KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1068
- Karar No
- 2025/1078
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/12/2022
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 29/12/2025
Karar Metni
1.654 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile maliki davalı ..., sürücüsü ... olan ... plakalı araçlar arasında 17/07/2017 tarihinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davacının ağır yara aldığını, uzun süre tedavi gördüğünü ve bir ayağının kalıcı olarak sakatlandığını, meydana gelen kazada davalı ...'nın tali kusurlu olduğunu, davalı aracının ...
Sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında Denizli 8. ACM'nin ...
Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davada ...'nın ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, ceza mahkemesince aldırılan adli tıp raporuna göre de ...'nın tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin meydana gelen kaza sonucunda kalıcı ve geçici iş göremezlik zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketince hasar dosyası açıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 17/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle,
davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...dan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, kaza tarihi itibariyle azami sakatlık teminatının kişi başına 330.000,00 TL olduğunu, davacının iddia edildiği gibi sürekli malul kaldığının sabit olmadığını, davacının geçici iş göremezlik zararı talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza tarihinde ... plakalı aracıyla ...
Caddesinden ... asfaltına doğru giderken kavşağı yaklaştığında hızını azalttığını ve geçiş üstünlüğü kendisindeyken ve kaza esnasında durmuş olmasına rağmen tali yoldan gelen 106 promil alkollü ... plakalı araç sürücüsü ...'in aşırı hızlı olduğu için kontrolünü sağlayamadığını, dur levhasına uymadığını ve karşı şeride geçerek davalı müvekkilinin aracına çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin aracının kavşağın ortasında 180 derece geldiği yöne doğru döndüğünü, kazaya sebep olan ... plakalı aracın daha sonra duvara çarptığını ve üç araca daha zarar vererek durabildiğini, müvekkili aracının ... sigorta şirketi tarafından sigortalandığını,
davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... olay tarihi, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanması, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıya 15.000,00 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı hususunda tam bir vicdani kanaat ve takdir oluşması nedeniyle..." gerekçeleri ile.
"Davanın kısmen kabulü ile. 1-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 2-15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, kaza nedeniyle davacının çok sayıda kemiğinin kırıldığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, çok ciddi ameliyatlar geçirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kabul edilen kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, ayrıca davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin de az olduğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davaya konu kaza nedeniyle mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun dosya içeriğine ve somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmış ve davalının kusur dağılımına yönelik istinaflarının reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 56 maddesi gereğince; hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat belirlemesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiştir.
Açıklamalar doğrultusunda eldeki davanın irdelenmesinde her ne kadar davacı meydana gelen kazada yolcu olarak bulunuyor ise de, davalı sürücünün %10 oranında hafif düzeyde kusurlu olduğu, kaza tarihi ile kaza tarihindeki paranın alım gücü ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte manevi tazminatı belirlemeye yarar diğer kriterler bir arada değerlendirildiğinde hükmedilen tazminatın bir miktar fazla olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan 14/03/2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrası “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu sebeple kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yine yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Ne var ki anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonuç olarak, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunda bulunan davalı ... yönünden kaldırılmasına, kararın sadece davalı ... tarafından istinaf edildiği nazara alınarak, istinaf başvurusunda bulunmayan davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararının davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla hükmün bütünlüğü ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde diğer davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararının aynen muhafaza edilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun aynı gerekçelerle reddine.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1068, K. 2025/1078, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama