KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2260
- Karar No
- 2025/1376
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29/06/2022
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 24/12/2025
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili banka ile müşterisi olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti . arasında 19.03.2019 ve 29.07.2019 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, ...'nın işbu sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, ancak sözleşmeye konu borç ödenmediğinden Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ... tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu ...'ya Gebze 15.Noterliği'nden ... yevmiye nolu 25.11.2019 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, dava öncesi arabuluculuğa müracaat edildiğini ancak arabuluculuk görüşmelerinin 01.10.2020 tarihinde olumsuz sonuçlandığını, davalı tarafın borca ve fer'ilerine itirazlarının haksız, kötüniyetli ve süreci uzatmaya yönelik olduğunu, bu sebeplerle davanın kabulü ile borçlunun haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına,
borçlunun %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili; ödeme emrinde takip nedeni konusunda bir açıklama olmadığını, dava dilekçesinde ise iki ayrı tarihli kredi sözleşmesi olduğu iddia edildiğini, müvekkili davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı olduğu iddia edilmiş ise de bunun yerinde olmadığını, kredi borçlusunun şirket olup, müvekkilinin bu borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin kefil sıfatı ile yasal sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline gönderildiği iddia edilen ihtarnamenin de haksız keşide edildiğini, davacı bankanın alacaklı olduğunu iddia ettiği borç miktarının yargılamaya muhtaç olup likit olmadığını, talep edilen faiz oranının yasal olmadığını,
davacı bankanın başkaca teminatları var ise alacağını öncelikle bu teminatlardan alması gerekirken, sorumluluğu olmayan müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi yapmasının yerinde olmadığını, ödeme emri ile birlikte kredi sözleşmesinin tebliğ edilmediğini, icra tebligat zarfında da kredi sözleşmesi olduğu yönünde bir açıklama olmadığını, sadece ödeme emri şerhinin olduğunu, bu hali ile düzenlenen ödeme emrinin de usule ve yasaya uygun olmadığını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. şirketi arasında 19.03.2019 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 29.07.2019 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı, Genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeleri davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefalet limitinin 4.000.000,00 TL olduğu, davacı tarafından sözleşmeye dayalı kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Gebze 15. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, icra takibi ile dava konusu olan bakiye kredi borcunun kefalet limiti içerisinde kaldığı,
mahkememizce aldırılan 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalıların icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kısmen kabulüne, alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili bankanın alacağının hatalı hesaplandığını, Gebze 15. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı 25.11.2019 tarihli ihtarnamenin itiraza uğramaması neticesinde, ihtarnamede belirtilen tutar üzerinden kesinleştiğini, ihtarnamede dahi kesinleşen alacaklarının 639.858,10 TL olmasına karşın, yerel mahkeme dosyasında görevlendirilen bilirkişi tarafından hesaplanan talep edilebilecek tutarın 513.096,27 TL olarak tespitinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, istinaf incelemesi sonucu alacaklarından reddedilen kısmı yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip ile dava nedeninin farklı olduğunu, öncelikle bu sebeple itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, icra dosyasında yer almayan, dava dosyasına sunulan genel işlem koşulunun kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme başlıklı yazısının kefalet sözleşmesi olmadığını, müvekkili, dava dışı şirketin borcu için kefil olmadığını ve kefalet sözleşmesi düzenlemediğini, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını,
icra dosyasında yer almayan Genel Kredi Sözleşmesinin delil mahiyetinde kabul edilemeyeceğini, bilirkişinin ve ilk derece mahkemesinin delil olmayan kredi sözleşmesinin incelenmesinin yerinde olmadığını, müvekkili davalının takibe haklı olarak itiraz ettiğini, müvekkili aleyhine %20 icra tazminatı hükmedilmesinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı banka ile ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında 19.03.2019 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 29.07.2019 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı Genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, "genel işlem koşulu kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme" başlıklı bölüm altında davalının müteselsil kefil olarak sözleşmeye 4.000.000,00 TL limitli kefil olduğu, davacı tarafından sözleşmeye dayalı proje 300 ve proje 1000 adı altında "aramal işletme finansmanı" kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından 25.11.2019 tarihinde, Gebze 15.Noterliği'nde düzenlenen ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile toplam 639.858,10 TL alacak üzerinden hesabın kat edildiği,
hesap kat ihtarının 28.11.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borcun süresinde ödenmemesi üzerine, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu şirket, davalı ve ... aleyhine 642.800,61 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 58/2-4 fıkrası gereği takip talebinde Senet, senet yoksa borcun sebebi yer almalıdır. Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında bulunan 27.12.2019 tarihli takip talebinde borcun sebebi olarak "GKS" bildirildiği, takip talebinin yasanın aradığı şartları sağladığı anlaşılmaktadır.
TBK'nın kefaletin şeklini düzenleyen 583/1 hükmü; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesini havi olup, "genel işlem koşulu kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme" başlıklı 19.03.2019 tarihli belge altında davalının sorumlu olduğu miktarı, kefalet tarihini ve kefil olduğunu el yazısı ile yazıp imzaladığı, bu şekilde düzenlenen kefalet sözlemesinin geçerli olduğu görülmektedir.
6102 Sayılı TTK'nın 8. maddesine göre ticari kredilerde faiz oranının taraflar arasında serbestçe belirlenebileceği düzenlenmiş olup, taraflar arasında mutabık kalınan ödeme planında; "proje 300" adlı kredi için gecikme cezası oranının yıllık %24,02, "proje 1000" adlı kredi için gecikme cezası oranının yıllık %28,39 olarak kararlaştırıldığı görülmektedir.
Hesabın kat edildiği tarihe göre kapitalize edilmiş asıl alacak miktarı üzerinden, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanması gerekir.
Asıl borç ve faiz oranları ile taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya uygun şekilde hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibari ile 549.473,91 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup bu miktar yönünden davalının icra takibine itirazının iptali gerekirken mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı olduğu, davacı tarafından başlatılan takipte asıl alacak miktarına aylık %2,36 oranında faiz uygulanmasının talep edildiği, faizin BSMV'sine yönelik bir talep bulunmadığı,
takipte istenen aylık faiz oranının yıllık % 28,32 'ye tekabül ettiği, mahkeme tarafından asıl alacağa yıllık %28,39 faiz uygulanmasına karar verilmesi yanılgılı ise de davalının bu hususu istinaf sebebi yapmadığından asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,39 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne delillerin toplanmış olduğu dikkate alınarak yeniden hüküm tesisine, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2260, K. 2025/1376, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama