KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1101
- Karar No
- 2025/58
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·24 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1101
KARAR NO : 2025/58
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2023
NUMARASI
2022/735 Esas 2023/419 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 30/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/01/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ...Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/07/2022 tarihinde, davalının sigortalısı olan araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, araçta meydana gelen değer kaybının ödenmesine ilişkin başvurunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL değer kaybının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasara ilişkin olarak 16/08/2022 tarihinde 6.300,00 TL, 05/09/2022 tarihinde 748,84 TL ödeme yapıldığını, değer kaybına ilişkin olarak 21/11/2022 tarihinde 11.289,79 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kusur oranının ve zararın tespiti için makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, kazanın oluşumunda davalının sigortalısının tam kusurlu olduğu ve araçtaki değer kaybının 40.246,50 TL olduğu, davacının ödemenin mahsubu ile 28.956,80 TL talep edebileceğine ilişkin kanaatini bildirdiği, toplanan delillere göre davalının sigortalısı araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği,
davacının aracında meydana gelen hasar, aracın rayiç değeri de gözetilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen değer kaybının belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu gerekçesiyle.
"DAVANIN KABULÜ İLE, 28.956,80 TL'nin 23/09/2022 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davacıya ait aracın 6.300,00-tl hasara uğradığını, bu aracın bu hasar neticesinde 40.246,50-TL değer kaybına uğradığının tespitinin haksız, hukuka aykırı ve hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını, hasar alan parça yalnızca kaporta aksamı, bagaj kapağı ve arka panel olup, parça değişimi gerektirecek şiddette başkaca bir karoser hasarı bulunmadığını ve arka panelin boyasız olarak onarıldığını, değer kaybı hesaplamasında güvenilir olmayan ve denetlenebilirlik kriterine de uygun olmayan bir tespit yapıldığını,
dosyaya ibraz edilen raporda davacı yan aracının "2. el değerinin 300.000,00-TL olabileceği"nin tespit edildiğini, fakat tespit edilen değer kaybı meblağının hesaplamasına dair araştırmanın nereden yapıldığına dair hiçbir dayanak gösterilmediğini ve tamamen öznel nitelikte bir değer kaybı değerlendirmesi yapılmadığını, hiçbir şekilde piyasa araştırması ve dayanağı gösterilmeksizin raporda oldukça fahiş bir tazminat meblağı belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, kusurun tespiti kadar, zararın doğru şekilde tespit edilmesi de önemlidir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar kişinin kaza tarihi itibariyle uğradığı "gerçek zarar" olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zararın tespitine yönelik benimsediği ilkelere uygun olarak tespit edilmelidir.
Davacının zararının artmasına neden olması söz konusu ise, haksız fiil sorumlusunun, zarar görenin eylemi ile artan zarardan sorumlu olmayacağı gözetilmelidir. Zarara yönelik çelişkili deliller ve izaha muhtaç durumlar var ise bu hususlar değerlendirilmeden, bir kısım delillere üstünlük tanınarak hazırlanan rapora göre karar verilmemelidir.
Bu çerçevede, değer kaybına ilişkin olarak, aracın tamirinin mümkün ve/veya ekonomik olması durumunda aracın markası, modeli, yaşı, km'si kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki rayiç değeri ile meydana gelen kaza sonrasında onarılması halindeki serbest piyasadaki rayiç değeri arasındaki farka göre tespiti Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, rapordaki hesaplamanın bu yöntem çerçevesinde yapılması, denetlenebilir olması gereklidir.
Dosyadaki yazılara kanuni gerektirici sebeplere, değer kaybına ilişkin belirlemenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/1101, K. 2025/58, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama