KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1581 - 2025/1162
- Dosya no
- 2025/1581
- Karar no
- 2025/1162
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/191 Esas
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen karara karşı, davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir'de bulunan ... Depolama ve Satış Sistemi Tesisi Projesi'nde fore kazık işi yaptığını, bu çalışma esnasında müvekkili şirketin kazık makinesine ihtiyacı olduğunu, davalı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. ile müvekkili şirket arasında 30/09/2024 tarihli iş makinesi kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete sözleşmenin avansı olarak 900.000,00 TL 'lik çek verdiğini, daha sonra kiralanan makinenin yapılan işe uygun olmadığını, davalı şirketten uygun parçanın tedarik edilmesinin istendiğini, aksi takdirde sözleşmenin geçersiz olduğunu ve avans olarak verilen çekin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin müvekkili aleyhine Ankara 3. Genel İcra Dairesi 2024/80683 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, 26/12/2024 tarihinde ise feragat ettiğini belirterek,
müvekkili şirket tarafından davalıya verilen 900.000,00 TL değerindeki, ... Şubesi'ne ait 31.03.2025 keşide tarihli, 3251250 seri numaralı çekin iade edilmediğini beyanla çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 12/03/2025 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş ve karara karşı iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.
Davacı vekilince verilen karara karşı istinafa kanun yoluna başvurulmayarak, 20/03/2025 tarihinde yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünde dilekçe sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 20/03/2025 tarihli dilekçesi incelendiğinde, davacının öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı, bunun da kabul edilmemesi halinde çek bedeli kadar teminat mektubu sunulması karşılığında çekin ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceğini, açılan dava icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında 30/09/2024 tarihinde iş makinası kiralama sözleşmesi yapıldığını, davalı taraf ile yapılan sözleşmeye dayanılarak müvekkil tarafından avans olarak ihtiyati tedbir talep edilen çek verildiğini,
İş makinasının sözleşmeye uygun olmaması- araç gereçlerin temin edilmemesi sebebi ile sözleşme feshedildiğini ve avans çekinin iadesinin davalı şirketten talep edildiğini, buna karşılık davalı şirket tarafından öncesinde her ne kadar fatura takibe konsa da sonrasında sözleşmenin feshi nedeni ile gerek 30/09/2024 tarihli sözleşmeden herhangi bir alacaklarının olmadığını gerekse de başlatmış oldukları takipten feragat ettiklerini belirten ibraname ve feragatname imzalanarak davalının müvekkilden bir alacağı olmadığı davalı şirketçe ikrar edildiğini,
HMK M.389'A göre aranan şartlar da huzurdaki dava da gerçekleşmiş olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın kaldırılması gerektiğinden ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmünü içermektedir.Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.
İİK’nun 72/3. maddesi hükmüne göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemez. Eldeki davanın, icra takibinden sonra açıldığı anlaşıldığına göre incelenen mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, söz konusu çekin kambiyo senedi vasfından kaynaklanan üçüncü kişilerin haklarına engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/05/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/1581, K. 2025/1162, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama