İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/427 K.2024/933

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... vekili (katılma yolu ile) ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla…

Esas2023/427Karar2024/933Tarih10 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/427 - 2024/933
Dosya no
2023/427
Karar no
2024/933
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/11/2022
Numarası
2020/141 Esas - 2022/683 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Vekilleri
—
İhbar olunan
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
12/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... vekili (katılma yolu ile) ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde; şehirlerarası yolcu taşıyan ... plakalı ticari aracın, 26.03.2017 tarihinde Sivas Kayseri yolu üzerinde kaza yaptığını, trafik kazası sonucunda davacı ...'ün ağır şekilde yaralandığını, ...

Üniversitesi Hastanesinde beş kez ameliyat olduğunu, ameliyatlar sürecinde toplamda yaklaşık 1,5 ay boyunca gece ve gündüz olmak üzere en az iki kişinin bakımına muhtaç kaldığını, kaza tarihinde 18 yaşında üniversitede, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde okuyan bir genç olduğunu, özel bir üniversitede öğrenci olan müvekkilinin okula devam edemediğini ve yarım dönem kaybettiğini, özel okula ödenen ücret ve kaybettiği yarım dönem nedeniyle de zarara uğradığını belirterek,

davacı ... için belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000TL (geçici işgöremezlik zararı olarak 100TL, sürekli işgöremezlik zararı olarak 50TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak 400TL, yarım dönem okula gidememesi nedeniyle ödediği ancak geri alamadığı yarım dönem özel okul ücreti olarak 400TL ve kazadan dolayı okulda bir yıl sene kaybı nedeniyle 1 yıl geç maaş alacak olmasından kaynaklanan zararı olarak 100TL) maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, davacı ... için 55.000,00 TL,

davacı babası için 15.000,00 TL manevi zararın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici bakıcı gideri talebini 1.404,06 TL’ye, geçici işgöremezlik tazminatı talebini 5.538,75 TL’ye, yarım dönem okul ücretini 8.312,00 TL’ye ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 240.818,79 TL’ye olmak üzere toplam 256.075,60 TL’ye yükseltmiştir.

Davalılar ...

Şti. vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasının Sivas il sınırları içerisinde meydana geldiğini, davalılardan ..., ... ve davacıların ikametgah adreslerinin Kayseri olduğunu, davanın Kayseri'de açılması gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, araçta 14 yolcunun bulunduğunu, yolculardan davacı ... dışında diğer yolcuların da küçük sıyrıklar dışında önemli yaralanmalar olmadığını, davacının, kendi kusurundan dolayı yaralandığını, davacı ...'ün kaza esnasında aracın arka dörtlü koltuk seviyesinde yolcuların küçük eşyalarını bıraktıkları bagaj bölümünde yatar vaziyette yolculuk yapmakta olduğunu,

oturur vaziyette olan ve kemer takan diğer yolcuların hiçbirinde ciddi bir yaralanma olmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, refakatçiler için günlük 150 TL masraf iddialarının gerçekçi olmadığını, yapılan masrafların SGK veya başkaca kurumlar tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, 14.04.2017 tarihli 1.260 TL'lık özel oda faturasını kabul etmediklerini, davacının kaza nedeniyle okula gidememesi ve yarım dönem kaybetmesi ve diğer zarar iddialarını da kabul etmediklerini, açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek,

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

AŞ. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, şirkete usule uygun başvuru yapmadan ve kanuna aykırı olarak işbu davanın açıldığını, eldeki dava ikame edildikten sonra şirkete başvuru yapılması üzerine ve 14.12.2017 tarihinde davacı vekiline 58.000,00 TL ödeme yapıldığını, 23.11.2017 tarihinde davacı vekilinin müvekkiline ibraname, feragatname ve kesin mutabakatname ibrazında bulunarak herhangi bir alacaklarının kalmadığı beyanında bulunduğunu, davacının davadan önce yaptığı başvuruda gönderdiği evraklar arasında maluliyet oranına ilişkin bir heyet raporu bulunmadığını,

ayrıca kusurun kesin olarak tespitine yarar bilirkişi raporu gerektiği ve davacı taraftan bu eksikliğin giderilmesi talep edildiği halde, ancak davacı tarafın gerekli belgelerle taraflarına başvurmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda.

26.03.2017 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, tek taraflı meydana gelen trafik kazasında, mahkemece aldırılan AKT raporları ile belirtildiği üzere, davacının %8 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve 3 ay süre ile iş göremez halde kaldığı, 1 ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacı olduğu, kaza tespit tutanağının incelenmesinde, tek taraflı meydana gelen kazada sürücü ... ‘ın sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesi uyarınca kusurlu olduğu,

aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, davacının 1.404,06 TL TL bakıcı gideri ve 240.818,79 TL sürekli iş görmezlik zararı bulunduğu, ayrıca doktor bilirkişiden alınan raporda davacının SGK dışı tedavi giderlerinin 5.538,75 TL tutarında olduğu,

davacının 16.02.2021 tarihinde 5.774,77 TL olarak yatırılan ücretin iadesini talep ettiği, davacının eğitim öğretim gördüğü üniversiteye yazılan müzekkere cevabında kayıt dondurulan bahar dönemi yarı ücreti olan 2.078,00 TL'nin davacıya iade edildiği nazara alınarak davacı tarafça 16.02.2021 tarihinde 5.774,77 TL yatırılan ücretten üniversite tarafından iade edilen 2.078,00 TL’nin mahsubu ile 3.696,77 TL yarım dönem okul ücretinin de tazmini gerektiği, davalıların, davacının kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri,

SGK dışı tedavi giderleri ve yarım dönem okul ücreti tazminat tutarları olan toplam 251.458,37 TL maddi zararını gidermekle yükümlü oldukları, yine takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın da davalılar ...’dan tahsili gerektiği anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak, “Davanın kısmen kabulüne, 240.818,79 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.404,06 TL bakıcı gideri ve 5.538,75 TL tedavi giderlerinin davalılar ...dan kaza tarihi olan 26.03.2017'den, davalı ...

AŞ. yönünden ise temerrüt tarihi olan 25.07.2017'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının yarım dönem okul ücretine ilişkin tazmin talebinin kısmen kabulü ile 3.696,77 TL’nin davalılar ... Ltd.

Şti ve ...'dan kaza tarihi olan 26.03.2017'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Ltd.

Şti. ve ...dan kaza tarihi olan 26.03.2017 den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiş; hükme karşı davacı ... vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalıların istinaflarının reddi gerektiğini, dosyada davacının 21 gün hastanede yatması nedeniyle refakatçiye günlük 150TL ödendiğine dair belgeler olmasına rağmen bakıcı giderinin eksik hesaplandığını, okula gidemediği yarım döneme ait okul ücretinin tamamının zarar kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulünün doğru olmadığını, iyileşemediği için toplamda kayıt dondurma da dahil bir yıl okul kaybı yaşandığını, bir yıllık maaş alamama zararının tazmini gerektiğini, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinden,

1.260 TL'lik + 70 TL'lik ameliyatta kullanılan malzemenin satın alınmasına ilişkin muhasebe mutemedi alındısı başlıklı makbuzları ve de 350 TL muayene ücretine ilişkin makbuzu sundukları halde bunların nazara alınmadığını, aktüer rapordaki ücretin eksik esas alındığını, ayrıca Nisan 2022 tarihli ek rapordan sonra Temmuz’da asgari ücrette artış olduğu nazara alınmadan Kasım'da karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve … Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; ... Sigorta şirketine ihbar talepleri konusunda mahkemece bir karar alınmamasının doğru olmadığını, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, kaza nedeniyle oluşan zararın öncelikle zorunlu taşımacılık ve ferdi koltuk kaza sigortasından karşılanması gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesap yönteminin hatalı olduğunu, maluliyet oranının adli tıp raporuyla belirlenmesi gerektiğini, sigorta tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; kazaya karışan aracın şehirler arası yolcu taşımacılığı yaptığını, zararın öncelikle zorunlu taşımacılık ve ferdi koltuk kaza sigortasından karşılanması gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesap yönteminin hatalı olduğunu, teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden poliçe kapsamında sorumlu olmadıklarını, maluliyet oranının adli tıp raporuyla belirlenmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının müterafık kusuru incelenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacı ... vekili ile davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ... vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmakla birlikte, ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu husus resen gözetilir. Gerekçeli kararın HMK'nın 297. maddesine uygun yazılmaması ve bu nedenle denetlenebilir olmaması kamu düzenindendir.

Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adli yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.

6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri…..(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur.

Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, dava dilekçesinde iki ayrı davacı tarafından dava açıldığı, davacı Mustafa’nın maddi ve manevi tazminat, davacı Ali’nin ise manevi tazminat talebi olduğu halde mahkemece sadece “davacı” hakkında hüküm kurulduğu, hangi davacı hakkında hüküm kurulduğunun anlaşılamadığı, her iki davacı hakkında hüküm kurulduğunun kabulü halinde dahi hangi davacı için ne miktarda ve hangi kalem alacaklara hükmedildiğinin anlaşılamadığı, bu haliyle hükmün infaza elverişli olmadığı, bu hususun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun denetlenebilir mahiyette bir karar verilmemiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, usule ve Kanun'a uygun, denetlenebilir mahiyette bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacı ... ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı ... ve davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/11/2022 tarihli, 2020/141 Esas - 2022/683 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf edenler vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 20. İcra Dairesinin 2023/2467 Esas sayılı dosyasına yatırılan 630.000,00 TL'lik teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/07/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/427, K. 2024/933, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/427
Karar No
2024/933
Tarih
10 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/428 K.2024/572
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/428 K.2024/491
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/428 K.2024/934
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/429 K.2024/463
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/429 K.2024/421
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/429 K.2024/554

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.