KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/255 - Karar No:2024/871 (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
- Esas no
- 2023/255
- Karar no
- 2024/871
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2022
- Numarası
- 2020/502 E-2022/584 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 23/10/2024
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve müvekkil şirketçe düzenlenen faturadan kaynaklı 33.276 TL alacakları nedeniyle başlattıkları takibin davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını beyan ederek davalı/borçlunun takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 26/12/2019 tarihinde "Kalıp İmalat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılacak işler için 25/04/2020 vadeli, 105.492 TL tutarındaki çekin davacı şirkete 04/01/2020 tarihinde verildiğini, davacı şirketin müvekkil şirkete 24/06/2020 tarih ve 138.768 TL bedelli bir fatura düzenlediğini, dava konusu takipte talep edilen tutarın bu faturanın bakiyesi olduğunu ancak davacı şirket tarafından üretilen kalıpların bazılarının ayıplı olduğunu, bu nedenle kendi makinelerinde de hasar meydana geldiğini,
söz konusu durumun delil tespiti talebiyle açmış oldukları Batı 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/53 D.
İş Sayılı dosyasında yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı gibi kötü niyetli olarak ağır kusurundan yararlanmaya çalıştığını, müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı olduğunu kabul etmemekle birlikte, huzurdaki davaya karşı takas mahsup def'inde bulunduklarını, müvekkil şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunu beyanla, davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile ticari mal alım satımına ilişkin alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı borçlunun takip dosyasında borca ve ferilerine yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasında ticari ilişki olduğuna yönelik ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın, davacının faturaya dayalı başlattığı takipte davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının takas ve mahsup definin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sunulan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının kararlaştırılan 1,3 ve 5 nolu kalıpların imâlini üstlendiği ve bu imalatlar için sözleşmenin 5. maddesi ile 24 ay süreyle garanti taahhüdünde bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafından sözleşme konusu kalıpların 25/06/2020 tarihinde teslim alındığı, bir kısmının kusurlu olduğu iddiasıyla 10 gün içinde malzemeler gönderilmediği takdirde sözleşmenin feshedileceği bildirilmiştir. Ankara Batı 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/53 D.
İş Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacı şirketçe üretimi yapılan malzemenin bir kısmının ayıplı olduğu, sözleşmeye uygun imal edilmediği, söz konusu ayıplı malzemelerin toplam tutarının 17.564,38 TL + KDV olduğu, ayıp nedeniyle davalıya ait makinenin 8 adet enjeksiyon memesinin hasar gördüğü, söz konusu hasarın giderilme maliyetinin 3.250 USD + KDV olduğu, tespitinde bulunulmuştur.
Davalı vekili süresinde ayıp ihbarı olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşme konusu ürün ve malzemenin 24 ay süre ile garanti altına alındığı, bu kapsamda davacının sorumluluğunun bulunduğu, hasar bedelinin 28.349,47 TL, ayıplı mal bedelinin 20.725,97 TL olduğu ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 49.075,44 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine, alacak likit olmadığından tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının takip tarihinden aylar sonra teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiasıyla delil tespit talebinde bulunduğunu, davalının 25/06/2020 tarihinde teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiasıyla müvekkiline geri gönderildiğine dair ihtarını teslimden 2 ay sonra 14/08/2020 tarihli ihtarla iddia ettiğini, ticari hayatın akışına uymayan bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, 14/08/2020 tarihli ihtarla gönderilen faturanın iade edildiğini, imal edilen kalıpların ayıpların giderilmesi için davacıya geri gönderildiğine dair hiç bir delil sunulmadığını, sözleşmenin 5/2.maddesine göre;
kalite kontrolünün müvekkili ile birlikte yapılması gerekirken sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, tespit sırasında müvekkili olmadan rapor düzenlendiğini, incelenen ürünlerin müvekkilinin imalatı olup olmadığının bilinmediğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun delil tespiti raporunu esas aldığını, ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünün bulunmamasını ayıp iddiasını ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, ayrıca ayıbın imalattan mı kullanımdan kaynaklandığını tespit edilmediğini, kalıpların kullanıldığı makinaların zarar görmesinin sözleşmedeki garanti kapsamında bulunmadığını belirterek,
mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/255, K. 2024/871, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama