İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/357 K.2026/391

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan…

Esas2025/357Karar2026/391Tarih12 Mart 2026Okuma12 dk · 2.435 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Mart 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/357 - 2026/391
Dosya no
2025/357
Karar no
2026/391
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/11/2024
Numarası
2023/605 Esas 2024/658 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.435 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

15/10/2019 tarihinde, müvekkili ... içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışmaları neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını,

yargılama konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ...

Sigorta Şirketi'nin teminatı kapsamında olduğunu, davacıda özellikle akciğer zarına sıvı dolması, sol göğüs bölgesi 3-4 ve 5. kaburgada kırık, ağız ve dil kesisi ile dişlerin parçalanması ve psikiyatrik bozukluk başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde de kırıklar, ezilme ve yaralanmaların meydana geldiğini, kazadan sonra operasyonlar geçirdiğini, davalı ... Sigorta Şirketi'ne başvuru yapılmış olup, ...

Sigorta Şirketi'ne tebliğ edildiğini ve hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı sigorta şirketleri tarafından taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 50.000,-TL, geçici bakıcı tazminatı olarak 100,-TL olmak üzere toplam 50.100,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davayı açmadan önce müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında, sigortalının kusurlu olduğu belirtilmiş ise de olay örgüsü, dosyada mübrez tutanaklar gözetildiğinde atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, hüküm kurmaya elverişli, denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesi gerektiğini,

maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bir tazminat ödemesinin söz konusu olabilmesi için, maluliyet oranı yanında, davacının çalışabilecek durumda olup olmadığı, mesleği, maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediği konularının tespit edilmesi gerektiğini, tazminata esas gelire artırım ve iskonto uygulanması gerektiğini, defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesi zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye, davalı bakımından fakirleşmeye neden olacağını, gelir durumunun tanıkla ispatlanmasının da mümkün olmadığını,

bu sebeple davacının gelir ile ilgili delil ve beyanlarına itiraz ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiğini, ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığına ilişkin itirazları baki kalmakla birlikte, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca,

bakıcı gideri tazminatı hesaplamalarında bakıcı tutulduğunun belgelenmesi durumunda bakıcı gideri tazminatı için brüt asgari ücret, aksi durumda ise net asgari ücretin dikkate alındığını, bu dosya kapsamında bakıcı tutulduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından net asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini bildirerek, reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 02/04/2024 tarihli Hacettepe Üniversitesi ATK raporunda. 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, Geçici Fonksiyon kaybına neden olan ruhsal bozukluklar.

IV-Anksiyete Bozuklukları, c) Travma sonrası stres bozukluğu, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesi uyarınca % 40 olduğu, 15/10/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %40 (kırk) olduğu, sekel halini aldığı, sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduklarının belirtildiği, kusur raporunda, davalı ...

Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalan ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...'nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (54/1-b) maddesi ile aynı Kanun'un (47/1-c) maddesini ihlalden dolayı neden olduğu kazada %100 (yüzde yüz) kusurlu olacağı, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ... 'un meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, tazminat hesabı yönünden, davacı vekilince; davacı ... lehine, 100,00 TL bakıcı gideri, 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.100,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu,

davacının yolcu konumunda olduğunun tespiti sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'un 15.10.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engel oranının %40 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 2.558,40TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı,

2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, yapılan teknik inceleme sonucunda, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceğinin tespit edildiği, bu doğrultuda Mahkemece pasif dönem hesabının 14.299,99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 1.982.373,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,

mahkemece aktif-pasif dönem ayırımı yapılmadan davacının bakiye ömür sonuna kadar gelir vergisi istisnasından yararlanacağı-vergi iadesi alacağı göz önüne alınarak, pasif dönem hesabının da 17.002,12 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 2.355.328,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 15.10.2019 kaza tarihi itibariye ZMMS poliçesi teminat limiti, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 390.000,00 TL olduğu,

davacı tarafça, (eksik belge talebinden sonra) davalı sigorta şirketlerine yapılan 2. başvurunun, 29.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo belgesinden tespit edildiği, mahkemece temerrüt koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 09.06.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacının hususi-otomobil olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği, kanaatinde olduklarının rapor edildiği,

davacı vekilinin 50.000,00-TL olarak belirttiği sürekli işgöremezlik zararı taleplerini 390.000,-TL olarak artırmasına, 100,00-TL olarak belirttikleri geçici bakıcı gideri zararı taleplerini de 2.558,40-TL olmak üzere toplamda 392.558,40-TL olarak dava değerini artırdığı gerekçesiyle.

