KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 35. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/692
- Karar no
- 2024/1318
- Başkan
- ... (...
- Üye
- Dr.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2022
- Numarası
- 2021/269 Esas 2022/723 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2018 tarihinde davalının ZMM sigorta poliçesi düzenleyicisi olduğu aracın trafikte seyri sırasında yaya geçidini kullanmakta olan davacı yayaya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı toplamı olan 6.000,00 TL (her bir kalem için 2.000,00-TL) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlikten doğan tazminat talebini 36.008,18 TL, bakıcı gideri istemini ise 4.133,46 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 36.008,18-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.133,46-TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 03.07.2020’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından her ne kadar tensip zaptı ile SGK’ya müzekkere yazılarak "rücuya dayalı olarak davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunda bilgi istenmesine" karar verilmiş ise de, SGK tarafından bu müzekkereye cevap verilmediğini, mahkemece de müzekkere tekit edilmeksizin dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiğini, davacının hizmet dökümünün dosyaya kazandırılmadığını, hükme esas alınan alınan kusur raporu ile ceza dosyası ve savcılık dosyası üzerinden alınan kusur raporları arasında ciddi şekilde çelişkiler bulunduğunu, öncelikli olarak iş bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dosyada ATK’dan kusur raporu alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 30.12.2018 tarihinde sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yayalara yanan yeşil trafik ışığında seyir yönüne göre yolun solundan, sağına araçların önünden geçiş yapan yaya ...’ya çarpmasıyla meydana gelen kazada her iki tarafın da kendilerine yanan yeşil trafik ışığında geçiş yaptıklarına ilişkin iddia ve beyanlar nedeniyle kusur dağılımının yapılamadığının belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...’nın % 20, sigortalı araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
Ankara CBS’nin 2018/241 soruşturma sayılı dosyasına ibraz edilen 16.09.2019 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde yayanın yeşil ışık yanmadan araçların arasından geçmesi nedeni ile asli kusurlu, dava dışı sürücü ...’nin ise kavşakta hızını düşürmemesinden ötürü tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahallinde yapılan keşif sonucunda Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/1409 Esas nolu dosyasına sunulan ve kaza anındaki kamera görüntüsü ile alınan ifadelerin değerlendirildiği bilirkişi raporunda ise davacının kendisine yeşil ışık yandığı ve yürümesine devam ettiği sırada kazanın meydana geldiği,
bu nedenle sürücünün asli kusurlu, yayanın yeşil ışıkta geçmesine rağmen sol şeride geldiği anda tekrar sağını kontrol etmemesi nedeni ile tali kusurlu olduğunun belirlendiği, yine ceza dosyasında yer alan ve ATK Trafik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 15.06.2021 günlü raporda, sanığın yaya geçidine yaklaşırken kendi istikametine sarıdan sonra yeşil ışık yanmış olsa da seyrini daha kontrollü sürdürmesi,
yola gereken dikkati vermesi ve gidiş istikametine göre sol tarafından kaplamaya yeşil ışıkla birlikte girerek karşıdan karşıya geçmekte olan müşteki yayayı zamanında fark edip, bu yayaya geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden mahalde kaplama içerisinde yaya olabileceği hususunu dikkate almaksızın kontrolsüz seyri neticesinde meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeni ile asli kusurlu olduğu,
şikayetçinin ise karşıdan karşıya geçmek niyetiyle kaplamaya girdikten sonra istikametine yönelik yanan ışığın kırmızıya döndüğünü ve sağ tarafından duraklayan araçların da hareketlendiğini göz önüne alarak yaklaşan araçların seyir durumlarını etkin bir şekilde gözlemlemesi, kendi can güvenliğini sağlamak adına sağ tarafından yaklaşan sanık idaresindeki aracı zamanında fark ederek bu aracın istikamet alanına girmemesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeni ile tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ceza mahkemesince de ATK tarafından tanzim edilen raporun esas alınmasıyla sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
kararın kesinleştiği, kazaya karışan aracın ZMM sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... tarafından düzenlendiği, mahkemece Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak Ankara Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 08.03.2022 tarihli rapor uyarınca kaza neticesi davacının kafatasında kemik kırığı, sağ zigomatik kemik kırığı, skapula ve klavikula kemik kırığı niteliğindeki yaralanmasına bağlı olarak özür oranının % 0 olduğu, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ve 2 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun bildirildiği,
mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacının sürekli iş göremezlikten doğan zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlikten doğan zararının 36.008,18 TL, bakıcı giderinden doğan zararının ise 4.133,46 olarak hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesi ve kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...’nın % 20, sigortalı araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğu kabulü ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağına, oluşa ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumuna uyumlu bulunmasına,buna göre kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...’nın % 20, sigortalı araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına,
buna göre davacının kafatasında kemik kırığı, sağ zigomatik kemik kırığı, skapula ve klavikula kemik kırığı niteliğindeki yaralanmasına bağlı olarak özür oranının % 0 olduğu, 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ve 2 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun belirlenmesine, mahkemece SGK’ya yazılan müzekkereye 28.05.2021 tarihinde yazılan yazı cevabından davacıya ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/692, K. 2024/1318, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama