KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/282
- Karar No
- 2025/315
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/09/2021
- Karar yazım tarihi
- 11/04/2025
Karar Metni
1.335 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
12/05/2020 tarihinde davacının oğlu müteveffa ...sevk ve idaresindeki ...plakalı motosiklet ile dava dışı ...sevk ve idaresindeki, davalı tarafından trafik sigortası ile sigortalı olan ...plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarla trafik kazası meydana geldiğini, kazada ağır yaralanan davacının oğlu ... tedavi gördüğü hastanede 20/05/2020 tarihinde vefat ettiğini, kaza nedeniyle davacının oğlunun desteğinden mahrum kaldığını, davalı sigortaya başvuru yapıldığını ancak yapılan bu görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve uzlaşılamayacağının anlaşıldığını beyanla,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusurlu oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müteveffanın ehliyetinin bulunmadığını, kaza anında kaskının takılı olmadığı gibi koruyucu kıyafetlerinin de olmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Hastane evrakları, SGK yazışmaları, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporu, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; somut davada davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadan doğrudan dava açıldığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek davanın kabulü ile 73.077,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru konusu kazanın 12.05.2020 tarihinde meydana geldiğini, poliçe tanzim tarihinin 11.09.2019 olduğunu, dolayısıyla 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası genel şartları’na göre hesaplamalarda TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağından da sabit olduğu üzere murisin ehliyeti olmadığını ve kaza anında kaskı ve koruyucu giysilerinin bulunmadığını, bu nedenle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun 5 numaralı bölümünde destekten yoksun kalma zararının yüksek mahkeme kararlarında belirlenen ölçütlere uygun hazırlandığına değinildiğini, Anayasa Mahkemesi,
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin emsal kararları çerçevesinde TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırma ve iskonto kullanılarak hesap edileceğinin açıklandığını, bu anlamda yapılan itirazın hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, meydana gelen kazada davacı murisine yüklenen %50 oranındaki kusur oranının bilirkişice dikkate alınarak toplam zarardan kusur indiriminin yapılması bile haksız ve hatalıyken, davalı tarafça müterafik kusur indirimi yönünde yapılan itirazın ne hukuken ne de vicdanen kabul edilebilir bir yönü olmadığını,
davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı lasanın 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ... oğlu... kullanımındaki ... plaka sayılı motosiklet ile davalının trafik sigortacısı olduğu.... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacının oğlu olan ...kaldırıldığı hastanede vefat etmiş, davacı oğlunun bu ölümünden dolayı destekten yoksun kalma zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına ve veraset ilamına göre dava konusu kazada vefat eden destek ...ın babasının hayatta olduğu ispatlanamadığından, ölenin babasına pay ayrılmamasında ve aktüerya bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz esas alınmamasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Zarar görenlerin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar. 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları).
Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/21303 esas-2017/4354karar).
Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251-2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
Somut olayda; davacının vefat eden oğlu ... motosiklet sürücüsü olduğu için kask ile koruyucu tertibat kullanması gerekmektedir. Ancak savcılık ölü muayene raporundan ... kafa kırıkları ve kafa travması sonucu vefat ettiği, kaza anında kask takmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davacı lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması yerine yazılı şekilde müterafik kusur indirimi yapılmadan davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davacı lehine hükmedilen 73.077,84 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 58.462,27 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/282, K. 2025/315, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama