KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/422
- Karar No
- 2025/483
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 08/12/2021
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 22/05/2025
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin 2. fıkrası gereği miktar ve değeri istinaf kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır.
Davacı vekili; dava dilekçesinde talep ettiği erken kapama komisyonu, dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti hakkında hakkında karar tesis edilmediğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Öncelikle yerel mahkemenin karar tarihi olan 08/12/2021 tarihindeki istinaf kesinlik sınırı 5.880,00-TL olup, eldeki dosyada bu miktar gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya içeriğine göre davacı dava dilekçesinde, davalı banka ile akdedilen kredi sözleşmesi nedeniyle yapıldığı iddia edilen fazla tahsilatların iadesi talebi ile açtığı alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ettiği, dava dilekçesinde açılan davanın belirsiz alacak davası olduğunun belirtildiği ancak her bir talebine ilişkin belirli bir tutarın da bildirilmediği,
Yerel Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davacı yanın KKDF alacağı bulunmadığından talep edilemeyeceği, yine davacı yandan davaya konu kredilere ilişkin toplam 5.086,64-TL masraf ve komisyon tahsilatı yapıldığının belirlendiği, bu durumda reddedilen ve istinaf incelemesine konu edilen toplam miktar 5.086,64-TL olup karar tarihi itibari ile istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4024 Esas ve 2023/4533 Karar sayılı ilamı)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, davacı tarafından davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesine bakılmaksızın dava dilekçesinde veya yargılama aşamasında (örneğinin bilirkişi raporunda) her yıl yeniden değerleme oranı ile tespit edilen karar tarihindeki istinaf sınırının üzerinde kalan bir miktarın belirtilmesi/belirlenmesi gerekmekte olup somut olayda dava dilekçesinde belirtilen 3.000,00-TL ve bilirkişi raporu ile belirlenen 5.086,64-TL dışında açıklandığı şekilde istinaf sınırının belirlenmesinde esas alınabilecek başkaca bir miktara rastlanmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5212 Esas ve 2024/8430 Karar sayılı ilamı)
Açıklanan gerekçelerle; davacı taraf alacak talebini belirsiz alacak davasına konu etmiş, dava dilekçesi ile de talebini 3.000,00-TL olarak belirtmiş olup; alınan bilirkişi raporu ile davacı yanın talep edebileceği alacak miktarının 5.086,64-TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu durumda red miktarı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00-TL'nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin niteliktedir.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesine aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/422, K. 2025/483, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama