İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/217 K.2024/741

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/217Karar2024/741Tarih22 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.216 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Mayıs 2024
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/217 - 2024/741
Esas no
2023/217
Karar no
2024/741
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2022
Numarası
2021/207 Esas - 2022/1147 Karar
Davacılar
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
24/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.216 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 05.02.2021 tarihinde, davalı ...

Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araçların, müvekkillerinden ...'ın eşi, Naciye'nin oğlu ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada, ...'ün vefat ettiğini, davalının kazaya sebebiyet veren her iki aracın da zorunlu trafik sigortacısı olması nedeniyle davacıların zararını herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın gidermekle yükümlü olduğunu, uğranılan zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası açıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 05.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davacı vekili 07/11/2022 tarihli dilekçesi ile, kazaya neden olan her iki aracın kusur oranı toplamı olan %70 kusur durumuna göre davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek ve bu yönde itirazlarını tekrar ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... ... yönünden 100,00 TL olan tazminat taleplerini 226.547,91 TL'ye, davacı ... yönünden 100,00 TL olan tazminat taleplerini ise 45.233,39 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın sigortalı araç sürücüsü ile kazaya karıştığı ve kaza ile illiyet bağı bulunan bir nedenden ötürü hayatını kaybettiği hususlarının ispatı için ölü muayene otopsi raporunun ibrazının zorunlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı hesabının ZMMS Genel Şartları a.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusurunun bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, haksız ve hukuka aykırı faiz talebinin reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti bakımından makine mühendisi bilirkişiden alınan 13/09/2021 tarihli raporda, sürücüler ... ve ...'un asli kusurlu %60 oranında sorumlu (her biri için %30'ar) oldukları, ... plakalı araç sürücü olan ...'un ise tali kusurlu (%40 oranında) olduğunun bildirildiği, kusur raporunun ceza dosyasında alınan kusur raporu ile çelişki içermesi ve davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine,

Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18/01/2022 tarihli raporda, sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, sürücüler ... ve ...'un ise kusursuz olduklarının bildirildiği, her iki raporun çelişki içermesi nedeniyle Karayolları Fen Heyetinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 11/05/2022 tarihli raporda, ... plakalı araç sürücü olan ...'un %40 oranında, sürücüler ... ve ...'un %60 oranında (her biri için %30'ar) kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği,

davacıların talep edebilecekleri maddi tazminatın hesaplanması bakımından aktüerya uzmanından alınan 02/09/2022 tarihli raporda, 05.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'ün eşi ... ... için 226.547,91 TL, annesi ... için 45.233,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, kazaya karışan ... plakalı hususi otomobilin davalı ...

Sigorta A.Ş'ye 18.04.2020 - 18.04.2021 tarihleri arasında 23562903 no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı tarafından poliçe teminatının ödenmesi konusunda 18.02.2021 tarihinde davalı ...

Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğu, talebin eksik evrak gerekçesiyle reddedildiği, mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata talep gibi 05.03.2021 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,

buna göre, davacılar ... ve ... ...'ün desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacılar lehine hesaplanan maddi tazminattan davalının kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi limiti ile sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın ıslah dilekçesi gözetilerek davalı sigorta şirketinden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği,

sigortaya başvuru tarihi dikkate alınarak sigorta şirketinin temerrüdünün 05/03/2021 tarihinde oluştuğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;“1-Davanın kabulüne, davacı ... ... için eşi ...'ün vefatından dolayı 226.547,91 TL, davacı ... için oğlu ...'ün vefatından dolayı 45.233,39 TL olmak üzere toplam 271.781,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan miktarlara temerrüt tarihi olan 05/03/2021 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,

davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına,” karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazaya neden olan iki aracın da davalı tarafından sigortalı olduğunu ve toplam kusurlarının %70 olduğunu, bu durumda %70 kusura göre her iki aracın sorumlu olduğu toplam limit üzerinden davalının sorumluğuna karar verilmesi gerekirken tek sigortadaki limit ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, somut olayda davacıların desteği ...’ün ... plakalı araç ile seyrederken ... plakalı araç ile çarpıştığı, destek ve diğer araç sürücüsü araç hasarlarını kontrol ederlerken, aynı yol üzerinde seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsünün,

desteğe çarparak ölümüne neden olduğunu, 13/09/2021 tarihli raporda ...’ün %30, ...’un %30 ve ...’un %40 oranlarında kusurlu olduğunun belirtildiğini, olayın gerçekleşme şekli, yol üzerinde olması, 2. kazanın ilk kazadan hemen sonra sürücülerin aracını terk etmesinden sonra meydana gelmiş olması nazara alındığında araçların işletilme halinde olduğunu, bu nedenle davalının her iki araç sürücüsünün kusuru kapsamında %70 kusur ve her iki araç sigortasının toplam limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, bu hususta itirazlarının kabul görmemesi halinde ise,

sigortalı aracın ve kazaya karışan 3. kişinin kusuruna göre toplam %70 kusur üzerinden tek limit ile sorumlu tutulması gerektiğini, sigortalı aracın kusuru ve diğer araç sürücüsü ...'un yaya olarak kusuru nedeniyle %70 kusurdan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek ve istinaf edenin sıfatına göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Davacılar, üç aracın karıştığı trafik kazasında, desteklerinin sürücüsü olduğu araç haricindeki iki aracın da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve iki aracın da davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğundan bahisle, her iki ZMMS poliçesi kapsamında zararlarının davalıdan tahsilini istemiş, davacılar vekili aktüer hesap bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davada dava değerini belirlemiş, mahkemece talep artırım dilekçesine göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından,

kusur bilirkişileri tarafından tespit edilen kazaya neden olan araçların diğer araçların toplam kusuru olan %70 kusura göre davalının her iki aracın sigortası olması nedeniyle çift limitten, aksi durumda dahi müteselsil sorumluluk çerçevesinde %70 kusura göre tek limit üzerinden sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.

1-Haksız fiilen kaynaklanan maddi tazminat davasında, kusurun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Bu açıdan, kazanın oluş şekli uyuşmazlık konusu ise kazanın oluş şekli tespit edilmeden, kusur belirlemesi yapılmamalıdır. Öte yandan, meydana gelen kazada birden çok kişinin zarar görmesi durumunda, kusur belirlenirken zarar görenlerin, kendilerine yönelik haksız eylemden kusuru mevcut olmakla birlikte, bu kusur durumunun kendisi ile birlikte aynı zarara uğrayan açısından da bir kusur kabul edilip edilmeyeceği, kendisi ile birlikte zarar gören açısından, kusurlu davranış ile zarar arasında illiyet bulunup bulunmadığının değerlendirilerek kusurun belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, 05/02/2021 tarihinde davacıların desteği olan ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından sigortalı ... plakalı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, davacıların desteği ile karşı araç sürücüsün araçlarında inerek durdukları sırada, yine davalı tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı aracın, direksiyon hakimiyetini kaybederek önce duvara sonrasında ise kazalı araçlara ve davacıların desteğine çaptığı anlaşılmaktadır.

Meydana gelen kazaya ilişkin yapılan ceza soruşturmasında alınan 20/05/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde, ilk kazaya karışan araç sürücüleri ... (destek) ve ...'un ilk kaza sonrasında gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle ikinci kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, ikinci kazaya karışan ...'un ise aracın hızını yük, teknik özellikleri, görüş, yol ve hava durumuna göre ayarlaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesince trafik kusur bilirkişisinden alınan 13/09/2021 tarihli kusur raporunda da ilk kazaya karışan araç sürücülerinin asli %60 kusurlu olduğu denilmesine rağmen parentez içerisinde "%60 oranında, her biri için %30'ar sorumlu olarak" (bu şekilde desteğin ölümünde kabul edilen asli kusurluk ile %30 kusur durumu çelişki oluşturacak mahiyette olup, kastedilen yeterince açık değildir.) denilerek, kusur durumları tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince 13/09/2021 tarihli rapor ile savcılık aşamasında alınan bahsi geçen rapor arsında çelişki olduğundan bahisle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden çelişkiyi giderecek rapor alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi "18/01/2022" tarihli raporunda, aynı kazaya ilişkin "ceza davası içinde rapor tanzim edildiğini" açıklayarak, ceza dosyasındaki delilleri de değerlendirdiğini belirtmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde ilk kazayı yapan araçların almış olduğu önlemlerin yeterli olduğundan, ölümle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde kusurları olmadığı,

kazalı araçlara çarpan ikinci aracın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının ceza dosyasına tanzim ettiği 12/11/2021 tarihli raporun da dosyaya kazandırıldığı görüşmüştür.

İlk derece mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun da çelişkiyi gidermediği değerlendirilerek Karayolları Trafik Fen Heyetinde görev yapmış kişilerden oluşturulan 3 kişilik heyetten rapor alınmış, söz konusu raporda da 13/09/2021 tarihli rapor gibi değerlendirme yapılarak,

"ancak asli ve tali ibareleri kullanılmayarak" kazanın meydana gelmesinde ilk kazaya karışan araç sürücüleri ... ve ...'un kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş parantez içerisinde "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" denilmiş, kaza yapan araçlara çarpan araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davacılar vekili rapora davacıların desteklerinin kusuru olmadığından bahisle itiraz etmiş, sigorta şirketinin ise rapora karşı beyanda bulunmadığı görülmüştür.

Söz konusu kusur raporlarından sonra alınan aktüer hesap bilirkişisi ek raporunda ise tazminattan kusur oranında indirim yapılırken, desteğin kendi ölümü nedeniyle kusurunun %60 olduğu kabul edilerek, davacı ...'ın destek zararının 226.547,91 TL olduğu, ...'ün destek zararının 45.233,39 TL olacağı ve tazminat miktarının sigorta teminat limiti içerisinde olduğu kabul edilmiş, rapora davacılar vekili tarafından itiraz edilerek, desteğin kusurunun %30 kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş, davalı sigorta vekili rapora karşı beyanda bulunmamıştır.

Olay tarihinde ilki maddi hasarlı olmak üzere iki ayrı trafik kazası meydana gelmiş olup, ölüm olayının ilk kaza sonrasında olay yerinde duran sürücülere ve araçlara, dava dışı ...'un çarpması ile meydan geldiği anlaşılmaktadır.

Eldeki dava ise ...'ün vefatı nedeniyle açılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli görülen raporda, ilk kazaya karışan diğer araç sürücüsüne, kendisinin zararı nedeniyle kusur verildiği anlaşılmakta ise de davacıların desteğinin ölüm nedeniyle kusur verilip verilmediği, verilmiş ise kusurlu davranış ile zarar (diğer sürücünün ölümü nedeniyle) arasında ne gibi bir illiyet kurulduğu açık değildir.

Öte yandan "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" ibaresi, ilk kazaya karışan diğer araç sürücüsünün de ölüm olayından %30 oranında kusurlu olacağı kast edilerek kullanılmış ise, bu durumda çarpma olayını gerçekleştiren araç sürücüsünün kusuru ilk kazaya karışan araç sayısına göre değişeceği gibi zarar görenin kusurunun tek başına neden olacağı sonuçtan, ilk kazaya karışan araç sayısı kadar istifade edecektir.

Olay özelinde örnek vermek gerekir ise, zarar gören tek başına önlemsiz olarak durmuş iken kazaya sebebiyet vermiş iken 10 birim kusurlu ise 10 aracın karıştığı ilk kaza sonrasında aynı kusurlu davranışı ile başka bir aracın çarpması durumunda 1 birim kusurlu olacaktır.

Söz konusu raporda ise ilk kazaya karışan araçlara %60 oranında kusur izafe edilmiş iken "Yüzde altmış-her biri için %30 ar sorumlu olarak" ifadesi ile neyin kastedildiği açıklanmamış, desteğin ölümü nedeniyle ilk kazaya karışan araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise meydana gelen ikinci kaza ile bu sürücünün eyleminin meydana gelen ölümle illiyeti ortaya konulmamıştır.

Nitekim taraflar, aktüer bilirkişi ve ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında rapora farklı anlam yüklemiş, ilk derece mahkemesi kusur raporunu kabul etmişken, kusur raporuna farklı anlam yükleyen aktüer hesap raporunun da uygun olduğu kabul edilmiştir. Bu haliyle hükme esas alınan kusur raporu denetişme ve hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.

Bu durumda, öncelikle meydana gelen kazaya ilişkin ceza dosyasının tamamı dosya içerisine kazandırılarak, ceza dosyasında maddi vaka kesinleşmiş ise bunun da nazara alındığı, davanın da davacıların yakınlarını kaybetmiş olması nedeniyle destek tazminatı olduğu gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden davacıların yakınının vefatı ile sonuçlanan kazaya ilişkin olarak kusur durumunun tespit edildiği, kusurlu eylemler ile zarar arasındaki illiyet bağının değerlendirildiği, denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tarafların, aktüer hesap bilirkişisinin ve ilk derece mahkemesinin farklı anlam yüklediği rapora göre eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek ceza mahkemesi dosyası dosya içerisine kazandırılarak, açıklanan şekilde kusur durumunun tespit edildiği, ölüm olayı ile kusurlu eylem arasındaki illiyet bağının değerlendirildiği, denetime elverişli, gerekçeli, kusur belirlenmesi açısından tereddüt oluşturmayacak kusur raporu alınarak,

usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/12/2022 tarihli, 2021/207 Esas 2022/1147 Karar sayılı kararın HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde istinaf eden davacılara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/217, K. 2024/741, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/217
Karar No
2024/741
Tarih
22 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/425
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/341
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/217 K.2024/399
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/218 K.2024/388
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/218 K.2024/442
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/218 K.2024/309

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.