KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2022/521 - 2022/654
- Dosya no
- 2022/521
- Karar no
- 2022/654
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2020
- Numarası
- 2019/350 Esas 2020/484 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 09/01/2023
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının eşi ...’nun, 20.12.2010 tarihinde bisikleti ile seyir halinde olduğu sırada,sürücü ... 'un sevk ve idaresinde olup ...Sigorta A.Ş’ye sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davacının başvurusu üzerine 21.12.2018 tarihinde davacıya 25.580,90 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile davacının tüm zararlarının karşılandığını, sulh olunduğunu, ibraname imzalandığını,kazanın meydana gelmesinde sigortalı sürücüye atfı kabil bir kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesi,kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş,hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava; ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 20.12.2010 günü sürücü ...’un, idaresindeki araçla seyri sırasında, kendi seyir yönüne göre yolun sağından yola çıkarak, bölünmüş yol kesiminde, normal trafiğin seyir yönüne göre aksi yönde seyir ile, çapraz şekilde kavşak boşluğuna doğru seyir etmekte olan, bisiklet sürücüsü ...'na, çarpmasıyla meydana gelen kazada bisiklet sürücüsü ...'nun asli kusurlu olduğu, sürücü ...'un ise kusurunun olmadığının belirlendiği,
davalı sigorta şirketi tarafından kazaya karışan ve sürücüsü ... olan aracın ZMSS poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde düzenlenmiş olduğu,kazaya ilişkin savcılık soruşturması aşamasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan rapor uyarınca,kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'un kusurunun bulunmadığı, müteveffa sürücü ...'nun, asli kusurlu olduğunun belirlendiği,yine savcılık soruşturma dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan 20.12.2011 tarihli rapor uyarınca,kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'un asli kusurlu olduğu,bisiklet sürücüsü ...'nun tali kusurlu olduğunun belirlendiği,
dosyada yer alan sigorta eksperi bilirkişi ... tarafından tanzim edilen rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde bisiklet sürücüsü müteveffa ...'nun asli kusurlu,araç sürücüsü ...'un talikusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde müteveffanın bölünmüş yolda ters yönde seyrettiği gerekçesi ile %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği,
Kayseri 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/410 Esas nolu dosyasında yapılan yargılama neticesi müteveffanın ters yönde seyrettiği kabul edilerek kendi şeridinde seyreden sanık sürücünün kusuru olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verildiği,kararın temyizde onama ile kesinleştiği,anılan ceza dosyasında hükme esas alınan 02.11.2011 tarihli kusur raporu uyarınca,kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...’nun tam kusurlu olduğunun belirlendiği,
mahkemece anılan raporların hükme esas alınmasıyla kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam kusurlu olduğu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı belirlemesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesinde verilen kararla maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ile maddi oluşa uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olmasına;
kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz olduğunun ve bu suretle meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin de sorumlu olmadığının anlaşılmasına göre;davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/521, K. 2022/654, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama