KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/894 - 2024/1450
- Dosya no
- 2023/894
- Karar no
- 2024/1450
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2020/571 Esas - 2022/916 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobilin 02/10/2020 tarihinde Ankara ili Mamak ilçesinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve ömür boyu malul kaldığını, davalının sigortalısının kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama ile bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek diğer kural ihlalleri nedenleriyle asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının tazminatlarını tahsil edilebilmesi amacıyla KTK m.97 gereği davalı sigorta şirketine başvurulduğunu,
başvuru evraklarının davalıya 09/11/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın 19/11/2020 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 300,00 TL'nin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/11/2020'den itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evraklarla başvuru yaptığını, temerrüdün oluşmadığını, davacının soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle tazminat davası açma hakkının ortadan kalktığını, kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce belirlenmesi gerektiğini, maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Kurulu'nca belirlenmesi gerektiğini, 25/02/2011 tarihli düzenleme gereğince müvekkilinin tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun kalmadığını, davacının sigortalılarının kusurunu ispatlaması gerektiğini, TRH 2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 Teknik Faizin kullanılmasını,
kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı olduğunu, bakıcı giderine dair talebin de teminat dışı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair 02/10/2020 kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporunda; "engel oranının %8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, 3 ay bakıcıya ihtiyaç duyulduğu" yönünde kanaat belirtildiği, kusur raporunda;
"... plakalı ... marka motosikletin davacı sürücüsü ...'ın dava konusu yaralandığı dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ...
Sigortalı ... plakalı ... marka özel aracın dava dışı sürücüsü ...'in dava konusu davacı sürücünün yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirildiği, davacının müterafik kusur olgusunun varlığına dair ise kaza tespit tutanağında davacının kask takmadığı belirtilmiş ise de davacının maluliyetine sebep olan yaralanmanın bacak bölgesinde olduğu ve somut olayda davacının kask takmamasının davacının maluliyetinin artışına neden olmayacağı değerlendirilerek, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle.
"Davanın kabulü ile. 29.186,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.990,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.217,83 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 37.394,87 TL maddi tazminatın 20/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı, sevk ve idaresindeki aracı ile dönel kavşağa girdiği sırada davalı sigortalısı davacıya çarptığını ve davacının malul kalmasına neden olduğunu, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalının sigortalısı kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama (KTK m.52/1-a), kavşak içindeki araçlara geçiş hakkını vermeme (KTK m.57/1-b-6) ile diğer kural ihlalleri nedenleriyle asli ve tam kusurlu olduğunu, buna rağmen raporda davacının asli kusurlu olduğunun mütalaa olunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik ve bakıma muhtaçlık sürelerinin belirlenenden fazla olduğunu, davacı tarafça sarf edilen maluliyet rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyet raporunun düzenlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Döner Sermaye hesabına ödenen 436,00 TL rapor ücreti makbuzunun 16/02/2022 tarihli dilekçe ekinde dava dosyasına sunulduğunu, bu miktarın yargılama giderlerine dahil edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusura ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde,
Olaydan sonra düzenlenen krokili kaza tespit tutanağına göre olay yerinin; asfalt kaplı, zemin yüzeyinin kuru, düz ve eğimsiz, 9,80 m genişliğinde, yaya yolunun, dört yönlü kontrolsüz kavşağın olduğu yerleşim alanı olan sokak olup havanın ve görüşün açık, gün durumunun gündüz olduğu görülerek tutanağı düzenleyen trafik görevlilerince; davacı motosiklet sürücüsünün kontrolsüz dört yönlü kavşaklarda, kavşak geçiş önceliği kuralı olan (kavşağa soldan giriş yapan motorlu aracın sürücüsünün, sağından kavşağa giriş yapan sigortalı motorlu aracın sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermemesine bağlı) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun.
57/1-c-2 maddesine riayetsizliğinden 1. dereceden asli kusurlu olup, sigortalı özel aracın dava dışı sürücüsünün ise, kavşağa yaklaşırken seyir hızını azaltmamasına bağlı aynı Kanun'un 52/1-a maddesine riayetsizliğinden 2. Dereceden tali kusurlu olduğuna ilişkin görüş ve kanaatin bildirilmiş olduğu, düzenlene kusur raporunda da; ... plakalı ... marka motosikletin davacı sürücüsü ...’ın; dava konusu yaralandığı dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... sigortalı ... plakalı ... marka özel aracın dava dışı sürücüsü ...;
dava konusu davacı sürücünün yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Davacı vekilinin Adli Tıp giderinin yargılama giderine dahil edilmediğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece, yargılama sırasında davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevki ile maluliyet rapor alınmasına karar verildiği, davacı tarafından toplam 436,00 TL Adli Tıp ücreti yatırıldığı ve mahkemeye dekontların sunulduğu halde hüküm fıkrasının yargılama giderleri bölümüne, dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılan muayene ücreti HMK'nın 323. maddesi gereğince yargılama gideri kapsamında olduğundan, yerel mahkeme tarafından davacı tarafından yatırılan ücretin yargılama giderlerine dâhil edilmemiş olması doğru olmadığından davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Yukarıda yazılı gerekçeler ile istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemeye göre; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan ve istinaf konusu edilmekle birlikte yerinde görülmeyen kısımlar baki kalmak üzere, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası düzeltilerek, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 159,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/894, K. 2024/1450, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama