İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/288 K.2025/529

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı Davalı ...A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/288Karar2025/529Tarih17 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.769 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2024/288 - 2025/529
Dosya no
2024/288
Karar no
2025/529
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/12/2023
Numarası
2022/346 Esas 2023/1004 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
17/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.769 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı Davalı ...A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 13/09/2020 tarihinde müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve müvekkili ... hakimiyetindeki ... plakalı ... marka araç ile davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile himaye altına aldığı, araç sürücüsü müteveffa ...'ün kullandığı, ...plakalı araç ile müteveffanın asli kusurlu olduğu bir trafik kazası yaşandığını.

13/09/2020 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ve kazanın konu olduğu Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/487 Esas sayılı dosyasında mevcut bulunan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da müteveffa ...’ün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kanaatlerinin belirtildiğini, meydana gelen trafik kazası sonrasında asli kusurlu ...plakalı araç sürücüsünün vefat ettiğini, müvekkili ...’ın BTM ile giderilmeyecek şekilde yaralandığını ve müvekkili ...'a ait araçta oluşan maddi hasar nedeniyle, perte çıkan aracın ikinci el satış değerinde düşüş meydana geldiğini, müvekkili ...'ın L3 kemiğinin,

kazanın etkisiyle kırıldığını ve bu tedavi olarak kemiğe dolgu yapıldığını, yine vücudunun çeşitli yerlerinde ömür boyu taşıyacağı ağrı ve sancılar meydana gelmiş olup bir ömür boyu kazanın izlerini, acı ve ızdırabını yaşayacağını, müvekkilinin hasarlı aracın satışını 30/10/2020 tarihinde satış sözleşmesi aracılığıyla noterde yaptığını, değer kaybının tazmini ve müvekkiline ait cismani zararın tazmini için davalı sigorta şirketinin karşı taraf olarak yer aldığı işbu davanın dava şartı arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile;

kazadan kaynaklı araçta oluşan değer kaybına istinaden, şimdilik 500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; müvekkilinin kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle şimdilik 500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili 05.10.2022 tarihinde verdiği talep açıklama dilekçesinde; kazadan kaynaklı maddi tazminat talebinin (dava dilekçesi 500 TL) fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 250 TL tedavi gideri ile kaza nedeni ile oluşan maluliyetten kaynaklı çalışma gücünde azalma / efor kaybı yönünden 250 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesini talep etmiştir. davacılar vekili 13.12.2022 tarihli duruşmada ise, 05.12.2022 tarihli dilekçelerinde taleplerinin sehven eksik açıklandığını beyan ederek 250,00.-TL tedavi gideri, 100,00.-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 150,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu suretle müvekkili şirketin temerrüde düşmesi söz konusu olmayacağı gibi, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcu muaccel hale getiremeyeceğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında belirtilen belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme için öngörülen sürenin dolmuş olması gerektiğini,

işbu davada da davacı tarafından kanunda belirtilen başvuru şartı yerine getirilemediğinden davacının davayı ikame hakkı bulunmadığını ve huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ...plakalı aracın, müvekkili şirkete, 09.09.2020-2021 tarihleri arasında 104699229 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve davayı kabul anlamında olmamak kaydıyla, poliçelerinden dolayı sorumluluklarının, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu,

manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, davacı yan tarafından da manevi tazminat talebinde bulunulmadığını, kazanın oluş şekline, dosya münderecatından anlaşılacağı üzere; müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirerek ve tüm tedbirlerini alarak kullandığından kazanın oluşumunda herhangi bir kusurundan söz edilemeyeceğini ve işbu kazanın meydana gelmesine davacı yanın asli ve tam kusur ile sebebiyet verdiğini,

davaya konu kazanın 22.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olması sebebiyle huzurdaki dava yargılamasında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların esas alınması gerektiğini ve yeni Genel Şartların maluliyetten kaynaklı tazminat istemleri hakkındaki hükümlerine dikkat etmek gerekeceğini, ilgili madde metninde özetle, yeni genel şartların yürürlüğe girmesinde sonra sürekli sakatlık tazminatı talepli davalar, sakatlığın “sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda” belirlenmesi gerektiğinin hükme bağlandığını,

her ne kadar yeni genel şartlara tabi poliçelerde "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" uygulanmaktaysa da, 20.02.2019 tarihi itibariyle işbu yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığını, alınacak yeni maluliyet raporunda yeni genel şartlara tabi poliçelerden kaynaklanan maluliyet belirlemelerinde "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik"’in esas alınması gerektiğini;

geçici iş göremezlik zararının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik talebinin ise kanunun açık hükmü gereği Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının, huzurdaki davaya konu olaydaki poliçenin 01.06.2015 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikler sonrasında tanzim edilmesi mucibince yeni genel şartların düzenlemesine tabii olacağını ve bu sebeple, ZMMS Yeni Genel Şartlar gereğince, ilgili tazminat ve harcama kalemlerinin müvekkili sigorta şirketinin teminat kapsamı dışında bırakıldığını,

ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğunun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini.

14.04.2016 tarihinde kabul edilen Torba Yasa gereği Karayolları Trafik Kanunu 90.maddede değişiklik ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına atıf yapılmış ve yeni Genel Şartlar'ın yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenmiş poliçelere ve olaylara uygulanabileceği ve talep edilen tazminat hesaplamalarında yeni genel şartların eki olan “TRH 2010 Tablosu” ile 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğinin hüküm altına alındığını, SGK’ya müzekkere yazılarak;

davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadıklarının sorulması gerektiğini, herhangi değer kaybının mevcudiyetini kabul manasına gelmemek kaydı ile zarar gören araçta meydana gelen değer kaybının belirlenebilmesi için aracın tercih edilirliği (Satış sirkülasyonu), total kilometresi, yıpranmışlık seviyesi ve yaşı kriterlerin incelenmesi, onarım maliyeti, yedek parça temininin kolaylıkla sağlanıp sağlanmadığı,

işlem gören karoser parça sayısı, kaporta ve boya onarım kalitesi, değişen parçaların ana iskelette yer alıp almadığı, kullanılacak yedek parçanın türü, parça değişiminde kullanılacak işlemler, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı ve bu kriterler çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, yine ZMMS Genel Şartları Ek 1 değer kaybı hesaplamasında, teminat dışında kalan hallerin teminat kapsamı dışında olduğunu; davacının davaya konu kaza esnasında emniyet kemeri takmadığı sabit olup, davayı ve zararı kabul anlamına gelmeksizin davacı için hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek,

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, olayda oluşan kaza nedeniyle davacı ...'ın dava dilekçesinde, 500,00 TL araç değer kaybı isteminde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile talebini 41.000,00 Tl olarak artırdığı, davacı ...'ın ise, dava dilekçesinde 150,00 Tl sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL tedavi gideri talebinde bulunduğu,

daha sonra talebini ıslah dilekçesi ile 11.774,40-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 398.225,60-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.799,42-TL tedavi gideri olarak ıslah ettiği, kural olarak araçta meydana gelen "değer kaybının" istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle (varsa önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak) hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri arasındaki azalmadan ibarettir.

Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerektiği, dava konusu trafik kazasına karışan ...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının 09.09.2020-09.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve sağlık giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 410.000,00.-TL olduğu, araç başına maddi tazminat sorumluluk limitinin 41.000,00 TL olduğu,

11.05.2023 tarihli, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporu ile, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde (davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ...plakalı araç sürücüsü) ...’in % 85 oranında, (davacı sürücü) ...’ın % 15 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği,

davalı vekili cevap dilekçesinde, kaza sırasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, kaza tespit tutanağında davacı ...'ın emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde bir tespit olmadığı gibi dosya kapsamında bu yönde başka bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki talebinin reddine karar verildiği, 16.03.2023 tarihli, ...

Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu ile, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca dava konusu trafik kazasına bağlı olarak davacının tüm vücut engel oranının % 23 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği,

davacıya ait ... plakalı aracın hasarsız haldeki rayiç değeriyle kazadan sonraki rayiç değeri belirlenerek aracın kaza sebebiyle uğradığı değer kaybının tespit edilmesinin uygun olacağı buna göre davacının araç satışından kaynaklı zararının (186.431,89-90.000,00=) 96.431,89 TL olacağı ve anılan tutardan davacı ... için tespit edilmiş %15 kusur oranı düşüldüğünde davacının araç satışından kaynaklı zararının 81.967,07 TL olacağı ve bu tutarın ...plaka sayılı aracın Trafik Sigorta Poliçesi’ndeki (ZMSS) teminat limitlerinin (41.000,00 TL) üstünde olduğu ve teminat limitleri dahilinde karşılanabileceği hususlarının belirlendiği gerekçesiyle.

"1-a)Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile; toplam 41.000,00-TL araç değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, 2-a)Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile.

3.799,42-TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, b) Davacı ... bakımından davanın KABULÜ ile.

11.774,40-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 398.225,60-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 410.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, dava kısmi dava olup, ıslah dilekçesine ilişkin beyan dilekçesinde görüleceği üzere değer kaybı yönünden davacı tarafın ıslah tarihi itibariyle talebinin zamanaşımına uğramış olduğu, değer kaybı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kaza 13.09.2020 tarihinde meydana gelmiş olup, dava dilekçesinden de görüleceği üzere dava kısmi dava olarak açıldığından zamanaşımına uğradığını,

dosyaya kazandırılan maluliyet raporunun davacının gerçek maluliyetini yansıtmadığı ve çelişki olduğu belirtilerek itiraz edilmişse de itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, söz konusu raporda kaza ile maluliyetin illiyetli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmamış ve davacının iyileşme süreci de göz ardı edilerek tanzim olunan bir rapor olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda pasif dönemde gelir vergisi ve damga vergisi istisnası düşülmeden hesap yapıldığını ve hesapta hataya düşüldüğünü,

davacı ... için yapılan zarar hesabında kullanılan TRH 2010 tablosu ve progresif rant sistemi hatalı olup, TRH 2010 tablosu ve. 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, Yargıtay ilgili dairesi emsal kararlarında da belirtildiği üzere başvurana ait aracın değer kaybının hakkaniyetli olarak hesaplanabilmesi için geçmiş hasarlarının eksiksiz araştırılması,

açılan hasar dosyalarının incelenmesi ve aynı bölgeden daha önce hasar alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda aracın geçmiş hasarları araştırılmadan ve geçmiş hasarların değer kaybına etkisi değerlendirilmeden rapor tanzim edildiğini, dava dilekçesinden de görüleceği üzere davacı ... aracın pert olduğunu belirtmiş olup, pert kaydı bulunan araçlarda değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu, müvekkil şirketin teminat limiti 410.000,00 TL ile sınırlı olup, poliçe teminat limitinin üzerinde hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, poliçeden de anlaşılacağı üzere,

müvekkil şirketin kişi başı ölüm ve sakatlık hali için 410.000,00 TL teminat limiti mevcut olup, bakıcı gideri ve tedavi gideri için ayrıca bir teminat bulunmadığını, davacının emniyet kemeri takmadığı sabit olup, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi, gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.

2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde de; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, kaza 13/09/2020 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazasında yaralanma meydana geldiğinden suç teşkil eden fiil kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesi ve 66. maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava ve ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.

6100 sayılı HMK 31. maddesi gereğince, hakimin çelişik ve açık görmediği konuları taraflara sorarak bunları gidermek, davayı aydınlatmak ödevi vardır. Dilekçe içeriği ile talep kısmında tereddüt hasıl olacak durum varsa, dava dilekçesindeki talep sonucu açık değilse açıklanan madde hükümlerine göre taraflara sorarak hakimin bu durumu açıklığa kavuşturması gerekecektir. Esasen bu sadece hakime tanınan bir yetki değil, aynı zamanda hakime verilen bir ödevdir.

Eşyaya ilişkin zarar çeşitleri, nesnenin kullanılamaz hale gelmesinden doğan zararlar, onarım giderleri zararları, onarılmış nesnelerde değer kaybı zararı, onarım süresince aracın kullanılmamasından doğan zararlar şeklindedir.

Somut olayda davacılar vekili dava dilekçesinde, araçta oluşan maddi hasar nedeniyle, perte çıkan aracın ikinci el satış değerinde düşüş meydana geldiğini belirterek araçta oluşan Değer Kaybına istinaden; şimdilik 500 TL Maddi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, talebin hasar bedeline mi, değer kaybına mı ilişkin olduğu açıklattırılmalıdır.

Aracın tamiri ile zararın karşılanabileceği durumlarda, zarar gören haksız fiil sorumlusundan, ancak bu kapsamdaki zararını ( hasar + değer kaybı) talep edebilir. Araç bedelini yahut aracı kaza sonrası kendi kusuru ile ucuza satmış ise, bu farkı talep edemez.

Bu çerçevede, araç onarım bedeline yönelik olarak açılan bir davada, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da açıklandığı üzere, makine mühendisi bilirkişiden alınacak raporla kazalı aracın markası, modeli, yaşı, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli ve yerleşik içtihatlara uygun olarak ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi gerekir.

Değer kaybının tespitinde ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, aracın rayiç değerinden satış bedeli düşülmek suretiyle bulunan meblağa hükmedildiği, önceki hasarlarına ilişkin belgelerin getirtilmemiş olduğu ve raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı taraf, noterden satış bedeli ile bağlı olmayıp, gerçek zarardan sorumludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/06/2015 tarih ve 2015/194 Esas, 2015/8549 Karar sayılı ilamı)

Mahkemece aracın TRAMER kayıtları ve varsa önceki hasarlarına ilişkin hasar dosyaları istendikten sonra aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek belirtilen eksiklik giderilerek davanın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebepleri incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/12/2023 tarihli, 2022/346 Esas 2023/1004 Karar

sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı ...A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ödemiş İcra Dairesinin 2024/461 Esas sayılı dosyasına yatırılan 760.036,79-TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/288, K. 2025/529, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/288
Karar No
2025/529
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/289 K.2025/253
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/289 K.2025/476
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/291 K.2025/299
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/291 K.2025/387
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/292 K.2025/610
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/238

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.