KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Dosya no
- 2022/653
- Karar no
- 2023/371
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2020
- Numarası
- 2016/993 Esas - 2020/619 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/03/2023
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya 30/09/2016 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 1.500 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 12.327,33 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davadan önce davalı ... şirketine başvuru şartını eksiksiz ve tam olarak yerine getirmediğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatında bulunmadığını, davacının maluliyet durumu belirlendikten sonra zarar hesabının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden avans faiz isteminin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı nezdinde sigortalı aracın davacıya çarpması sonucu gerçekleşen dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü...
Yönetmeliğine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kaza nedeniyle 9 ay süre ile geçici iş göremez haline geldiği, bilirkişi raporunda isabetli şekilde hesaplandığı üzere 12.327,33 TL geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, sigortalı araç motosiklet olduğundan avans faiz isteminin yerinde olmadığı,
davacı taraf talep artırım dilekçesi ile faizi dava tarihinden itibaren talep ettiğinden taleple bağlı kalınması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 12.327,33 TL geçici iş göremezlik tazminatının 27/12/2016 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Anayasa Mahkemesi'nin genel şartlara yapılan atıfları iptal etmesi nedeniyle maluliyet raporunun meslekte kazanma gücü yönetmeliğine göre düzenlenmesi gerektiğini, aktüerya raporunun da PMF yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik zararından sigortanın sorumlu olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı ile davalı vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
TBK’nın 54/3. fıkrasında bedensel zararlar arasında çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların belirtildiği, zararın KTK ve ZMMS genel şartlarına göre belirleneceğine dair KTK’nın 90. maddesindeki hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, zararın kapsamının belirlenmesinde KTK’da düzenlenmeyen hususlar hakkında TBK’nın haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, hükme esas alınan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunda da kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü... Yönetmeliği esas alınarak çalışma gücü kaybı süresinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin maluliyete yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından hesap yöntemine itiraz edilmiş ise de, davacının bilinmeyen dönem zararının olmamasına göre, hesaplamada yaşam süresinin tespitine yönelik tabloların ve bilinmeyen dönem hesabına ilişkin yöntemin uygulanmayacak olmasına göre istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin neler olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde düzenlenmiş olup, sorumluluğunun Kanun'da belirtilen giderlerle sınırlı olması, geçici iş görmezlik zararlarından SGK'nın sorumlu olacağına dair Kanun'da düzenlenme bulunmaması, ayrıca 2918 Sayılı Yasanın 92. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin bir düzenlemenin de yer almaması, ikincil norm olan Genel Şartlar ile Kanun'la belirlenen sorumluluğun daraltılması mümkün olmadığı gibi kanunen sorumluluğu bulunmayan SGK'nın sorumlu olduğuna da karar verilemeyeceğinden, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2022/653, K. 2023/371, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama