KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/1623
- Karar no
- 2025/2202
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2025
- Numarası
- 2025/219 Esas - 2025/187 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri vekalet görevlerini kötüye kullanmak ve özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle, futbolca ...'un transferi ve sonrasındaki süreçte ...
Sanayi ve Ticaret AŞ'nin menfaatleri aleyhine alınan kararlar ve kararların neticesinde şirketin ödemek zorunda kaldığı fahiş bedellere büyük maddi zarar sebep olduğunu, belirterek şimdilik 5.000,00 eur zararın, fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden tazminat şeklinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...
AŞ ödenmesine, zarar kaleminin gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak en yüksek faiz oranında işleyecek faizin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince. "Davacı tarafça açılan davanın, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine ara bulucuya başvurulduğunu ve dosya ticaret mahkemesine gönderildikten sonra anlaşmazlık tutanağının dosyaya sunulduğunu buna rağmen mahkemenin kararının yasata aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.Dosyanın incelenmesinde asliye hukuk mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerinde davacı tarafından 04.03.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, sürecin 17.03.2025 tarihinde tamamlandığı, görevsizlik kararının kesinleşmesiyle talep üzerine dosyanın 28.03.2025 tarihinde ticaret mahkemesine tevzi edildiği,
ticaret mahkemesince tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 07.04.2025 tarihinde dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın reddine karar verdiği, aynı gün davacı vekili tarafından dosyaya beyan dilekçesi ile 17.03.2025 tarihli anlaşmazlık tutanağının sunulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin tarafların yokluğunda dosya üzerinden verdiği ret kararından önce arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1623, K. 2025/2202, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama