İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/733 K.2025/827

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan…

Esas2025/733Karar2025/827Tarih2 Ekim 2025Okuma13 dk · 2.652 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Ekim 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/733 - 2025/827 (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
Esas no
2025/733
Karar no
2025/827
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/04/2025
Numarası
2024/315 Esas - 2025/297 Karar
Davanın konusu
Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
02/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.652 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; davalı idarenin kendisine bağlı İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğünün ihtiyacı olan 3 adet mobil liman vinci satın almaya karar verdiğini ve ihaleye çıktığını, ihaleyi müvekkilinin kazandığını, 10/08/2012 tarihli sözleşme düzenlendiğini,

müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini sözleşmede belirtilen zamanlarda yerine getirerek işi teslim etmesinin akabinde 1 nolu vincin 31/01/2015 tarihinde çalışmakta iken dönüş sistemindeki hidromotor tahrikli redaktör pinyon dişlisi rulman yatağında arıza tespit edilmesinin akabinde arızanın müvekkili şirket tarafından sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde giderilmesi ile davalının 29/04/2015 tarihinde kesin kabul işlemini yaptığını,

24 aylık garanti süresinin 28/04/2017 tarihinde bitmesine rağmen davalının henüz garanti süresinin bitmediği iddiasıyla garanti süre boyunca müvekkili şirketten 29/06/2012 tarihli 084942 seri numaralı ve 671.000,00 EURO tutarlı ve 31/08/2016 tarihine kadar geçerlilik süresi dolan, akabinde sözleşmeye aykırı bir tutum sergilemek ve tek taraflı keyfi kararlar almak suretiyle 31/11/2017 tarihine dek süresinin uzatılmasını sağladığı teminat mektubunu iade etmeyeceği korkusunu aşılamak suretiyle garanti süresinden sonrada vinçlerin bakım ve garanti masraflarını üstlenmesini talep ettiğini,

garanti süresi bitmiş olmasına karşın idarenin tek taraflı tasarrufuyla ve haksız suretle elinde bulundurduğu teminat mektuplarını işleme koyacağı kaygı ve korkusuyla davalı aleyhine yapılan icra takibini ve dava dilekçesine ekli faturalara konu bakım ve garanti masraflarını üstlenmek zorunda kaldığını, garanti süresinin 28/04/2017 tarihinde bittiği hususunun Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2016/205 esas 2018/388 karar numaralı kararı ile sabit olduğunu,

sözleşmeye aykırı kesilen 805.284.00 EURO tutarlı cezai şartın bütün etki ve sonuçları ile iptal edilip istihkaktan kesilen 805.284.00 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, Ankara 12.İcra Müdürlüğünün 2018/12148 sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, yapılan takibe itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağın sunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasında 10/08/2012 tarihli İzmir Limanına 3 adet mobil liman vinci alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, İzmir Limanına gelen vinçler için teknik şartnamenin 34. maddesine göre geçici kabul işleri için oluşturulan kabul heyetince 17/12/2014 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, geçici kabul çalışmaları sonucu tespit edilen eksikliklerin 1 aylık deneme süresi sonunda yapılacak olan kabule kadar yüklenici tarafından giderilmesi gerektiğinin tutanak altına alındığını,

geçici kabul tutanağında belirtilen eksiklikler ve açıklamalar listesine göre İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğünde 1 aylık deneme süresi sonrası yapılacak olan kabule kadar eksiklerin tamamlanması gerektiğinin yüklenici firmaya bildirildiğini, geçici kabulün yetkili makamca onaylanmış olduğunun 16/01/2015 tarihli yazı ve eklerinin teslim alındığı tarihte öğrenildiğini, deneme süresinin sona erdiği 16/02/2015 tarihinden itibaren sözleşmenin cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla 3 adet ... vincindeki aksaklıkların giderilerek 16/04/2015 tarihine kadar hazır hale getirilmesi gerektiğine ilişkin yazı gönderildiğini,

sözleşme eki teknik şartnamenin 35.1 maddesi uyarınca 05/04/2017 tarihi itibariyle vinçlerin garanti sürelerinin 1 nolu vincin arızada geçen süresi 15 gün olup 14/06/2017 tarihinde, 2 nolu vincin arızada geçen süresi 46 gün olup 15/07/2017 tarihinde, 3 nolu vincin arızada geçen süresi 54 gün olup 23/07/2017 tarihinde sona ereceği ve 05/04/2017 tarihinden sonra oluşabilecek arızalarda geçen sürelerde garanti süresine ekleneceğinin belirtildiğinin görüldüğünü, garanti süreleri içinde meydana gelen her bir arızanın garanti süresini arızada geçirilen gün kadarıyla ve sözleşme dolayısıyla kendiliğinden uzatacağını savunarak,

davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava taraflar arasındaki sözleşmeye konu vinçlerin garanti süresini bitmesinden sonra tamir edildiği iddiasıyla bu tamir bedellerine konu faturalara dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.

Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/12148 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında 15 adet faturaya dayalı olarak işlemiş faizleriyle birlikte toplam 150.685,70 EURO alacağın tahsili isteğiyle 13/09/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Dava niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olup tarafların katılımı ile yapılan toplantı sonucu anlaşmaya varılamadığına ilişkin 16/05/2019 tarihli son tutanağın düzenlendiği ve iş bu davanın daha sonrasında açıldığı anlaşılmıştır.

Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2016/205 esas 2018/388 sayılı karar örneğinin incelenmesinde davacının ...., davalının ..., dava konusunun taraflar arasında düzenlenen 10/08/2012 tarihli sözleşme gereği sözleşmeye konu 3 adet vincin 1 aylık deneme süresinin 16/02/2015 tarihinde bittiği, kesin kabulün 72 günlük gecikme ile 29/04/2015 tarihinde yapıldığı iddiasıyla geç tesliminden kaynaklı kesilen cezai şartın sözleşmeye uygun olmadığı gerekçesi ile açılan alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonucu, işin teslim tarihinin deneme süresi dahil 16/02/2015 olduğu, deneme süresi içerisinde kısmi arızaların meydana geldiği,

bu arızaların davalının davacıya verdiği 2 aylık süre içerisinde giderildiği, verilen ek sürenin taraflar arasındaki sözleşmenin 33.1 maddesi gereği cezasız olduğu, vinçlerde meydana gelen arızanın geçici kabulden sonra davacı yüklenici tarafından giderildiği, vinçlerle ilgili davalının ayıp iddiasının olmadığı, vinçlerin sözleşme hükümlerine uygun olarak davalı tarafa teslim edildiği, hakedişten kesilen cezai şarta ilişkin alacağın sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu,

Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi dosyasına konu davanın deneme süresine ilişkin iş bu davanın garanti süresinin ne zaman dolduğu hususuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 2019/613 esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 13.03.2021 tarih, 2021/124 sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/12148 sayılı takip dosyasında itirazının, 07.08.2017 ve 26.09.2017 tarihli faturaların garanti süresinin sonrasına ilişkin olmakla buna yönelik bedellerin istenebileceği gerekçesiyle bu fatura bedelli toplamı 15.584,67 Euro asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından İstinaf Kanun Yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarih 2024/303 esas 2024/428 sayılı kararıyla mahkememiz kararı HMK'nun 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmış ve dosyanın daire kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kaldırma kararında ''Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde malların kabulü sonrasında 24 ay garanti süresi olduğu, sözleşme eki şartnamenin 35. maddesinde ise vinçlerin arızalı olarak bulunduğu sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece fatura tarihleri vinçlerin servis ve bakım işlerinin yapıldığı tarih kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Faturaların sonradan düzenlenmesi de mümkündür.

Bu nedenle fatura tarihlerinin başkaca bir araştırma yapılmadan söz konusu işlerin yapıldığı tarih olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan faturada yazılı bedellerin olduğu gibi iş bedeli olarak kabul edilmesi de hatalıdır.

Mahkemece dava ve takip dayanağı faturalarda yazılı işlerin hangi tarihlerde yapıldığı yöntemince araştırılıp incelenmeli, söz konusu vinçlerin garanti süresi sözleşmenin 16 ve şartnamenin 35 maddesine uygun bir şekilde belirlenmeli, garanti süresi dolduktan sonra davacı yüklenicinin yaptığı servis ve bakım hizmetlerinin bulunduğunun saptanması halinde, yüklenicinin hak ettiği iş bedeli, söz konusu işlerin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre bizzat bilirkişi heyetince hesaplanmalıdır.

Davalı vekilinin icra inkar tazminatı verilmesine yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde. İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.

Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.

Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).

Yukarıda yazılı ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda davacı taşeron, iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı yüklenici borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı ise, işlerin garanti süresi içinde yapıldığını, davacının bir alacak talep edemeyeceğini savunmuştur.

Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, bilirkişiden raporlar alınmış, işin garanti süresi içinde yapılıp yapılmadığı, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Bu durumda dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir.

Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.'' denilmiştir. Mahkememizin 2024/315 esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür.

Taraf vekillerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin kaldırma kararının 5. sayfasının 1 numaralı bendinde belirtilen hususlara ilişkin yapım tarihlerine ilişkin beyanda bulunmak ve belge örneklerini sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili bu konuda yazışma yapılacak yerleri 03.07.2024 tarihli dilekçesinde bildirmiş, ilgili yerlere yazı yazılmış, yazı cevapları geldikten sonra dosya daha önce rapor veren bilirkişi heyetine, kaldırma kararında belirtilen hususlarda rapor alınmak üzere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 07.02.2025 tarihli raporlarında,

07.08.2017 tarihli fatura içeriğinin garanti süresinden önceki işlemlere ait olduğu, 26.09.2017 tarihli fatura içeriğinin garanti süresi sonrasına tekabül ettiğini bildirmiş, bilirkişi raporunda BAM kararı kapsamında rayiçle ilgili değerlendirilme olmadığı anlaşılmakla, bu hususun açıklığa kavuşturulması ve davalı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmış olup,

bilirkişi heyeti 28.03.2025 tarihli ek raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda BAM kararı ve taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak tüm dosya bilgilerinin tekrar incelenmesi sonucunda raporun değerlendirme bölümünde detaylı olarak açıklandığı üzere 07.08.2017 ve 26.09.2017 tarihli faturaların yüklenici firmanın garanti süresi içinde yaptığı işlemlerin devamı niteliğinde olup, kendi ayıplı işlemlerinden kaynaklandığı, yüklenicinin 12.09.2017 tarihli taahhüdünde de bu hususun kabul edilmiş olduğu bildirilmiştir.

Dosya kapsamından; taraflar arasında 10/08/2012 tarihli İzmir Limanına 3 adet mobil liman vinci (...) alımı işine ilişkin olarak sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin süresinin 9.1 maddede iş başlama tarihinden itibaren 35 ay olarak,

10.3.1 maddesinde vinçlerin işe başlama tarihindin itibaren 10 ay içeresinde geçici kabul için uygun hale getirilip teslim edileceği, teslimi yapılan vinçlerin geçici kabul işleminin tamamlanmasından sonra 1 ay deneme süresinden sonra kesin kabul işlemlerinin yapılacağının, 30.1 maddede .... geçici kabul işlemleri tamamlandıktan sonra 1 ay deneme süresinden sonra kesin kabul işlemlerinin yapılacağının, 44.2 maddesinde sözleşmenin 9.1 maddesinde sözleşme süresinin 35 ay olarak girilmiş olup, bu sürenin 10 ayı teslim süresi, 1 ayı deneme süresi ve 24 ayı garanti süresi olup,

yabancı isteklilerde bu sözleşme süresine 7,5 ay akreditif açma ve gümrükten geçme süresinin ekleneceğinin kararlaştırıldığı toplam 46 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Teknik şartnamenin 35. maddesi garanti başlıklı olup, 35.1 maddesi uyarınca yapılan işin, malzeme, işçilik, imalat ve montaj hatalarına karşı yüklenici tarafından garanti edileceği, garanti süresinin geçici kabul tarihinden itibaren en az 24 ay olacağı, vinçte arızalı geçen sürelerin o vincin garanti süresine ilave edileceği kararlaştırılmıştır.

Davada uyuşmazlık, takibe konu edilen vinçlerin bakım ve onarım masraflarının davacıya haksız olarak yaptırılıp yaptırılmadığı hususlarında toplanmaktadır.

Dosya kapsamı itibariyle; tarafların işe başlama tarihi olarak davacıya avans verilme tarihi olan 31/08/2012 tarihi olduğunu kabul etmektedirler. 35 aylık sürenin sona erme tarihi 29/12/2014 tarihidir.

17/12/2014 tarihinde düzenlenen geçici kabul tutanağı ile geçici kabule engel olmayan tamamlattırılabilir eksiklikler ve açıklamalar listesindeki eksikliklerin 26/12/2014 tarihli yazı ile davacı firmaya bildirildiği, 16/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, kesin kabulün 29/04/2015 tarihinde tamamlandığı,

teknik şartnamenin 35. maddesi uyarınca garanti süresinin geçici kabul tarihinden itibaren en az 24 ay olacağı, vincin arızalı geçen sürelerin bu 24 aya ekleneceği, davacı tarafın 10/08/2017 tarihli yazısında 2 nolu vincin garanti süresinin 06/08/2017 tarihinde sona ereceğinin, 12/09/2017 tarihli yazıda 1 nolu vincin garanti süresinin 10/06/2017 tarihinden, 3 nolu vincin garanti süresinin 23/07/2017 tarihinde sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya kapsamı itibariyle garanti süresinin en son 06/08/2017 tarihinde dolduğu,

garanti süresi içerisinde yapılan işlemler ve düzenlenen faturalara yönelik davacının talep hakkının olamayacağı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan inceleme kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 07.08.2017 ve 26.09.2017 tarihli faturalarda yazılı işlerin hangi tarihlerde yapıldığının araştırılması gerekmekte olup, bu doğrultuda yapılan inceleme, alınan bilirkişi ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre.

07.08.2017 tarihli faturanın garanti süresinden önceki işlemlere ait olduğu, garanti süresi 06.08.2017 tarihinde sona ermekte olup, faturanın garanti süresi kapsamında kaldığı ve yine 26.09.2017 tarihli faturaya konu işlerin davacının daha önceki müdahalesinden kaynaklı her 3 ...'de görülen ve detayları açıklanan sözleşmenin 40. maddesi uyarınca garanti kapsamında giderilmesi gereken gizli ayıp niteliğinde işe ait olduğu, yüklenici tarafından idareye verilen 12.09.2017 tarihli taahhütte her 3 vinçte de görülen vinç bomunun, vincin ana kulesine bağlandığı,

bağlantı kulaklarındaki kısmi kaynak dikişi çatlağı ve saç yırtılması arızalarının yerinde incelemesinin yaptırılıp arızaların taraflarınca değerlendirildiğinin belirtildiği, dosya kapsamı itibarıyla her iki faturanın garanti süresi içerisindeki yapılan işlemlerin devamı niteliğinde olduğu, garanti süresi dışında olmadığı anlaşılmakla bu faturalara ilişkin talep koşulları oluşmadığından davanın reddine, davalı tarafça kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de davacının kötü niyetli takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın başlattığı icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yasal koşullarının oluşmadığı nedeniyle, tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın takip konusu yaptığı faturaların tarih ve muhteviyatının kendi sorumluluğunda olduğunu bildiğini ve bu hususu ikrar ettiğini, yerel mahkemenin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar vermesinin doğru olmadığını, takibe konu edilen faturaların tamamının garanti süresi içerisinde olduğunu,

07/08/2017 tarihli faturanın garanti süresi içerisinde olduğunu, 26/09/2017 tarihli faturalandırılan işlemin davacının daha önceki müdahalesinden kaynaklı 3 ...'de de görülen ve detayları açıklanan sözleşmenin 40. maddesi uyarınca garanti kapsamında giderilmesi gereken gizli ayıp niteliğindeki işe ait olduğunu, davacının 12/09/2017 tarihli taahhüdüyle.

1 nolu vincin 18/06/2017, 2 nolu vincin 06/08/2017, 3 nolu vincin ise 23/07/2017 tarihinde garantisinin sona erdiği hususu ve son iki faturanın garanti süresi içerisinde yapılan işlemlerin devamı niteliğinde olduğunun ikrar edildiğini, takip konusu faturalara ilişkin talep koşullarının oluşmadığı hususunun hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalının istinaf itirazının kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu, uyuşmazlığın garanti hususunun kapsamı ve süresi ile ilgili olduğu, bu konunun yargılama sonucunda çözüme kavuşturulduğu, davacının sırf kötüniyetle icra takibi başlattığı yönündeki davalı iddiasının ispat edilemediği, ilk derece mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Üye · E-imzalıdır Katip · E-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2025/733, K. 2025/827, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/733
Karar No
2025/827
Tarih
2 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/734 K.2025/620
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/734 K.2025/713
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/734 K.2025/2301
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/734 K.2025/1175
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/735 K.2025/767
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/735 K.2025/585

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.