru olmadığının değerlendirildiği, nitekim davalı tarafından 15.06.2011 günlü makam onayı ile 416 gün süre uzatımı verildiği, süre uzatımlı iş bitim tarihinin 07.04.2011 tarihi olarak revize edildiği,

dosyadaki belgelerden 5 sayfa olarak tespit edilen eksikliklerle birlikte işin geçici kabulünün yapıldığı, geçici kabul itibar tarihinin 04.04.2011 olarak belirlendiği, düzenlenen hakedişlerde, gecikme cezasından sorumlu tutularak davacıya gecikme cezası kesilmediğinin görüldüğü, ayrıca dosya kapsamında bir tarafın kusuruna ilişkin veya başka bir hususta tarafların birbirine gönderdiği bir ihtarname veya uyarı yazısı bulunmadığı, geçici kabul tutanağında geçici kabule engel olabilecek eksik ve kusurun bulunmadığının belirtildiği,

tutanak eki listede yer alan inşaat, mekanik ve elektrik kalemlerinde eksik ve kusurlu imalatların tespit edildiği, bahse konu eksik ve kusurlu imalatların kesin hesapta dikkate alınmasına karar verildiği, ... tarafından yükleniciye gönderilen 10.05.2011 tarihli faks mesajında geçici kabul tutanağı ile eksik ve kusurlu imalatlar için 7 gün süre verildiği, ancak hiçbir çalışma yapılmadığı, bu nedenle eksikliklerin yüklenici namı hesabına yaptırılacağının ihtar edildiği ancak dosya kapsamından geçici kabul eksikliklerini kimin tamamladığının belirlenemediği,

davacı tarafından davalıya Ankara 35.Noterliği kanalı ile gönderilen 15.07.2013 tarih 20899 yevmiye numaralı ihtarname ile temerrüt ihtarında bulunulduğu, ihtarın 17.07.2013 tarihinde tebliğ alındığı, tebliğ tarihine ihtarnamede belirtilen 15 günlük ödeme süresinin ilavesi ile 01.08.2013 tarihi itibari ile temerrüt koşullarının oluştuğu, bu itibarla 01.08.2013 tarihinden takip tarihi olan 01.07.2016 tarihine kadar geçen süre için temerrüt faizi talep edebileceği, temerrüt faizine esas tutarın takdiri mahkemeye ait olacağından temerrüt faiz tutarının hesaplanamadığı,

davacı hakedişlerinden sözleşmenin 24. maddesine göre yapılan nakit teminat kesintileri toplamı olan 168.552,41 TL'nin son ( kesin ) hakedişle birlikte sözleşmenin 24. maddesine göre iade edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı alacağının toplam = 162.600,18 (KDV hariç kesin hesaptan) + 49.971,62 TL ( teminat mektubu) + 168.552,41 TL = 381.124,21 TL olduğu, kesin hakediş için fatura düzenlendiğinde + 29.628,03 TL KDV ekleneceğini, davacı alacağının en az 381.124,21 TL olarak hesaplandığının bildirildiği,

dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkemece benimsenen ikinci bilirkişi heyetinin raporlarına göre, davacının 13 nolu hakedişten olan alacağının KDV hariç 162.600,18 TL, KDV dahil ise 191.868.21TL olduğu, davacı hakedişlerinden sözleşmenin 24.maddesine göre yapılan nakit teminat kesintileri toplamının 168.552,41 TL olduğu, bu tutarın kesin hakedişle birlikte sözleşmenin 24. maddesine göre iade edilmesinin gerektiği, takip tarihi itibarıyla davacının 191.868.21TL hakediş alacağı+ 168.552,41 TL teminat kesintisi tutarı olmak üzere davalı taraftan toplam 360.421,62 TL alacaklı olduğu,

davacı tarafça dava konusu takipte 345.511,82 TL olarak daha az asıl alacak talep edildiği, temerrüt ihtarının 17.07.2013 tarihinde tebliğ alındığı, ihtarnamede belirtilen 15 günlük ödeme süresinin ilavesi ile 01.08.2013 tarihi itibari ile davalı tarafın temerrüde düştüğü, davacı tarafın 345.511,82 TL asıl alacağına, 01.08.2013 tarihinden takip tarihi olan 01.07.2016 tarihine kadar geçen süre için 110.719,97 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, alacak tutarının belirlenmesi hesaplanmayı gerektirdiğinden koşulları oluşmadığından icra inkar isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle,

davanın kısmen kabulüne, Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2016/13536 (mahkemenin tashih kararıyla)sayılı takip dosyasında davalı tarafın 345.511,82 TL asıl alacak, 110.719,97 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 456.231,79 TL alacak tutarına itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle yukarıda belirtilen tutarların davalıdan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin gerekçeli kararında %20 icra inkar tazminatına alacağın likit olmadığı gerekçesiyle hükmedilmediğini, müvekkilinin davalı tarafa icraya konu alacağını Ankara 35. Noterliğinin 23/12/2013 tarih 35197 yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ ettiğini, fakat davalının bu faturaya her hangi bir itirazda bulunmadığını, bununla birlikte icra takibine konu edilen alacağın borçlu tarafından bilinir ve hesaplamaya elverişli bir alacak olması sebebiyle likit olduğunu, bu yönüyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,buna ilişkin talebin reddinin yasaya aykırı olduğunu belirterek, icra inkar tazminatı yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla 16.07.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda ...

A.Ş.' ne ait incelemesi yapılan kayıtlarına göre tarafların birbirlerine borç ve alacağının bulunmadığının belirtildiğini, kaldı ki 30.03.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, ayrıca 30/03/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da" Davalı tarafın itirazlarının, davacının 13 nolu kesin hakediş kapsamında bir alacağı bulunmaması sebebiyle davalı tarafından yapılan itirazın yerinde olduğu" sonucuna varıldığını, ve davacı tarafından yapılan itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu şeklinde görüş belirtildiğini,

bu sebeple mahkeme tarafından 13/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti 2.ek raporu esas alınarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, söz konusu bilirkişi raporundaki "her ne kadar kesin hak ediş hariç tüm hak edişlerden nakit teminat kesintisinin yapıldığı görülmektedir" şeklindeki görüşü kabul etmediklerini, müvekkili Bölge Müdürlükleri dahilinde 2009 yılında yapımına başlanan ve davacı şirketin taahhüdünde bulunan, ...

İl Telekom Müdürlüğü Santral ve Hizmet Binasında (A ve B Blok) Güçlendirme ve Müşteri Hizmetleri Konsept Uygulaması ile Bina Bakım Onarım ve Tadilat İşleri için yükleniciden ekli kesin hakedişte bulunan 49.971,62.TL tutarında kesin hakediş bedelinin 07.04.2014 tarihinde teminat mektubundan tazmin edildiğini, kesin hakediş hazırlandığında yükleniciyle mutabakat sağlanamadığı için tek taraflı olarak imza altına alındığını, kesin hakedişte kesinti yapılan tutarın ihale projesinde yüklenici firmanın taahhüdünde olup yapmadığı imalatlar için eksilen olarak hesaplanmış olup, teminatından kesinti yapıldığını,

işe ait hakedişlerden teminat kesintisi yapılmadığını, işin kesin kabulünün yapılmadığını, ayrıca müvekkili şirketin 2013 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde Ankara 25. Noterliği tarafından tasdik edildiğinin belirtildiğini, bu sebeple müvekkilinin ticari defter kayıtlarına göre tarafların birbirlerine borç ve alacağı bulunmadığı 16.07.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da belirtildiğini, işbu sebeple, mahkemece 13/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunun esas alınarak kısmen kabul kararının verilmesi yerinde olmadığından haksız davanın reddini talep ettiklerini,

mahkemenin gerekçeli kararına "... tarafından yükleniciye gönderilen 10.05.2011 tarihli faks mesajında geçici kabul tutanağı ile eksik ve kusurlu imalatlar için 7 gün süre verildiği, ancak hiçbir çalışma yapılmadığı, bu nedenle eksikliklerin yüklenici namı hesabına yaptırılacağının ihtar edildiği ancak dosya kapsamından geçici kabul eksikliklerini kimin tamamladığının belirlenemediği" bakıldığında dosyanın yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğinin görüldüğünü, davacı tarafından dava ile talep edilen alacağın haksız ve mesnetsiz olduğunu, kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, İcra İflas Kanunu(İİK.)'nun 67. maddesine dayanılarak açılan itirazın iptâli , takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz ile durmuş olan ilamsız icra takibinin devamını amaçlayan itirazın iptali davası, icra hukuku kuralları çerçevesinde ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmak zorundadır. (İİK 67/1)

Davaya dayanak olan Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2016/13536 sayılı icra takibinde alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 345.511,82 TL asıl alacak ve 116.520,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 462.032,13 TL alacağın tahsili için 01.07.2016 tarihinde başlatılan takipte davalının 19.07.2016 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüş ise de, dosya içerisinde ödeme emrinin tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından itirazın yasal sürede yapılıp yapılmadığı hususu denetlenerek ve yine davalı vekillerinin dosyada mevcut vekaletnameleri süreli olup, vekalet ilişkisinin devam ettiğinin bildirilmesi halinde güncel vekaletnamelerin de dosyaya kazandırılması gereklidir.

6100 sayılı HMK'nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.

Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." ve "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı HMK'nın 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." düzenlemeleri hüküm altına alınmıştır.

Bilirkişi raporlarında görülen eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevinin de, aynı Kanun'un 281/2. maddesine göre mahkemeye ait olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi uyarınca, mahkemece gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görülürse yeni görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılabileceğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda; mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında çıkartılan kesin hesaplara ilişkin tespit ve değerlendirmelere yönelik çelişkiler bulunduğu gibi, davalının davacı hakedişlerinden nakdi teminat kesintisi yapılmadığı halde yapılmış gibi belirlenen bedelin yüklenici hakediş alacağına ilave edilmesinin hatalı olduğu yönündeki itirazları karşılar nitelikte inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmakla, çelişkinin giderilmesi için, tarafların iddia, beyan ve itirazlarını da karşılar şekilde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki sözleşme, karşılıklı yazışmalar, düzenlenen hakedişler değerlendirilerek denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporu alınarak ve buna itiraz olması halinde itirazların karşılanması bakımından ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1.a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,

2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2022 tarih, 2017/479 E-2022/577 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4-6. maddeleri gereğince kaldırılmasına,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

5-Davalı tarafından yatırılan 7.792,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 24.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/189, K. 2025/476, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/189
Karar No
2025/476
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/191 K.2025/318
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/198
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/192 K.2025/60
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/281
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/351
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/193 K.2025/268

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.