"Açılan davanın KABULÜNE, 390.000,00-TL sürekli iş göremezlik + 2.558,40-TL geçici bakıcı gideri toplam 392.558,40 TL'nin 09/06/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddini talep ettiklerini, eksik belge ile başvuru yapıldığını, önemle belirtmek gerekir ki davacının yaşamakta olduğu şehir ile rapor tanzim edilen şehir arasında 3 saat 41 dakika mesafe bulunduğunu,

trafik kazası geçirmiş olan ve raporda iddia edildiği gibi psikolojik rahatsızlık yaşayan davacının, psikolojilk rahatsızlıkların tedavisinin uzun süreçler gerektirdiği gözetildiğinde sırf rapor almak adına bu denli uzun bir mesafe kat etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu nedenlerle başvurucunun Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şahsın geçirdiği trafik kazasından sonra düzenli psikiyatrik takiplerinin, Gediz Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde yapıldığını, başvuruya konu raporda travma sonrası stres bozukluğu esas alınarak oran belirlendiğini,

raporda maluliyete esas alınan arazlar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusur raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olup, 6111 sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK’ya aktarıldığını, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiğini,

ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığını, Yargıtay içtihatları gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiklerini, buna ek olarak faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararda, faiz başlangıç tarihi olarak 09.06.2023 tarihi tespit edilmiş ise de faiz başlangıç tarihi olarak kaza tarihi olan 15.10.2019 tarihinin tespiti gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararda yasal faize hükmedildiğini,

ancak yargılama konusu kazada uygulanacak kanun hükümleri sigortacılık hukukundan ve Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanmakta olup sigortacılık hukuku Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğinden ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen her husus mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğundan 15.10.2019 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilin mevcut arazları, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan maluliyet raporundan daha yüksek olduğunu,

yine dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunda asgari ücret esas alınmakla birlikte müvekkilin gelirinin asgari ücretten yüksek olduğunu, yargılama konusu trafik kazası nedeniyle dava dosyası kapsamında yeniden yargılama yapılacak olması halinde; maluliyet ve kusur oranları ile hesaplamaya esas gelir ve ücretler, hesaplama yöntemi ile yine hesaplamaya esas diğer verilerde meydana gelmiş ve gelecek artış ve lehe değişiklikler yönünden tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinin tazmini istemine ilişkindir.

Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de. 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede.

"Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir.

Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.

Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.

Belirsiz alacak davasına ilişkin olarak ise, 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde; ”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.

Somut olayda, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır. Bu durumda dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında, belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir.

Maluliyet raporuna ilişkin olarak travma sonrası stres bozukluğu yönünden de oran verildiği anlaşılmakla, aradan geçen süre ve iyileşme ihtimali gözetilerek, mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek,

Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı,

rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Diğer taraftan, 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde İstisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi indirildikten sonra, kalan tutara isabet eden ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının zararı belirlenirken asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/2514 Esas - 2025/1018 Karar sayılı ilamı).

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında bilirkişiden rapor alınmasıyla belirtilen ilkeler gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ İLE; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/11/2024 tarihli, 2023/605 Esas - 2024/658 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden taraf vekillerince yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5.Genel İcra Dairesinin 2024/84017 Esas sayılı dosyasına yatırılan 800.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/357, K. 2026/391, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/357
Karar No
2026/391
Tarih
12 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/357 K.2026/163
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/357 K.2026/180
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/357 K.2026/261
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/358 K.2026/232
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/358 K.2026/250
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/359 K.2026/231

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.